Yeni yılın ilk günü. Kitap okuyarak giriyorum. Öğlene doğru kar başlıyor İstanbul'da. Tül perdeyi açıyorum. Mine ve Prenses pervaza yerleşip kar yağışını seyrediyorlar. Hoşlarına gidiyor. Kitap bitiyor. Bitmesin. Ali geldi İzmir'den, yeğenim. Babası ve teyzeleriyle kartopu oynamaya çıktı. Çocuk kara hasret tabii. Bir de kardan adam yaptılar, kapının önüne. Ali'nin neşeli çığlıkları başka çocuklarınkine karışıyor. Kar sessizliğinin içinde hayatın kalp atışları duyuluyor. Kitap bitiyor. Bitmesin. Annem onlara sıcak çikolata gönderdi. Donmuş ellerinde kupalar. Sokaktan geçenler bizim kardan adamla fotoğraf çektiriyor. Kitap bitiyor. Kar çok güzel. Yanına çay çok yakışıyor. Battaniye sıcağını ne çok severim ben, iyice sarınıyorum. 319, 320, 321… Kitap bitti.
Bitti diye üzüldüğüm kitaplar arasına ekledim John Steinbeck'in 2025'in son ayında İletişim Yayınları'ndan yeni baskısı çıkan romanı "Kaygılarımızın Kışı"nı. John Steinbeck okumayalı çok oldu. "Bitmeyen Kavga", "Cennetin Doğusu", "İnci", en sevdiğim "Gazap Üzümleri"… "Kaygılarımızın Kışı"nı okumamıştım. Yeni yıl hediyesi gibi geldi. Bir haftam onunla geçti. Steinbeck okumak, "derin bir öz"e eşlik eden ayrıntılar kaleydeskopunda gezinmek gibi. Kokuları hissedersiniz sonra, renkleri görürsünüz, tatlar damağınıza yayılır. O çocuğa dokunursunuz, o kar fırtınasının sesini duyarsınız. Beş duyuyla aynı anda okunur Steinbeck. Ayrılması zordur. "Kaygılarımızın Kışı"ndan ayrılmak da zor oldu.
Romanın kahramanı Ethan Allen Hawley. 1960'lar Amerika'sı. Ethan vaktiyle ailesinin olan bir şarküteride tezgâhtar olarak çalışıyor. Ataları yıllar önce New England'da denizcilik yapmış. Babasına kadar büyük zenginlik içinde yaşamış aile. Babası yanlış yönlendirildiği ticari bir girişim sonrası iflas etmiş. Ethan şimdi New Bayton'da İtalyan Marullo'ya ait dükkânda yoksulluk sınırında yaşıyor. Tezgâhlardaki konserve kutularıyla felsefi konuşmalar yapan, işini sevmese de insanlarla iyi iletişim kuran, çevresi tarafından sevilen biri Ethan. Güzel ve tatlı karısı Mary, bir kızı, bir de oğlu var. Kendi hâline bıraksa çevresi ve ailesi, Ethan mutsuz ve kaygılı olmakla birlikte yaşamını olduğu gibi yaşayabilir. Ama ona başka bir Ethan dayatıyorlar. Başarılı ve zengin Ethan.
Karısı hep aynı elbiseleri giymekten bıkmış, şikâyetçi değil ama o da şöyle şık şıkırdım, ortalarda bir salınmasın mı Çocuklar zengin bir babanın olanaklarını talep ediyor. Kasabalı, ataları gibi varlıklı bir adam olmasını. Bu dayatmaların sonunda Ethan kendini bir ikilemin ortasında buluyor. Ahlaki değerlerini terk edip, olmadığı bir Ethan olmak mı Onlara sahip çıkıp Ethan olarak, ilkelerinden tavizsiz mutsuz adam kimliğini korumak mı Derken ahlakla hırsın karşı karşıya geldiği kanlı bir savaş başlıyor Ethan'ın iç dünyasında. Bu süreçte çevresinde olup biten yolsuzlukları, açgözlülüğü, para kazanma hırsı ve ahlaki erozyonun birbirini doğurduğunu fark ediyor. Sonuç tasvip etmediği dönüşsüz bir yol. Planlı bir şekilde ve adım adım ilerlediği.

7