Ayrıcalık zihniyeti

Fuat Bol
Bugün
8

Türkiye'de uzun yıllardır dikkatimi çeken ilginç bir çelişki var.

Kendilerini Cumhuriyet'in en güçlü savunucuları olarak tanımlayan bazı isimler, haklarında gözaltı veya tutuklama gibi hukuki süreçler başladığında, bir anda aile geçmişleri ön plana çıkarılıyor. "Dedesi Osmanlı'da Kaptan-ı Deryaydı", "Menteşeoğulları soyundan geliyor", "Ailesi devletin önemli makamlarında bulundu" gibi ifadeler peş peşe sıralanıyor.

Oysa aynı çevreler, siyasal söylemlerinde Osmanlı'yı çoğu zaman Cumhuriyet'in tam karşısına koyuyor; Osmanlı düzenini sert biçimde eleştiriyor, Cumhuriyet'i ise bunun alternatifi olarak görüyor.

Burada doğal olarak şu soru ortaya çıkıyor:

Eğer Osmanlı mirası bugün hiçbir anlam ifade etmiyorsa neden zor zamanlarda ilk başvurulan referans, ailelerin Osmanlı geçmişi oluyor Eğer önemliyse bunu sadece sıkışınca mı hatırlamak gerekiyor

Haberin Devamı

Bize göre burada tarih tartışmasından daha önemli olan bir zihniyet meselesi var.

Kendisini her dönemin doğal sahibi gören, her kurum üzerinde öncelikli hak iddia eden, devleti ve kamusal alanı kendi doğal etki alanı olarak gören bir anlayış...
Bu anlayış, yalnızca geçmişle övünmüyor; aynı zamanda toplumun geri kalanını çoğu zaman ikinci planda görüyor.

Ece Güner örneği de bu açıdan düşündürücüdür.

Sorbonne'da hukuk eğitimi almış, ardından Türkiye'de denklik sürecini tamamlayarak avukatlık ruhsatını almış, otuz yılı aşkın süredir avukatlık yaptığını ve kendi ifadesiyle vergi rekortmenleri arasında yer aldığını söyleyen başarılı bir hukukçudan söz ediyoruz.
Uluslararası ölçekte önemli isimlere danışmanlık yapmış, mesleğinde ciddi ekonomik başarı elde etmiş bir isim.

Buna rağmen siyasete girdikten sonra, yıllarca büyük gelir üreten hukuk bürosunu kapatma kararı alıyor.

Burada insan ister istemez şu soruyu soruyor:

Tüccâr değilsiniz, siyasi değilsiniz, kamu görevinden düzenli bir geliriniz de yok. O halde, yıllarca emek verilerek kurulmuş ve yüksek gelir sağlayan bir hukuk bürosunu tamamen kapatmayı hangi ekonomik gerekçeyle tercih ettiniz

Bu sorunun cevabını elbette kendisi verebilir. Ancak dışarıdan bakıldığında siyasetin meslekten daha güçlü ekonomik veya başka imkânlar sunduğu yönünde bir izlenim oluşması da şaşırtıcı değildir.

Haberin Devamı

Bugün hakkında kamuoyuna yansıyan çeşitli iddialar bulunuyor. Ekrem İmamoğlu'nun uluslararası ilişkileri ve bazı mali süreçlerinde görev aldığına, yeni siyasi oluşumların finansmanında rol üstlendiğine ilişkin çeşitli haberler ve iddialar gündeme geliyor. Aynı dönemde bankacılık sektöründe çalışan kardeşiyle ilgili yaşanan hukuki süreç de kamuoyunun dikkatini çekmiş durumda.

Bu iddiaların doğru ya da yanlış olduğuna karar verecek merci yargıdır. Hukuki süreç tamamlanmadan kimse hakkında peşin hüküm vermek doğru değildir.

Benim dikkat çekmek istediğim nokta ise farklı.

Nasuh Mahruki gibi, Ece Güner gibi iyi eğitim almış, uluslararası deneyime sahip, önemli kariyerler inşa etmiş insanların isimleri neden bu tür soruşturmalarla birlikte anılıyor