Bir ilişkinin sona ermesiyle birlikte yas süreci başlar. Bu süreç kişinin hem ruhunu hem de günlük yaşamını büyük ölçüde etkiler. Duyguları bastırmadan kabul etmek, hayata küçük adımlarla yeniden katılmak ve kendini yeniden keşfetmek, toparlanma sürecinin en önemli adımlarıdır
Ayrılık haberi ilk ulaştığında çoğu insan önce inanmak istemez. "Bu gerçek olamaz, mutlaka dönecek, bu sadece bir tartışma" diye düşünür durur. Ama günler geçtikçe gerçek yavaş yavaş yerleşir kalbine. O zaman ağlamalar başlar, geceler uykusuz geçer, gündüzler ise boş ve ağır gelir. Bu duygulara yas süreci denir. Yas, sevdiğin bir şeyi kaybettiğinde yaşanan çok doğal bir yoldur. Kimse bu yoldan kaçamaz. Bazıları çabuk atlatır, bazıları daha uzun sürer. Herkesin süresi farklıdır. Önemli olan bu duyguları yargılamadan hissetmektir. İlk günlerde evden dışarı çıkmak bile büyük bir çaba ister. Perdeleri kapatır, yatağa sarılır, saatlerce aynı yerde kalırsın. Eski fotoğraflara bakmak, eski mesajları okumak istersin. Ama bunları yaparsan acıyı daha da derinleştirirsin.
Bunun yerine kendine şefkat göstermeyi dene. İçinden "Şu anda çok üzgünüm ve bu tamamen normaldir" diye tekrarla. Aynanın karşısına geç, kendine sarıl. Kollarını vücuduna dolayıp "Ben buradayım, kendimi yalnız bırakmayacağım" de. İlk başta garip gelebilir ama kendini teselli etmek gerçekten iyi gelir. Vücudun ve aklın iyileşmek için zamana ve nazikliğe ihtiyacı vardır. Bu ilk günlerde en faydalı şey hareket etmektir. Her sabah kalkmaya çalış. Yüzünü soğuk suyla yıka. Pencereyi aç, temiz havayı içine çek. Dışarıya çık, beş on dakika olsun yürüyüş yap. Adımlarını yavaş at, etrafına bak. Kuşların uçuşunu, ağaçların yapraklarını, yoldan geçen insanları izle. Hayatın devam ettiğini gör. Sen de bu hayata yavaş yavaş yeniden katılacaksın. Yürümek hem vücudunu hem aklını biraz olsun rahatlatır.
ÖFKE PATLAMALARI SIKÇA YAŞANIR
Her gün biraz daha uzun yürümeye çalış. Bu küçük ilerlemeler birikerek büyük değişim yaratır. Uyku sorunu neredeyse herkesin başına gelir. Gece yatağa yattığında düşünceler birbiri ardına gelir. "Neden oldu", "Ne yapacaktım" diye zihin dönüp durur. Böyle zamanlarda kalk, odanın içinde birkaç adım at. Derin derin nefes al. Burnundan yavaşça al, birkaç saniye tut, ağzından yavaşça ver. Bu basit nefes alma yöntemi aklını dağıtmakta çok işe yarar. Tekrar yatağa dön ve gözlerini kapat. Uyuyamasan bile dinlenmeye çalış. Vücudun dinlendikçe güç toplar. Sabret, zamanla uykun düzene girecektir. Öfke dalgası da bu dönemde sık sık gelir. İçinden "Beni neden terk etti", "Yıllarımı boşa harcadı", "Hakkım yenildi" diye kızgın sesler yükselir. Bu öfke de yasın bir parçasıdır. Öfkeyi tamamen bastırırsan içinde birikir ve daha büyük sorunlara yol açar. Onu dışarı atmak için sağlıklı yollar bul. Yürüyüşe çıkıp hızlı hızlı yürü, adımlarını yere sert bas. Evde bir yastığı alıp vurabilirsin. Veya bir kağıda aklına ne geliyorsa yaz, sonra o kağıdı yırt at. Öfkeyi dışarı atmak insanı rahatlatır. Ama sakın unutma, kimseye zarar verme, intikam planları yapma. Bunlar seni daha çok yaralar, karşındakini değil.
