İnsan, çoğu zaman kendini sözle var etmeye çalışır. Konuşarak görünür olacağını, cümleler kurarak anlaşılacağını, sesini yükselttikçe değerinin artacağını zanneder. Oysa insanın gerçek derinliği, yalnızca söylediklerinde değil; söylememeyi seçtiklerinde de saklıdır. Çünkü söz, yerini bulduğunda hikmet olur; vaktinden önce, ölçüsüzce ve gereksizce söylendiğinde ise gürültüye dönüşür.
Bilge/Abdal insan konuşur; fakat konuşmak için değil, sözü hak ettiği yere ulaştırmak için konuşur. Onun dili aceleci değildir. Her düşüncesini kalabalığın ortasına bırakmaz. Çünkü bilir ki her fikir, her gönülde aynı karşılığı bulmaz; her hakikat, her kulağa emanet edilmez. Sözün de bir vakti, bir muhatabı, bir ağırlığı vardır. Bu yüzden Abdal kişi, suskunluğu eksiklik saymaz. Aksine susmak, onun zihninde olgunlaşmamış bir cümlenin dünyaya erken salınmasına engel olan iç terbiyedir.
Cahil/Aptal insan ise çoğu zaman sessizliği yenilgi sanır. Konuşmadığında unutulacağını, araya girmediğinde değersizleşeceğini düşünür. Bu yüzden söze katkı sağlamak için değil, varlığını ispatlamak için konuşur. Onun için konuşmak, anlam üretmekten çok dikkat çekmenin bir yoludur. Düşüncenin değil, görünme arzusunun sesidir bu... Kelimeler çoğalır ama mana azalır; ses yükselir ama fikir derinleşmez.
Oysa insanın zekâsı, ne kadar çok konuştuğunda değil; hangi anda susacağını bildiğinde ortaya çıkar. Çünkü susmak, bazen en güçlü cevaptır. Bazı tartışmalar cevaplanmayı değil, terk edilmeyi hak eder. Bazı sözler duyulsa bile karşılık beklemez. Bazı insanlar ise anlatılacak hakikati değil, yalnızca kendi gürültülerini çoğaltacak bir zemin arar. Böyle anlarda susmak, korkaklık değil; insanın kendi iç değerini koruma biçimidir.
Abdal insan, sözün yükünü bilir. Onun suskunluğu boşluktan değil, doluluktan gelir. İçinde taşıdığı hakikati her sofrada tüketmez, her kalabalığa savurmaz. Çünkü bilir ki kıymetli olan şey, kolayca ortaya dökülmez. İnci nasıl derinde saklıysa, olgun düşünce de çoğu zaman sükûtun içinde büyür. Konuşmak bir ihtiyaç olabilir; fakat susabilmek bir seviyedir.
Bazı insanlar sessizliği kibir sanır. Çünkü kendi içlerinde suskunluğun ne anlama geldiğini bilmezler. Onlar için susan kişi ya söyleyecek sözü olmayan biridir ya da kendini üstün görüyordur. Hâlbuki bazen insan,

19