I-
Dünya Kupaları nasıl bir dünyada yaşadığımızın görüleceği ilginç sahneler barındırır. Beklentiler, sürprizler, hayal kırıklıkları, gözyaşları, Dünya Kupası'nı sembolize eden "hatıra eşyaları" adı altında tüketime sunulan objeler, içinde yaşanılan zamana ayna tutar.
Sadece duygular görünür olmaz, aynı zamanda Dünya Kupası'na ev sahipliği yapan ülkeler, kupaya katılan takımlar arasında yaptıkları ayırımcılıkla siyasi duruşlarını da sergiler.
Seyirciler sadece takımlarını alkışlamazlar, dört yılda bir gezegenin dikkatine sunulan bu aynada taleplerini, isyanlarını dile getirirler aynı zamanda. Zalimlerin zulmü altında inleyen topraklarda onuruyla yaşayan insanlar, dertleri, sıkıntıları dünyanın gözünü diktiği o sahnede bir anlığına görülsün ister. Duyuramadıkları seslerini duyuran, görünmeyen acılarını orada herkese gösteren birileri olsun ister. Nitekim Filistinli sosyal medya kullanıcıları, 2026 dünya kupasına gösterilen ilginin açlık susuzluk çeken, gıdasızlıktan ölenGazze halkına gösterilmeyişine gönül koydu.
Her ne kadar ilk defa Dünya Kupası'na katılan Ürdün'ün maçlarında Filistin dayanışması dikkat çekse de Kaliforniya'daki yürüyüşlerde Ürdün ile Filistin'in bayrakları birlikte taşınsa da o anın sosyal medyada ne kadar yer tutacağı malum algoritma yöneticilerinin emrinde.
Mesela İran-Yeni Zelanda maçında tribünlerde aynı kare içinde yer alan Filistin bayrakları, İran Bayrakları, İran'ın devrim öncesi bayrakları ve İsrail bayraklarının sosyal medyada milyonlarca kez paylaşılması bunun en tipik göstergesidir.
Dünya Kupası'nın açılışında Meksika'da bir grup aktivistin oluşturduğu dev Filistin bayrağı görüntüsü, yukarıda bahsi geçen kare kadar servis edilmedi mesela.
Toronto'da protestocuların "Kick Israel out FİFA" yazılı büyük pankartı uluslararası medyada "geniş yer" tuttu diye haberler yapılsa da o "geniş yer" pek de istenilen genişlikte olmadı.
Ümit etmek isteriz ki2026 ABD'de oynanan Dünya Kupası, 2022'de Katar'da oynanan Dünya Kupası'nda olduğu gibiDünya Kupası Tarihi'nde Filistin için en görünür ve iz bırakan siyasi destekler arasında yerini alsın. O dönem atılan manşetleri hatırlayalım: "Filistin turnuvada yoktu ama her yerdeydi."
2022'de Fas Milli Takım oyuncularının galibiyetlerini Filistin bayrakları ile kutlaması gibi 2026'da zalimlerin zulmüne hayır diyen futbolcuların, milli takımların, taraftarların galibiyetlerini Filistin bayraklarını dört bir yanda açarak kutlamalarını bekliyoruz.
II-
Türkiye'nin yirmi yıl aradan sonra 2026'da Dünya Kupası'na katılması futbolseverlerde aşırı heyecan yarattı. Cumartesi günü belediyeler kendi meşreplerince "komşularını" maçı hep birlikte seyretmek üzere kurdukları organizasyonlara davet ettiler, sosyal medyaya ve cep telefonlarına gönderdikleri mesajlarla. En muhteşem organizasyon Fatih Belediye'sinin Yedikule Hisarı'nın içinde maçı dev ekrandan yayınlaması idi. Ancak Yedikule'den yapılan seyir, Kaş Antik Tiyatro'daki seyir kadar servis edilmedi.
Belediyeler sadece en muhteşem seyir alanına dev ekran kurmakla yetinmedi, aynı zamanda"komşular"ını vadettikleri ikramlarla sabahın erken saatinde buluşmaya davet etti.
Kimisi sabah namazından sonra çay çorba dağıttı, kimisi maçtan hemen önce.
Ay yıldızlı üniformalarla küçük çocuklar babalarıyla camilere geldi, dua etti, sonra da üzüldü.
Niye cümleyi hızlıca üzüldü fiili ile bitirdim. Millî Takım –teknik direktör yabancı, oyuncular yabancı, sadece seyirciler milli; böyle oluyor küresel dünyanın milliği– iyi oynayarak değil, kötü oynayarak maçı kaybetti.
Coşkuyla uğurlanan Türk Milli Takım'a muhteşem bir destek verildi maç günü. Türkiye'nin dağına taşına platform kurup"taraftarsız maç müziksiz dans etmeye benzer" sözüne iman ile iyi bir maç için Türkiye'nin dört bir tarafından ses vermeye çalıştı futbolseverler.
Türkiye önce Milli Takımı uğurlayışıyla dünya gündemine düştü. O kadar "görkemli"uğurlamaydı ki haber olmaması mümkün değildi. Sonra dev ekranların kurulduğu yerler ile. Ama en çok Milli Takım'ın kötü oyunu karşısında hayal kırıklığına uğramış küçük çocuğun yüzündeki hüzün ile.

12