Resulullah (asm), kabağı çok severlerdi. "Cabir (ra), bir gün Resulullah'ın (asm) evinde huzurlarına çıkmış ve onun (asm) yanında gördüğü kabağı göstererek "Bu nedir" diye sormuştur.
Resulullah da (asm), Cabir'e (ra), "Bu kabaktır, biz bununla yemeğimizi arttırıyoruz" buyurmuşlardır. Ayrıca Hz. Aişe'nin (r.anha) rivayetiyle; Resulullah (asm), "Ya Aişe, tencere kaynattığınız zaman oraya fazla kabak koyun, zira kabak kalbi takviye eder." buyurmuştur." (Gazali-İhya-i Ulum s. 885). Kabağın ihtiva ettiği A-C-E vitaminleriyle cilt ve göz sağlığını, bağışıklık sistemini destekleyerek, güçlendirir. Lif yönünden zengin olmasıyla, bağırsak fonksiyonlarını destekler.
Hayatın devamı için gerekli temel madde, içeceklerin en değerlisi olan sudur. İçilecek suların çeşitleri içinde en üstün kaliteli olanı, zemzem suyu, her yönden en değerlisi ve nefislere en sevimlisidir. Resulullah (asm): "Zemzem hem gıda hem hastalıklara şifadır." (Müslim-Taberanî). Zemzem suyu, hayret edilecek derecede çeşitli hastalıklara şifa kaynağıdır. 15 günden fazla bir sürede yalnız zemzem suyu ile beslenerek, tavaf edenler görülmüştür.
Güzel ve hoş kokuların sembolü, en sevileni ve şereflisi olan misk, Resulullah'ın (asm): "Kokuların en güzeli, misktir." övgüsüyle değerli kılınmıştır. Bütün ruhanî duyguları güçlendiren cennet kokularındandır. Vücudun dış organlarına misk ile masaj yapılırsa, yaşlılara büyük faydalar sağlar. Kalp çarpıntısı ve mide bulantılarında etkilidir. Aşırı gözyaşını kurutur, katarakt perdelenmesini engeller. Antitoksin etkilidir. Böcek ısırmalarında faydalı olup, en güçlü bir ferahlatıcıdır.
Beslenmede hayatî önemi bulunan tuz, İlâhî nimetlerin en değerlilerindendir. Gıdalardaki zararlı maddeleri ve bozulmaları engeller. Organizmanın fizyolojik faaliyetlerinde olmazsa olmaz maddelerdendir. Resulullah (asm): "Gıdalarınızın efendisi tuzdur." (İbni Mace-Taberanî) buyurarak, gıdaların koruyucusu ve sindirime uygun hale gelmesini sağlayan tuza işaret etmişlerdir. Başka hadislerinde: "Ümmetimin içinde Ashabımın misali, yemekteki tuz gibidir. Zira yemeği uygun hale getirip, güzelleştiren tuzdur." (Taberanî-İbni Mace). buyurarak, tuzun değerine misalle işaret etmişlerdir. Tuz, bozulma, küflenme ve çürümeleri engeller. Kötü huylu yaraları temizleyerek, şifaya vesile olur. Diş etlerini güçlendirir. İnsanların sıfır tuz denilerek korkutulduğu, aslında faydaları çok olan bir maddedir. Burada önemli olan ölçü ve kaya tuzu kullanılmasıdır.
Resulullah'ın (asm) yemek-içmek ile ilgili tavsiyeleri dışında kalan, sosyal hayatın program ve disiplinlerini örneklerle öğreten davranışlarının bilinmesi hayat pratiğimizi maddî-manevî duygularla zenginleştirecektir. Ruhları besleyecek, bedenleri sağlıkla süsleyecek olan, Sünnet-i Seniye çerçevesindeki hayat tarzı, bizleri güçlü sığınağa doğru yönlendirecektir. Yalnızlık ve psikolojik sıkıntılar yaşayan zamanımız insanları arasında sosyal bağların kurulup güçlendirilmesi hedefine yönelerek, bir rahatlama ve huzur örneği olarak alınabilecek Asr-ı Saadet örneğini hayalimizde canlandırabiliriz. "Bir gün Ashab-ı Kiram, "Ya Resulallah (asm), " yiyoruz fakat karnımız doymuyor" diyerek, bunun sebebini sormuşlardı. Resulullah (asm), "O halde siz ayrı ayrı yiyorsunuz" buyurdu. Ashabı ise "Öyle yapıyoruz" dediler. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (asm), "Yemeği birlikte yiyin ve besmele çekin ki yemeğiniz bereketli olsun." buyurdular. (Ebu Davud-İbni Mace).

10