Siz varsınız diye dünya daha güzel daha şefkatli

Uykusuz geceler, bitmeyen sorumluluklar, kendine vakit ayıramadan geçen günler... Annelik çoğu zaman büyük bir sevginin yanında görünmeyen bir yorgunluğu da taşıyor. Ama bir çocuğun hayatına dokunan o şefkat, sabır ve fedakarlık dünyayı gerçekten daha güzel bir yer haline getiriyor

Annelik yolculuğu başlar başlamaz beklentiler çoğalır. Herkesin bir tavsiyesi, bir eleştirisi vardır. "Şöyle yap, böyle yapma" lafları annenin omuzlarına ağır bir yük bindirir. Sosyal medyada tertemiz evlerde, gülümseyen yüzlerle paylaşılan fotoğraflar gerçek hayattaki yorgun anneleri daha da üzebilir. Gerçekte mükemmel anne diye bir şey yoktur. Hiç yorulmayan, hiç sinirlenmeyen, her işi aynı anda eksiksiz yapan, kendine de eşine de çocuğuna da yeten bir anne profili sadece hayaldir.
Bu hayalin peşinde koşmak anneleri tükenmişliğe sürükler. Kendini sürekli yetersiz hisseden anne, ne kadar çabalarsa çabalasın iç huzurunu bulamaz. Yeterli annelik ise bambaşkadır. Bu annelikte temel olan sevgi ve çabadır. Her an kusursuz olmak yerine, çoğu zaman yanında olmak, sevgiyi hissettirmek ve gerektiğinde "Bugün biraz yoruldum" diyebilmektir. Yeterli anne, çocuğuna "Hayat mükemmel olmak zorunda değil, sevgi yeter" mesajını verir. Annelikte en büyük güç, kendine şefkat göstermektir. Gece uykusuz geçen saatlerden sonra kendine "Keşke daha sabırlı olsaydım" demek yerine "Bu çok zor bir süreç, elimden geleni yapıyorum" diyebilmektir. Bir gün ev dağınık kaldı diye, bir gün sesi yükseldi diye, bir gün unuttuğu bir şey oldu diye kendini kötü anne ilan etmemelidir. Bunlar her annenin yaşayabileceği doğal anlardır. Kendine nazik davranan anne hem kendine hem çevresine daha huzurlu yaklaşır. Kendine şefkat göstermek, kendi ihtiyaçlarını da görmektir. Ara sıra 15-20 dakika dinlenmek, sıcak bir çay içmek, duş almak, bazen yemek siparişi vermek annenin hakkıdır. Tükenmiş bir halde devam etmek uzun vadede ne kendine ne çocuğuna fayda getirir. Kendine iyi bakan anne, daha sabırlı ve daha sevgi dolu olur.


'YARDIM ALABİLİRİM' DİYEBİLMEK ÖNEMLİ
Hamilelik döneminde anne beden ve ruh olarak büyük değişim yaşar. Karnındaki minik varlığı korumak için çaba gösterir. Canı ne çekerse ölçülü şekilde yer, dinlenmeye çalışır. Ancak her gün kusursuz bir hamilelik yaşamak zorunda değildir. Bazı günler yorgunluk ağır basar, bazı günler duygular dalgalanır. Bunlar normaldir. Doğum sonrası lohusa dönemi de annenin dinlenmeye en çok ihtiyaç duyduğu zamandır. Süt verme süreci, uykusuz geceler, bedenindeki değişimler anneyi zorlayabilir. Bu dönemde yardım kabul etmek, yakınlarından destek istemek annenin gücünü gösterir. Her şeyi tek başına yapmaya kalkmak yerine "Yardım alabilirim" diyebilmek yeterli anneliğin güzel bir örneğidir.


DUYGUSAL YÜKÜ AĞIRDIR
Ergenlik dönemi anneler için duygusal olarak en çetin süreçlerden biridir. Kapılar kapanır, sesler yükselir, "Anlaşılmıyorum" hissi ağır basar. Bu dönemde anne sakin kalmaya, mahremiyete saygı göstermeye çalışır. Kendi duygularını yönetmek annenin en büyük sınavıdır.
Güven bağı kurmuş bir anne, bu fırtınalı dönemde de yolunu bulur. Bazen tartışma olsa da sarılmak, "Seni seviyorum" demek ilişkinin devamını sağlar. Anne bu dönemde kendine daha fazla şefkat göstermelidir çünkü duygusal yükü ağırdır.
Çalışan anneler sabah işe, akşam eve iki yönlü sorumluluk taşır. Bu dengeyi tutturmak zordur. Yeterli annelik burada "Her an her şeyi yapmak zorunda değilim" der. Haftada birkaç kaliteli zaman, diğer zamanlarda idare etmek mümkündür. Çalışan anne kendini suçlu hissetmemelidir. Çocuklar annelerinin sevgisini hissettiği sürece anlayış gösterir. Kendine şefkat gösteren çalışan anne hem işte hem evde daha dengeli durur.


SARILMAK EN BÜYÜK ARMAĞAN
Bebek bakımı annenin en yoğun dönemlerinden biridir. Uykusuz geceler, sürekli tetikte olma hali anneyi fiziksel ve duygusal olarak yorar. Süt yetmediğinde ek destek almak, gece kalkamayan annenin eşinden veya yakınlarından yardım istemesi son derece doğaldır. Bu dönemde anne bazen "Başka anneler nasıl bu kadar rahat yapıyor" diye düşünür. Oysa her annenin şartı farklıdır. Önemli olan sevgiyi hissettirmektir. Kucağa almak, sarılmak, konuşmak annenin en büyük armağanıdır. Çocuk okula başladığında da annenin rolü değişir ancak yükü azalmaz. Sabah hazırlıkları, akşam yorgunluğu, kaygılar devam eder. Ödevler ve okul işlerinde destek olmak annenin çabasını gerektirir. Ancak her şeyi annenin halletmesi gerekmez. Çocuğun kendi denemelerine alan bırakmak da anneliğin bir parçasıdır. Bu dönemde anne kendi yorgunluğunu görmeli, ara sıra dinlenmelidir. Akşam sohbetlerinde çocuğunu dinlemek, ona zaman ayırmak annenin en değerli katkısıdır. Notlar ve başarılar önemli olsa da annenin iç huzuru ve sevgisi daha kalıcı etki bırakır.


YETERLİ ANNELİK GERÇEK HAYATTA MÜMKÜN
Tek başına çocuk yetiştiren anneler büyük fedakarlık gösterir. Engelli çocuğu olan anneler, zor ekonomik şartlarda mücadele eden anneler olağanüstü çaba sarf eder. Bu anneler "Elimden geleni yapıyorum" diyebilmeli ve kendilerine şefkat göstermelidir. Her annenin şartı farklıdır. Kıyaslama yapmak yerine kendi yoluna odaklanmak annenin ruh sağlığını korur.