Sağlıklı bir insan organizması, fizyolojik faaliyetleri kadar, psikolojik denge ve ahlakî davranışlarının çevre ile barışık olmasıyla paralel olarak, pozitif gelişim göstermesi sonucu gittikçe güçlenen bir enerjiyle hayatını sürdürür.
Zira, güzel ahlâkın vücut üzerinde yansımaları sonucu ruh, uyandırdığı bedenin hâkimi olur. Hastalıkların genel tedavisinde, manevî tedaviye de büyük pay verilmelidir. Maneviyatı düzgün olan bir hasta veya ameliyat olan bir kişi, daha güvenli olacağından hızla şifa bulacaktır. Tedavi pratiğinde güçsüz kalmış zayıf hastaların en güçlü desteği, yüksek maneviyatlarıdır. Maneviyatın zayıflaması ise, vücut direncinin çöküşüne neden olur. ünkü beyin insan makinesini kumanda etmektedir.
İnsan hayatını olumsuz etkileyen yıpratıcı duygu, düşünce ve heyecanlar, vücudu sağlıksız beslenme kadar zehirler. Kırmızı olumsuz duygulardan kin, öfke, kıskançlık, intikam ve korku kaynaklı siyah duygular ise heyecan, endişe, sıkıntı, üzüntü, aşırı merak, pişmanlık, vicdan azabı, karamsarlık ve cesaretsizliktir. İşte bu olumsuz duygu ve düşüncelerin baskısıyla yaşamak, vücudun biyokimyasını bozacağından, hastalıklara hazır alan hazırlamış olacak ve vücudun bağışıklık sisteminde akümülatör görevi yapan iç salgı bezlerinin yetersiz çalışmasına yol açacaktır. Böylece ahlâkî taşkınlıklar sonucu, zehirlenmeler ve psikolojik hastalıklar görülmeye başlayacaktır. Zira siyah noktalara benzeyen bu olumsuz davranışlar, bir taşın üzerine damlaya damlaya, sonuçta damladığı yerde bir delik açan su damlasına benzemektedir.
Yaratıcı kudretin insana verdiği güçlü hayat enerjisi, ölçü ve denge üzerine kullanılmak üzere, uzun süreli şarj edilmiştir. Bu enerjinin boş yere israf edilmemesi gerekir. Öfke, stres ve intikam gibi olumsuz duygularla tepki gösterildiğinde, pozitif enerjinin kişinin kendi zararına kullanıldığı, insanı yorup erken yaşlandıran yıpranma sebeplerinden birisi olarak rahatlıkla görülebilmektedir. Bu ruh halinin düzeltilip, pozitif duygularla dengelenmesi, sağlıklı hayat sevincini bütün organizmaya yayacak, dirençli bir onarım ve dinçlik kazandıracaktır. Meselâ düşünceli, stresli ve dalgın olduğunuz zaman yediklerinizi iyi sindiremezsiniz, neşeli ve güzel konuşan kimselerle yemek yerseniz sindiriminiz kolay olur. Öfke, kan dolaşımını hızlandırır. Pozitif düşünce ve iyimserlik hâli, vücuda direnç ve neşe kaynağı olacaktır.
Sağlığı korumanın önemli bir prensibi de, manevî ve olumlu pozitif telkinlerle sağlanan desteklerdir. Bu telkinler ilâç, perhiz ve cerrahî operasyonlar yerine geçmese de, bütün vakalarda kuvvetli bir şifa desteği olur. Onsuz sağlık ve şifa sağlanabildiğine ender rastlanır. Organizmanın sağlıklı fizyolojisine devamlı destek sağlanacağı gibi, telkinlerle bazen ağrıların tamamen kesilmesi mümkün olabilmektedir. Yaşanan bir hayat gerçeğidir ki, müsbet, pozitif duyguların, düşkün yaşlılık devresini geciktireceği ve en güçlü destek olabileceğidir.
Sağlığı korumada, şuurlu düşünce ve davranışlara odaklanmayı sağlayan, deneyimlere dayalı kriterlerin hafızaya kaydedilmesi önem taşımaktadır. Bunların bir kısmını sıralamaya çalışacağız: