CHP, kendi dışındaki siyasi partilere benzemez, zira nevi şahsına münhasır bir siyasi yapılanmadır. Cumhuriyetle yaşıttır ve hatta kökleri daha önceden İttihat ve Terakki'ye dayanır. Cumhuriyet Halk Partililer, Cumhuriyet'i kendilerinin kurduklarını iddia eder ve bundan dolayı da kendilerini ayrıcalıklı bilir ve kendilerinden olmayanlara üst perdeden bakmayı maharet sayarlar.
Cumhuriyet'in kuruluşundan itibaren uzun yıllar (27 sene), rakipsiz olarak tek başlarına (zira başka partilere hayat hakkı tanımadılar) iktidarlarını sürdürdüler. Yapılan ilk demokratik seçimle (başka partinin olduğu) iktidardan uzaklaştırıldılar (1950) ve o gün bugündür bir daha tek başlarına iktidar yüzü görmediler.
Yetmiş küsur yıllık muhalefeti de yine kendilerine özgü bir şekilde, tıpkı iktidarlarında halka rağmen yaptıkları gibi muhalefetlerini aynı anlayışta sürdürdüler. İktidarın alternatifi olarak, asla proje üretmezler, bütün güçleri ile yıkıcı, inkâr edici muhalefet yaparlar.
CHP, hizipler ve bu hiziplerin sürekli olarak birbirlerini ekarte etmek için kıyasıya çatıştığı bir yapıdır. Kavgalı olmak ve birbirini yemek CHP'nin şiarıdır. İsmet İnönü'yü yenip CHP Genel Başkanı olan ve ömrünü bu partiye adamış bulunan Bülent Ecevit, CHP'deki bu iflah olmaz hizipleşme yüzünden, partisinden ayrılıp DSP'yi kurdu ve bir daha CHP'nin semtine uğramadığı gibi adını bile ağzına almadı.
Haberin DevamıBugünkü yol ayrımı ise, öyle dışarıdan görüldüğü gibi Özel- Kılıçdaroğlu hizipleşmesi değildir.
FETÖ, Türkiye'deki bütün kurumları ele geçirmişti yalnızca siyaseti istediği gibi dizayn edememişti. AK Parti'de bile milletvekili sayıları bir elin, bilemediniz iki elin parmak sayıları kadar ancak varlardı.
İddia edildiği gibi, sayıları 80-100 milletvekili olsaydı, o dakikada istifa edip hükümeti yıkarlardı. Sayın Erdoğan'ın, siyasetin en alt kademesinden başlayıp en üst kademeye çıkıştaki teşkilatçılığı bu durumu önledi ve partiyi diğer kurumlar gibi FETÖ'ye kaptırmadı.
Dolasıyla FETÖ'nün yaptığı üst üste darbe girişimleri, maddi ve manevi onca tahribatına rağmen, siyasi bir istikrarsızlığa ve kaosa sebep olmadı, olamadı.
Uluslararası bağlantıları olan ve tamamen dışarıdan yönlendirilen, içimizdeki bu ur, Sayın Erdoğan'ın mücadele azmi sayesinde, şimdilik sütre gerisine çekildi ama FETÖ tehlikesi asla bitmiş değildir.
Siyasette zemin kazanmak için, bu kez CHP'ye sızmaya çalıştı; Kemal Kılıçdaroğlu'nun döneminde, CHP'nin kodlarını ele geçirmek ve köşe başlarını tutmak için çok gayret sarfettiler. Kılıçdaroğlu

10