Siyonizmin emrindeki ABD, Sovyetlerin dağılışından (1991) beri, köpeksiz farz ettiği dünyada değneksiz dolaşmaya başlamış ve tüm coğrafyalarda kelimenin tam anlamıyla 'Ali kıran baş kesen' kesilmiştir.
Tek kutuplu kalan dünyada tüm şirretliğini göstermiş ve nerede bir kan, göz yaşı, baskı, zulüm, darbe ve sömürü varsa hemen hepsinde başrolü oynamıştır.
Geçen bu 33 sene esnasında köprülerin altından çok sular aktı ve ABD'nin evdeki hesabı çarşıya uymadı, uymayacak. Bu meyanda hem Rusya toparlandı ve hem de Çin, attığı dev adımlarla yeni kutuplar olarak ABD'yi tehdit eder hali geldiler.
ABD, çok pis oynayarak Rusya'yı savaşa zorladı. Rusya'nın bu durumunu göstererek AB ülkelerini tehdit ederek Rusya'ya karşı kışkırttı. Şimdi de NATO'yu bir manivela gibi kullanarak tüm Avrupa'ya çullanmak istiyor. Çullandı da.
Lakin, ABD adım attıkça batağa saplanıyor; Irak'ta, Afganistan'da, Ukrayna'da ve Gazze'de gömüldükçe gömülüyor. Hepsinden daha önemlisi ise, tüm iğrençliklere imza atan ABD, tüm dünyanın güvenini yitirdi.
Ava giderken avlandı!
strong class'read-more-detail'Haberin DevamıABD, aklı sıra Rusya'yı savaşa sokup yalnızlaştıracak ve bu sayede Rusya'yı çepeçevre kuşatıp izole edecekti. Kurt politikacı Putin ABD'nin bu oyununu sezdi ve aynı oyunu ABD'ye oynayarak onu yalnızlığa itti.
AB ülkelerinde de maymun gözünü açtı, ABD yanlısı iktidarlar seçimleri kaybediyor, bunların yerine Rusya ile iş birliğine sıcak bakan partiler iktidara geliyor.
AB ülkelerinin bu denli uyanışı, NATO'nun çökmesine bile yol açabilir.
NATO, Sovyet tehdidine karşı oluşturulan savunma paktı idi. Sovyetler dağıldıktan sonra zaten işlevini yitirmişti. NATO'nun işlevsizliğini gören ABD'nin kendisi tehdit olmaya başladı.
Almanya'yı ve Fransa'yı açıktan tehdit eden, Türkiye'ye karşı da terör örgütleriyle işbirliği yapan bir ABD'nin dostluğuna kim inanır, müttefikliğine kim bel bağlar

125