Botokslu cenaze kime ait (1)
Yayın yasağı gelmeden 'çıkartılan' haber: Annenin kızının cenazesini reddetmesi DNA testine rağmen gerçek mi, yoksa medyanın gerçeklikle olan ilişkisi mi sorgulanmalı?
Yazı, yayın yasağı nedeniyle kimlik gizleyerek sunulan bir cenaze haberini ve haberciliğin amatörlüğüne dair iddiasını ortaya koyar. Yazarın temel argümanı, gerçeğin basit bir DNA raporu olmadığı, bir annenin içgüdüsel bilgisinin bilimsel kanıtlara karşı durabileceği düşüncesidir. Ancak satırlar arasında yazarın habercilik etik ilkeleri ile kurguladığı gösteriş arasında bir gerilim var; yayın yasağını baymağa çalışan bir anlatının, tam da amatör haberciliğin tanısını vermeyebilir mi?
Türkiye'nin gündemine bomba gibi düştü: 90 yaşındaki kadın 70 yaşındaki kızının cenazesini reddediyor!!!
Kanal Z'den iyi akşamlar sayın seyirciler. Türkiye an itibarıyla bir ilki yaşıyor. Biz daha haberi size ulaştıramadan yayın yasağı geldi.
Yayın yasağı kime geldi
Böyle saçma bir soru mu olur diyorsunuz. Yayın yasağı her zaman habere gelir. Henüz hiç verilmemiş bir habere yayın yasağı gelir mi Gelirmiş. Öğrendik.
Her şeyin bir ilki, her ilkin başköşede yeri var. O halde yayın yasağı getirilen haberimizi ortada kuyu var yandan geç yordamıyla huzurunuza getiriyoruz.
Başlıyoruz. Bütün dikkatinizi bana verin. Dikkatinizi çaldırmayın. Pürdikkat bendesiniz.
Türkiye'nin 81 vilayetinden birinde, o vilayetin bir köyünde, ilginç bir olay yaşandı. Elbette biz şehrin ismini de köyün ismini de biliyoruz. Ama size veremiyoruz, sizi bilgilendiremiyoruz.
NEDEN!
ÇÜNKÜ, aranızdan bazıları edindiği bilgi ile ne yapacağını bilemiyor, haberin ruhunu korumak yerine o haberden kendisine etkileşim köprüsü kurmaya kalkıyor. İşte buradan ilan ediyorum: Haberciliği amatör haberciler öldürdü.
Size şehrin de köyün de ismini veremiyoruz çünkü yetkililer fenomenlerin köyde çekim yapmalarını engellemek üzere böyle bir karar çıkarttılar akşam saatlerinde.
Olay neydi, önce sizlere kısaca onu özetleyelim. Ortada bir ölü var. Fakat ölünün gömülme hakkı gasp edilmiş durumda.
NASIL MI
90 yaşındaki L.M., kızı olduğu söylenen kişinin kızı olmadığını, dolayısıyla köyde aile mezarlığına defnedilmesine, hele hele eşinin yanına defnedilmesine karşı çıkıyor. Köy ikiye ayrılmış durumda. Bir kısmı bu cenazenin L. M.'nin kızı Feride'ye ait olduğunu, diğer yarısı da kesinlikle Feride'ye ait olmadığını söylüyor.
Savcılık kişilerin görüntü kaydının yayınlanmasına yasak getirdiği için yasak gelmeden önce L.M. ile yaptığımız çekimin ses kaydını yayınlıyoruz.
Ses kaydını verelim arkadaşlar. Buyurun:
- Lütfen bize bu cenazenin neden kızınıza ait olmadığını düşündüğünüzü söyler misiniz
- Benim kızım 70 yaşında. On yıl önce eşini kaybetti. Bir kere hac, iki defa umre yaptı. Bana senin kızın diye gösterdikleri benim kızım olamaz. ZİNHAR O-LA-MAZ
- Fakat cenazeden DNA örneği alınmış ve sizinle uyumlu çıkmış. Siz neye dayanarak cenazeyi reddediyorsunuz
- Dinlemiyor musunuz Söyledim ya işte!!! Benim kızım dini bütün bir insandı. Senin kızın diye bana gösterilenin benim kızımla alakası yok. Benim kızım alnını bile kimselere göstermemiştir, secde izi var diye. Senin kızın diye üzerime yıkmaya kalktıkları ceset erkekten dönme gibi bir şey. Benim kızımın resmi bak bu. En son iki ay önce İstanbul'a gittiğimde yeğenim çekmişti bizi, ana kız şöyle bir poz verin diye.
- Sayın seyirciler haberde adı geçen kişilerin her türlü görüntüsüne yasak getirildiği için sizlere fotoğrafı tarif ediyoruz. 90 yaşındaki L.M. ile 70 yaşındaki kızı Feride fiskos masası tabir edilen minik yuvarlak masada yan yana oturmuşlar, ellerinde çay bardakları ile objektife gülümsüyorlar. Feride hanımın ve annesi L.M.'nin başında iğne oyalı beyaz namaz örtüsü var. Anne kız gibi değil de adeta abla kardeş gibi görünüyorlar. Yasak getirilmeden önce kendisiyle röportaj yaptığımız L.M. oldukça dinç bir hanımefendi.90 yaşında olmasına rağmen köyünde tek başına yaşıyor. Her işini kendisinin yaptığını söylüyor.
Ölünün gömülme hakkını, annenin kızının cenazesini reddetmesini konuşmak üzere telefon hattımızda Türkiye'nin duayen hukukçularından Sayın Erim Selim Hoca bulunuyor.
- İyi akşamlar hocam. Röportajımızı dinlediniz. Anne, kızının cenazesini reddedebilir mi
- Reddetmek en temel insani haktır, reddeder ama onun reddi, cenazenin o köyün mezarlığına defnedilmesine engel değil. Eşinin yanına gömülmesini istemiyor. İstemeyebilir, bu onun en tabi hakkıdır. Fakat koca köyün mezarlığında merhum Feride Hanım için bir avuç toprak vardır illaki.

7