CHP'yi AK Parti değil Ekrem İmamoğlu tasfiye ediyor

Fuat Bol
Bugün
9

Cumhuriyet Halk Partisi bugün sadece bir genel başkan tartışması yaşamıyor. Bize göre CHP, tarihinin en büyük kimlik krizini yaşıyor. Çünkü ortada iki farklı proje var.

Birincisi, Cumhuriyet'in kurucusu olduğu iddiasından nemalanan CHP.

İkincisi ise CHP'nin yerine sağın, solun, milliyetçinin, muhafazakârın ve farklı toplumsal kesimlerin buluştuğu, eski ANAP benzeri geniş tabanlı yeni bir merkez parti oluşturma projesi.

Ekrem İmamoğlu'nun siyasi çizgisi de bu hedefe yönelmiş görünüyor. Bunda demokratik açıdan elbette bir sakınca yoktur. Yeni parti kurmak da yeni bir siyasal merkez oluşturmak da siyasetin doğal yollarındandır.

Ama bunun adı CHP'yi büyütmek değildir.

Bunun adı, CHP'nin 'tapulu arsasında' kap-kaç ile yeni bir siyasi yapı inşa etmektir.

İşin ironisi de burada başlıyor.

Yıllarca "CHP misyonunu tamamladı", "Yeni merkez sol kurulmalı", "CHP vakıf olsun" diyenlere en sert tepkiyi veren CHP'liler, bugün benzer bir projeye alkış tutuyor.

Haberin Devamı

Dün reddedilen fikir, bugün sadece sahibi değiştiği için kabul görüyor.

Oysa asıl soru şudur: Cumhuriyet Halk Partisi neden bütün enerjisini Türkiye'yi yönetmeye hazırlanmak yerine kendi kimliğini tartışmaya harcıyor

Türkiye'nin ana muhalefet partisinin görevi belediyeleri yönetmek değil, ülkeyi yönetmeye hazırlanmaktır.

Ancak yıllardır CHP'nin güvenli kaleleri haline gelen Çankaya, Kadıköy, Beşiktaş, Şişli, Konak, Karşıyaka ve benzeri belediyeler etrafında oluşan siyasi düzen ve 'paylaşım ekonomisi' parti içinde ayrı bir güç alanı meydana getirdi.

Bugün yaşanan kriz de bunun doğal sonucudur.

Üstelik bütün bu dönüşüm, siyasi geleceği önemli belirsizlikler taşıyan tek bir isim üzerinden yürütülüyor.

Ekrem İmamoğlu hakkında devam eden hukuki süreçler vardır. O tutukludur, hükümlüye dönüşmesi an meselesidir. Üniversite diploması dahi yoktur. Bu süreçlerin nasıl sonuçlanacağını bugün kimse kesin olarak bilemez. Ancak bu süreçlerin uzun sürmesi veya farklı sonuçlar doğurması ihtimali, böylesine büyük bir siyasi dönüşümün tek bir kişi üzerine inşa edilmesinin risklerini de beraberinde getirmektedir.

Ama bütün bunlardan daha önemli bir soru var.

CHP'den kopan geniş bir kadro yeni bir parti kurdu; bu partiyi kim finanse edecek

Haberin Devamı

Cumhuriyet Halk Partisi'nin devlet tarafından sağlanan Hazine yardımı vardır.

Partinin yılların birikimi olan malvarlığı vardır.

Teşkilat yapısı vardır.

Kurumsal kaynakları vardır.

Peki sıfırdan kurulan yeni hareketin mali kaynağı ne olacaktır

Bu kadar büyük bir siyasi organizasyonun il ve ilçe teşkilatları, binaları, personeli, kampanyaları, mitingleri, reklamları, dijital çalışmaları ve seçim organizasyonları hangi finansmanla yürütülecektir

Bu kaynaklar tamamen şeffaf ve kamuoyuna açıklanabilir kaynaklar mı olacaktır

Yoksa ileride bu finansmanın kaynağıyla ilgili ciddi soru işaretleri ortaya çıkarsa ne olacaktır

Üstelik İmamoğlu'nun yurtdışı bağlantılarını ve beraberinde 'özel kasayı' yönettiği iddia edilen