Yazar, ABD-İran geriliminin gerçek nedeninin nükleer değil, küresel petrol ticaretinde dolar hegemonyasını koruma refleksi olduğunu savunuyor. İran'ın Hürmüz Boğazını kontrol altında tutması ve olası Bab-el Mendep kapanması ABD'yi köşeye sıkıştırırken, İsrail ise bu sarmalda kısa vadede kazanç sağlasa da uzun vadede kendi yıkımını hazırlıyor iddiasındadır. Acaba savaşın devam etmesi ABD'nin zayıflığını gizleyen bir strateji olabilir mi, yoksa gerçekten kontrolü kaybetmiş bir güç mü?
İslamabad'da kurulan masa ilk görüşmede dağıldı. İran'ın giderek keskinleşen maksimalist talepleri, ABD'nin anlaşmaya gönlünün -zaten- olmaması sebebiyle korkulan oldu; işler daha da karmaşık hale geldi.
ABD Başkanı Trump yanlış hesap ve Netenyahu'nun kasıtlı yönlendirmesiyle girdiği savaşta köşeye sıkışmış durumda. Öfkesi bundan. Ülkesinde kendisine ve savaş politikasına verilen destek hızla eriyor. Uluslararası düzlemde hiç olmadığı kadar yalnız kaldı. Müttefikleri için çoktandır "güvenilmez ortak" ABD.
KÖRFEZ BUNALIMI, YENİ ARAYIŞLAR VE TÜRKİYE
Trump'ın başkanlığının ilk döneminden başlayarak Körfez ülkeleriyle yürüttüğü "güvenlik vaat et, parayı götür, bu arada İsrail'e alan aç" politikası İsrail yayılmacılığına gösterdiği müsamaha nedeniyle tepetaklak oldu.
Körfez ülkeleri ABD ortaklığının kendilerini İsrail saldırısından korumadığını, İran'ın ise ilk hedefi haline getirdiğini yaşayarak öğrendi. Yaşadıkları güvenlik bunalımını kontrollü yeni arayışlarla aşmaya çalışıyorlar süratle.
İsrail'in Gazze saldırıları esnasında Ankara'nın İslam İşbirliği Teşkilatı zemininde ve diğer çoklu görüşmelerde ortaya attığı maya tutuyor aslında. Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki son görüşmeler bu konuların etüt edildiği akıl odası gibi işliyor.
Velhasıl savaş, devam ettiği her gün için ABD hanesine daha ağır faturalar ekliyor.
SAVAŞIN DA BARIŞIN DA KİLİDİ HÜRMÜZ
İlk görüşmede iki tarafın da kendi taleplerinde diretmesi anlaşılabilir. Ama ABD'nin hem "bizim için en kritik başlık nükleer konusu" deyip hem de İran Hürmüz Boğazını açmıyor diye boğazdan -İran'a ücret ödeyerek- geçecek gemileri ablukaya alması, durumu tam bir çıkmaza sürüklüyor.
Savaşın başında zaten açık olan, uluslararası deniz hukukuna göre gemilerin ücretsiz ve haliyle serbest biçimde kullandığı boğaz halihazırda İran'ın kontrolünde ve kapalı.
İran bu durumu "Boğaz kapalı değil, dosta açık, düşmana kapalı" diyerek açıklıyor. Bir yandan boğaz geçişlerini ücretlendirmek için yasa hazırlığında, bir yandan da ABD müdahalesine karşı boğazı mayınlarla "girilemez" hale getiriyor.
ABD "PETRO-DOLAR PANİĞİ" YAŞIYOR
ABD'nin yanlış savaş hesabında sorun olmayacağını düşündüğü Hürmüz Boğazı halihazırda savaşın da barış masasının da anahtarı konumunda.
Öte yandan ABD'nin yaşadığı şey söylem çelişkisinden çok küresel manada petrol alımlarında dolar hakimiyetini koruma refleksi aslında. Zira dünya nüfusunun yüzde 95'i halihazırda petrol kullanıyor ve 1970'lerden bu yana petrol alan herkesin ödemesini dolarla yaparak ABD'ye pay vermesini şart koşuyor "dünya jandarması".
Daha önce bu dayatmayı kırmak isteyenlerin hepsini "cezalandırdı" ABD. ekonomik yaptırımlar dışında 2000'de petrolü Euro ile satmaya kalkan Irak'ı; 2011'de Afrika dinarıyla satış planlayan Libya'yı; 2018'den beri petrolü Çin'e yuan ile satan Venezuela'yı ve şimdi hem petrolü hem Hürmüz Boğazından geçişi -az sayıdaki gemi- rupi veya yuan ile yaptığı ortaya çıkan İran'ı.
Özetle ABD petro-dolar sisteminin by-pass edilmesini engellemek için savaşıyor aslında. Nükleer meselesi birincil sebep değil yani.
İRAN'IN ELİNDEKİ DİĞER KOZ: BAB-EL MENDEP
Tahran'ın elindeki en güçlü ve asimetrik koz tartışmasız Hürmüz. İşe yaradığı, ABD'yi yaraladığı, yapayalnız ve çaresiz bıraktığı da görüldüğü için bu kozdan vazgeçmek istemiyor İran.
Bu asimetrik koza karşı simetri oluşturabilmek ve İran'ın direncini kırmak için abluka formülünü buldu ABD. İşe yarama ihtimali, İran'ın Yemen'deki vekil gücü Husiler aracılığıyla Bab-el Mendep Boğazını da kapatmasından daha düşük. Zira İranlı yetkililer -gerekirse- bu kozu kullanmaktan çekinmeyeceklerini açıkça belirtti. Bab el-Mendep, Hürmüz kadar olmasa da enerji ve ticaret trafiği açısından küresel öneme sahip bir su yolu.

4