Yaklaşık 50 yıl önce Türkiye terör ile kavruluyordu. O dönem sayıları neredeyse bir elin parmakları kadar olan üniversitelere girebilmiş, ailelerinin imkanlarını zorlayarak okusunlar diye gönderdikleri gençler, 'azgın azınlık' baskısı altındaydı.
Farklı sol örgütlere mensup örgüt elemanları üniversiteleri basar, amfilere ders dinlemeye doluşmuş masum gençleri baskı, yıldırma ve korkutma ile zorla ortamdan çıkartırlardı.
Neymiş; 'boykot' yapıyorlarmış!
Bu şekilde 'eğitim' hakları terörize hareketlerle ellerinden alınan birçok genç okullarından soğudu, uzaklaştı ve geleceklerini kurtaramadan eğitimlerinden vazgeçtiler.
Kimi mesleksiz kaldı, kimi de eksik doktor, eksik avukat, eksik mühendis oldu.
Bugün 68'liler ve daha çok 78'liler denen kuşakların 'diplomalı' olsalar bile neden bazı 'algı kalitelerinden' mahrum oldukları hep o boykotlarda yatar.
28 Şubat apoletli zulüm döneminde zamanın medya organlarında çarşaf çarşaf listeler yayımlanırdı. Sakıncalı şirketler ve markalar halka gösterilirdi!
Kime göre ve neden sakıncalı
Haberin DevamıYerli sermayeye ait, bulundukları merkezlerde iş imkânı üreten, bölgeye katkı o sağlayan o yerli ve milli holdingler, o bisküvi, o sucuk, o kâğıt, o kereste fabrikaları kime ya da kimlere, nasıl zarar veriyordu ki 'boykot' ediliyordu
Yurtdışındaki çalışkan 'gurbetçilerden' kaynak sağlayan, fayda doğurma çabasında olan o şirketler, devlete 'sızmış' anti-milli hainler eliyle zora sokuldular, bazıları yok edildiler.
Bugün daha fazla sanayi, daha fazla yerli sermaye, daha fazla istihdam olabilirdi. Olmadıysa kaynağı o boykot sevici anti-milli işbirlikçi hainlerde arayacaksınız.
Ya bugün
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin kibir ve ihtiras abidesi (görevden uzaklaştırılan) Başkanının, suçlarını örtbas etme çabasıyla ülkeyi erkenden 'kaosa' sürükleme çabası başımıza dertler açmaya devam ediyor.
Ekonomik istikrar yolunda başarıyla uygulanan program özellikle 'aparat akıl' tarafından sabote ediliyor, meydanlarda çoğunluğu tarihten bihaber, gerçekleri sorgulama olgunluğundan uzak gençler öne sürülüyor, kolluk kuvvetleriyle çatıştırılıyor. Ve bu gençlerin aileleri de duruma sessiz, hatta çaresiz kalıyor.
Devlet ile çatışmayı şaka zanneden bir kitle aklınca meydan baskısıyla, suç örgütü iddialarını siyasi tasfiye iddiasına devşirebileceğini zannediyor.
Haberin DevamıGelinen 'yalpalayan' şaşkın ördek aklı ile de boykot listeleri yayınlıyor, 'ayy pardon' diyerek bazılarını çıkartıyor, halkın tercihine baskı ile yön veriyor.

100