Bir doğru bütün hataları affeder mi

I-

Hayatın özünden bir şeyler biriktirmemize mihmandarlık edecek bir sorudur: Ne, ne zaman, nasıl yaşanmıştır

Dünya Kupası devam ederken, herkes gözünü ekrana dikmiş, her taraftar kendi milli takımının zaferine ve mağlubiyetine odaklanmış iken İsrail Gazze'yi gece yarısı bombaladı.

Gazze halkı dünyaya saçı ağarmış, yüzü sedef lekeleri ile dolu çocukların videosunu gönderdi: Gazze'de artık sadece anaların saçına aklar düşmüyor çocukların saçları da beyazlıyor diye.

Dünya Kupası devam ederken, Gazze halkına dair bir video daha ateş topu gibi düştü kalbi olanların kalbine.Gece yarısı İsrail'in bombaladığı şehirlerinin taş moloz yığını altında kalan görüntüleri arasında bir minik bir kız çocuğu. Bir elinde tava bir elinde boyu kendi boyuna yakın bir bez bebek. Bir evin içinde. Artık ev olmayan bir evin içinde. Taş, toprak, toz yığınının altında şaşkın gözlerle etrafına bakıyor. Odanın eşiğine kadar geliyor tam çıkacak, çıkamıyor geriye dönüp tekrar bakıyor etrafına. Bu enkaz, bu minik kız çocuğunun bir zamanlar yuvası idi.

Hayattan geriye ne kalacak Tarihi muktedirler yazacak unutma ey okuyucu. Verileri bir mülk gibi hanelerine kaydedenler, kendi oluşturdukları kes yapıştır kompozisyonları "tarih"diye sunacak. Sanat diye sunacak, film diye sunacak.

İsrail Gazze'yi bombalarken, platformlarda Almanya'nın Yahudilere yaptığı soykırımı anlatan eski yeni filmler ara vermeden gösterime girmeye devam etti. Onların elinde devasa film sektörü, veriler, bizim elimizde gece yarısı dolaşıma giren minik videolar.

Kurt, kuzu suyu bulandırdığı için hakkını arayacaktır, dünyanın bütün kuzularını katlederek. Budur 21. yüzyılın adalet sistemi.

Bu kadar kuzu katledildiyse suç kimin Kurdun değil elbet. Böyle yerleştirecekler zihinlere, yanlışı doğru, katliamlarını öz savunma diye.

II-

Rahmetli annemin mesuliyeti alınmamış bir hatanın arkasından söylediği bir söz vardı: Hatayı gelin etmişler, güvey giren olmamış.

Dünya Kupası devam ediyor. Evlerine erken dönen takımların akıbetini, içinden geldikleri kültürün renkleri belirliyor. "Kazanıldığında karşılığı mükafat ile ödüllendirilecek işler, kaybedildiğinde bir yaptırım ile karşılık bulmalı" anlayışını her ülke kendi meşrebince ortaya koydu:

Uruguay elendi, özel uçuş iptal edildi, sporcular kendi imkanları ile ülkelerine döndü.

Suudi Arabistan elendi, futbol federasyonu başkanı istifa etti.

İskoçya elendi, milli takımı yedi yıldır çalıştıran teknik direktör istifa etti.

Çekya elendi, teknik direktör istifa etti.

Güney Kore elendi, teknik direktör istifa etti. Güney Kore'de devlet sürecin değerlendirilmesi için devreye girdi. Tv ekranları teknik direktörün yüzünü sansürleyerek verdi. Bazı işletmeciler, dükkanlarına teknik direktörün fotoğrafını asarak gelirse içeri alınmayacağını ilan etti.

Türkiye'de ne oldu Bir doğru, bütün hataları affeder anlayışı mıyürürlükte Ev sahibinin evinde son maçı kazandık "bahtiyarlığı"...

Yanlışlara verilen tepkilerin kültürden kültüre farklı olduğu meselesi antropolojide sıkça ele alınan bir konudur: "...Şerefe öncelik verilen toplumlarda kolaylıkla öfkeye kapılınır,kendine hâkim olmaya değer veren toplumlarda ise intikam soğuk yenen bir yemektir." (Oliver Roy, Dünyanın Düzleşmesi, s.43-44)

Türkiye hangi gurupta Şerefe öncelik verenler gibi davranılmadı. "İntikam soğuk yenen yemektir" anlayışı da pek devrede olmaz bizim kültürümüzde. Mesuliyet paçavraya çevrilir, tepe tepe yardan aşağı atılır. Unutulur gider...

Hatalardan ders çıkarmak mı Hatanın ne olduğu konusunda bile anlaşmaya varılamamış iken...

Türk Milli Takımı'nın 2026 Dünya Kupası'ndaki hatalarının mesulü aranmaya devam ediyor. Herkesin ortak mesuliyetinin olduğu başarısızlıklarda, ihale edilecek günah keçisi arayışı bitmez, malum. Millî takımın Arizona çölünde kamp kurmasından maçtan hemen önce ABD'ye götürülüp jetlaglı halde maça çıkarılmasına kadar pek çok hata sıralandı.

Hatalar sıralanırken benim için en dikkat çekici olan ise, Alman Milli Takımı iki psikolog ile ABD'ye gitmiş. Bizim takımın psikoloğu yoktu, temalı vidolar oldu. İtiraf etmem gerekiyor ki futbol takımlarının kadrolu bir psikoloğunun olduğunu bilmiyordum.