KENDİNİ YENİDEN KEŞFET
Ayrılık sonrası en sık sorulan soru şudur: "Ben şimdi kimim" Eskiden kendini eş olarak, sevgili olarak, birlikte bir hayat yaşayan kişi olarak tanımlardın. Şimdi o tanım gitmiştir. Boşluk hissi verir, korkutabilir. Ama bu boşluk aynı zamanda yeni bir sen yaratmak için büyük bir fırsattır. Küçük şeylerle başla. Evinin bir köşesini kendine ayır. Orada sessizce otur, bir fincan çay iç, düşün. Eskiden sevdiğin bir şeyi hatırla. Belki radyo dinlemek, belki eski bir hobi, belki pencereden dışarıyı seyretmek. O ilgiyi yeniden canlandır. Haftada bir dışarıda yeni bir şey dene. Mahalledeki yürüyüş yolunu değiştir. Bir parkta banka otur, etrafı izle. Evde müzik aç, kendi kendine dans et ya da şarkı söyle. Kimse seni görmese de olur. Bu özgürlük hissi verir. Arkadaşların ve ailen bu günlerde çok önemlidir. Gerçek dostlarını ara, "Gel bir kahve içelim" de. Konuş, anlat, dinle. Yükün yarısı omuzlarından iner. Aile büyükleriyle vakit geçir. Sosyal medya konusunda çok dikkatli ol. Eski fotoğraflara, eski hesaplara bakma. Bunlar yarayı kanatır. Eski sevgiliyle ilgili her şeyi engelle, sil. Bunun yerine güzel ve olumlu paylaşımlar takip et. Motive edici sözler, doğa görüntüleri, basit mutluluk anları. Gördüğün güzel şeyler aklını iyi yöne çeker. Her geçen gün kendini biraz daha tanı. Ne seviyorsun ne istemiyorsun, neler seni mutlu eder Bunları keşfetmek zaman alır ama çok değerlidir.
YASI GÜCE DÖNÜŞTÜREBİLİRSİN
Zorluklar ve acılar insanı olgunlaştırır. Birçok insan ayrılıktan aylar sonra "Aslında bu ayrılık benim için hayırlı olmuş" diyebiliyor. Çünkü acı insana çok şey öğretir. Öncelikle kendi sınırlarını öğrenirsin. Bundan sonra "Hayır" demeyi bilirsin. Saygısızlığa, kötü muameleye tahammül etmezsin. İkinci olarak kendine değer vermeyi öğrenirsin. Aynaya her baktığında "Ben değerli bir insanım" diye içinden tekrarlarsın. Üçüncü olarak sabırlı olmayı öğrenirsin. Her şeyin hemen olmasını beklemezsin. Dördüncü olarak başkalarına daha anlayışlı bakarsın. Çünkü sen acı çektin, onların da neler yaşadığını daha iyi anlarsın. Bu değişimler birdenbire olmaz. Zaman ister, sabır ister. Her şey bir sebepten dolayı olur. Bu ayrılık belki seni daha doğru bir yola, daha iyi insanlara, daha güzel günlere çıkarmak içindi. Geleceğe umutla bak. Bir yıl sonra, iki yıl sonra baktığında büyük ihtimalle şaşıracaksın. Yeni alışkanlıklar edinmiş, yeni dostlar edinmiş, yeni ilgi alanları bulmuş olacaksın. Belki daha huzurlu bir evin, daha düzenli bir hayatın olacak. Aceleye getirme hiçbir şeyi. Yaran tam olarak kabuk bağlamadan yeni ilişkilere girme.

12