Hemen herkes şu soruyu soruyor; FETÖ'nün elebaşı geberip gitti bu alemden, geride bıraktığı bu fitne ocağının ifsatları biter mi
Devlet ve millet hayatımız için tehlikesi geçti mi
Asla unutulmaması gerekir ki FETÖ bir ABD (CIA) ve İsrail yapılandırmasıdır.
Malum, NATO'ya girişimizle birlikte bu ülkenin kodları (İstihbarat, siyasi, iktisadi, askeri, bürokratik vb) ABD'nin eline geçti. ABD tıpkı Avrupa'daki NATO ülkelerine yaptığı gibi Türkiye'de de gladyo (sözde kontgerilla örgütü) yapılanmasını gerçekleştirdi.
ABD, darbeler dahil her türlü kepazeliği Türkiye'de gerçekleştirdi lakin çok arzu etmesine rağmen bir şeyi yapamadı. Ne yapsa da Türk milletinin oylarını istediği partiye kanalize edemedi.
Yaptığı tüm hesaplamalar, 2000'li yılların başında İslami eğilimli bir partinin tek başına iktidar olacağını gösteriyordu. Partisi onca kapatılma görmesine rağmen Erbakan'ın partisinin yükselişinin önüne bir türlü geçemiyorlardı.
strong class'read-more-detail'Haberin DevamıNitekim koalisyonla da olsa Erbakan, başbakan olmuştu ve onu indirinceye kadar akla karayı seçmişlerdi.
Ta 60'lı yıllardan itibaren bunun önlemini aldılar ve güdümlerindeki MİT'i kullanarak F. Gülen'i devşirdiler. Din ile kamufle ettikleri bu insanı kullanarak, genç beyinlerimizi devşirerek ülkemizi içeriden ele geçirmeyi hedeflediler.
Dershaneler, okullar, ticari kuruluşlar ve medya yapılanmasıyla devletteki kadrolaşmalarını gizlediler. Hem öyle gizlediler ki, Başbakan Ecevit bile devlete ihanet için yetiştirilen bu kadroların mimarı olan bu iblisi (F. Gülen'i) devlete ve millete hizmet eden bir kişi olarak görüyordu.
Her kademede yetiştirdikleri elemanları, 80'lı yıllardan itibaren asker ve sivil devlet kadrolarına yerleştirmeye başladılar.
2002'de İslami duyarlılığı olan AK Parti iktidara gelince aradığı tüm kadrolar elinin altındaydı! Hâkimse hâkim, savcıysa savcı (bunların yüksekleri dahil), askerse komutan (generaller dahil), polis ise emniyet müdürü ve diğer tüm bürokraside yetişmiş kariyerli elemanı bol miktarda hazır halde buldu.

103