Nevit Kodallı'yı anmak

1 Eylül 2009'da değerli bestecimiz Nevit Kodallı'yı yitirmiştik. 12 Ocak 1925'te doğan bestecimiz için ben 2009 yılında bir kitap yazmıştım: "Mersin'den Yükselen ağdaş Bir Ses". Pan Yayıncılık'dan özenli bir çalışmayla basılmıştı. Onunla Mersin'de çocukluğunun geçtiği dağları, sokakları gezmiştik. Gözne Kalesi, Sunturas Şelalesi ve o Gözne yollarında unutamayacağım virajları heyecan içinde tırmanıyorduk. Bana da "Korkmayın ben bu virajların huyunu suyunu çok iyi bilirim" diyordu. Bu arada doğduğu kent Mersin'i, kendi kuşağının diğer bestecilerini, hocalarını anlatıyordu. Sonra Paris yıllarına uzandık. Kitaptaki devinimi bir gün içine nasıl sığdırdığımıza şimdi bile inanamıyorum.

Nevit Bey, Cumhuriyetle kurumsallaşan çoksesli müziğimizin 2. kuşak bestecilerindendi. alışkanlığı, üretkenliği, kararlılığı ve doğru bildiğini çekinmeden söyleyen karakteriyle tanınan kültür sanat insanımızdı. Mersin gibi çok kültürlü bir ortamda doğmuş, küçücük yaşta besteci olmayı aklına koymuş. Kulağında yetiştiği yörenin tüm sesleriyle Ankara'ya yeni kurulan konservatuvara girmiş. Ardından Paris'e giderek çağımıza yön veren bestecilerden Arthur Honegger'le ve nice besteciye yol gösteren Nadia Boulanger'le çalışma fırsatı bulmuş. Ankara'da yeni kurulan Cumhuriyetin geçiş dönemini yaşadığı gibi Paris'te de savaş sonrasının geçiş dönemini yaşamış. Eğitimini tamamlayıp Türkiye'ye döndükten sonra birçok müzik kurumunda hizmet vermiş, yüzlerce öğrenci yetiştirmiş, müzik sorunlarımızın iyileştirilmesi için çaba göstermiş ve besteleriyle çoksesli müzik tarihi zincirinin önemli halkalarından birini oluşturmuş.

Atatürk Oratoryosu, Van Gogh ve Gilgameş operaları, Cumhuriyet Kantatı, Hürrem Sultan Balesi, Sinfonietta, Telli Turna, Ebru, Güzelleme, Viyolonsel Konçertosu, liedler, oda müziği yapıtları ve piyano parçalarıyla hemen her ortam için altmış yılı aşkın bir süre, düzenli aralıklarla yapıt üretmiş.