Yazar, eğitim, çocuk ve aile meselesinin ekonomik krizlerden çok daha acil ve öncelikli olduğunu savunarak, Çocuk Vakfı'nın 10 teklifini desteklemektedir. Bu iddiayı, güçlü aile ve çocuk yetiştirme geleneğinin zayıflaması sonucu derinleşen sosyal krizle desteklemektedir. Peki, bu tür yapısal sorunlar kabinenin hızlı reformlarıyla çözülebilecek kadar basit midir?
Cehalet en büyük düşmanlardan olduğuna göre bu düşmana karşı da eğitim ile mücadele edileceğine göre işin içinde çocuklar ve aile de olmak mecburiyetinde.
ünkü önce çocuklar eğitilmeli ve bunun ilk adımı da ailede atılmak durumunda. Ailede başlamayan bir eğitim sisteminin iyi neticeler vermesi mümkün olur mu
ocuk Vakfı, "ocuk Bayramı"nı vesile ederek aile ve çocuk merkezli bazı tekliflerini "acil" notuyla gündeme getirmiş. İşte vakfın 10 acil teklifi: 1- Aile ve ocuk Bakanlığının kurulması. 2- Yaygın Eğitimin Aile ve ocuk Bakanlığına devredilmesi. 3- Aile ve ocuk Refahı Politikasının yeniden yapılandırılması. 4- Aile ve ocuk Yoksulluğu Acil Eylem Planı'nın düzenlenmesi. 5- ocuk Hakları Politikasının güncellenmesi. 6- Aile, ocuk ve Medya Stratejisi hazırlanması. 7- ocuk Hukuku anlayışı doğrultusunda ocuk Koruma Sistemi ve ocuğa Özgü Adalet Sistemi'nin geliştirilmesi. 8- TBMM Aile, ocuk, Kadın ve Gençlik Daimi Komisyonu kurulması. 9- Türkiye ocuk ve Gençlik Temel Yasası için çocuk ve gençlerin görüşlerinin alınması süreçlerinin başlatılması. 10- Yeni Anayasa için Aile, ocuk, Kadın, Gençlik ve Yaşlılar konusunda hazırlanacak gerekçeli maddeler için çocuk, yetişkin ve yaşlıların görüşlerinin alınması.
Bu tekliflerin hayata geçirilmesinin kolay olmayacağı ileri sürülebilir. Burada önemli olan "eğitim, çocuk ve aile" meselesinin masaya yatırılmasının gerektiğidir. Bir başka sivil toplum kuruluşu ya da uzman ekip bu hususta başka maddeler, başta teklifler gündeme getirebilir. Olması gereken de budur. Eğitim, çocuk ve aile konusunda kim ne söyleyecekse söyler ve bu söylenenler tartışılır; sonra ortaya çıkacak olan "çare"ler hayata geçer. Böyle yapılmadan, meselelere enine boyuna tartışılmadan atılacak adımların hedefe ulaşması mümkün olmaz.
Türkiye'nin en önce yapması gereken, bu konunun aciliyetinin farkına varmasıdır. Eğitim meselesi bu kadar önemli olduğu halde ve Türkiye'yi idare edeneler de ara sıra "Eğitim meselesinde başarılı olamadık" demelerine rağmen halen konu hakkında ciddi çalışmalar yapılmamış ve çareler aranmamış olması ne ile izah edilebilir

6