Allah'ın ipine sarılmadığımız için tutunamıyoruz. Tane tane yaşasan da bir bütün ölüm. Dünya zehirli çayır, varamadığımız yerlere yetişen iyilerin ayak izleri hatrına yaşıyoruz. Hep diyorum "Yara almadan gitmek imkansız o zaman hafif sıyrıklarla atlatalım dünyayı" bu bir duadır.
Bir çocuk gördük, sele verdiğimiz bütün telaşlarımız arasında ezberindeki ayetlerin ipeğine sarılı yüzüyle bize çok şey söyledi. Mahmut Işıldak, 14 yaşında hafızlık talebesi Balat'ta elektrik akımına kapılarak vefat etti. Yağmur damlasının bir lütuf olduğunu özletecek kadar coşkun yağışlar acizliğimizi hatırlamaya döndürdü bizi.
Rahmet isterken bile Allah'ın azametine sığınmayı unutmayarak, yağmurun ikazının sadece toprağa değil topraktan olan insana matuf olduğu gerçeğiyle kabullenişi yaşamak! Gafletimizi sarstı!
Hafız Mahmut bir yetim, en erken derviş ruh, dünyaya en geç yetişen.
Yüzünde kalbimizdeki bütün kuru otları silip süpüren tertemiz teslimiyet rüzgarı.
Düşünün ki o kalp mahzun, taze yetimliğini ayetlerin hakikatiyle bastırıyor.
Alim bir babanın evladı kim bilir onun hafızlık nasihatine mahcup olmamak için acısını da cüz cüz ezberleyerek ruhunu yetimliğin sarmaşığından koruyor.

2