Metin And'ın dev arşivi! Geleceğe ışık tutuyor

Prof. Metin And'ın mirası iki şehirde yaşatılırken, geleneksel sanatlarımızın belleği gerçekten güvenli ellerde mi?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazı, Türk tiyatro tarihinin duayeni Prof. Metin And'ın bıraktığı devasa arşivin iki kurumda korunarak araştırmacılara ve genç sanatçılara sunulmasını kültürel hafızanın devamlılığı olarak değerlendirir. Ancak koleksiyonların müzeler ve üniversitelerde muhafaza edilmesi, gerçekten geleneksel sanatların yaşayan bir pratik olarak varlığını garanti ediyor mu yoksa arşivleştirilmiş bir geçmişe mi indirgiyor?

Türk tiyatro tarihinin hafızası Prof. Metin And'ın 10 bin kitaplık dev kütüphanesi Haliç Üniversitesi'nde araştırmacılara açılırken, paha biçilemez gölge oyunu koleksiyonu Bursa Karagöz Müzesi'nde koruma altına alındı.

Türk tiyatro tarihini bilimsel bir disipline dönüştüren duayen isim Prof. Metin And, vefatının ardından bıraktığı devasa arşiviyle kültürel hafızamızı aydınlatmaya devam ediyor. Galatasaray Lisesi ve hukuk eğitiminin ardından tutkusu olan sahne sanatlarına yönelen And, ardında sadece eserler değil; araştırmacılar için paha biçilemez bir hazine bıraktı.

AKADEMİK MİRAS HALİÇ'TE, SANAT BURSA'DA

Metin And'ın titizlikle oluşturduğu yaklaşık 10 bin kitaplık kütüphanesi, 15 bin dia ve 3 bin fotoğraflık dev arşivi Haliç Üniversitesi bünyesinde araştırmacıların hizmetine sunuldu. Öte yandan, And'ın hayatı boyunca topladığı eşsiz gölge oyunu tasvirleri koleksiyonu, bugün Bursa Karagöz Müzesi'nde sergilenerek geleneksel sanatımızın köprülerini geleceğe kuruyor.

GELENEKSELDEN EVRENSELE BİR ÖMÜR

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde 30 yılı aşkın süre ders veren And; Karagöz, ortaoyunu ve Osmanlı şenlikleri üzerine yaptığı öncü çalışmalarla tanındı. Oyun ve Bügü, Kırk Gün Kırk Gece ve Geleneksel Türk Tiyatrosu gibi başvuru kaynaklarıyla Türk kültürünü dünyaya tanıttı. Fransa ve İtalya'dan aldığı devlet nişanlarıyla başarısı uluslararası düzeyde tescillenen profesör, tiyatroyu sadece bir sahne eylemi değil, bir sosyolojik hafıza olarak ele aldı.