ÖRT Kİ, ÖLEM!..
Enflasyonu savaşa bağlayan hükümet, Rusya ve ABD'nin çok daha düşük oranlarını nasıl açıklayacak?
Yazar, Türkiye'nin yüksek enflasyonunun temel sorununun jeopolitik değil, demokrasi ve kurumsal yapıdaki zaafiyet olduğunu iddia ediyor. Enflasyonu savaşa bağlayan açıklamaların halkın moralini bozduğunu ve güven sorununu derinleştirdiğini vurguluyor. Ancak istikrarı sağlamak için IMF ile çalışmak yerine pahalı dış finansmana yöneliş, yapısal reformlar ve ekonomik planlamayı ihmal etmiş bir yönetim modeli mi gerçekten enflasyonun ana sorumlusu?
TÜİK Mart ayı TÜFE oranı beklenenden düşük çıktı. Aylık 1,94 yıllık 30,87 oldu. Yüzde 30 üstünde kaldı İTO geçinme endeksi aylık 2,97, TÜFE'ye göre bir puan daha yüksek, yıllık 37,68, TÜFE'ye göre 7 puan daha fazla oldu.
Aslında geçinme endeksi birkaç puan farklı olabilir. Ama zaman zaman on puan fark olması teknik olarak doğru değildir. Ayrıca birisi kamu kurumu diğeri yarı kamusal kurum olarak, iki kurum arasında bu kadar fark olması, güven sorunu yaratıyor. Şimdilerde ekonomik istikrar için en önemli sorun güven sorunudur.
Öte yandan 12 aylık TÜFE oranı da 32,82 oldu. Nisan ayında yasal kira artışı, bu oran üstünden yapılacak.
Bizde gelenek haline geldi; İyi olursa hükümetler yaptı, kötü olursa dış güçler yaptı, denilir. Şimdi direnen enflasyon da jeopolitik şartlara ve savaşa bağlanıyor.
Merkez Bankası Başkanı, "Yaşanan savaş enerji fiyatlarında belirgin bir yükselişe yol açtı. Bu durum enflasyon üzerinde maliyet kaynaklı baskı yaratıyor. Enerji fiyatlarının doğrudan etkilerinin yanında farklı sektörlerde dolaylı enflasyonist etkilerini de görebiliriz." diyor.
Bakan Şimşek'te "Savaş Uzarsa Türkiye'de Enflasyon Riski Artabilir" demişti.
Elbette TÜFE artışında jeopolitik risklerin ve savaşın etkisi var. Ama her ne hikmetse tüm istikrar sorununu savaşanlar değil de biz çekiyoruz.
Mart ayı enflasyon oranı;
Savaşan Rusya'da aylık yüzde 0,70; yıllık yüzde 5,90 oldu. Savaşan ABD'de aylık yüzde 0,30 ve yıllık yüzde 2,4 oldu.Ekonomi yönetiminin enflasyonu jeopolitik sorunlara ve savaşa bağlaması zaafiyet algısı yaratır. Ekonomi yönetimi bir şey yapamıyor diye, halkın morali bozulur. Böyle çıkmazlara halk "ört ki ölem" diyor.
Gerçekte bugün kim olursa olsun, mevcut şartlarda fiyat istikrarı sağlayamaz. Zira bugünkü enflasyon sorunu geçmişte yaşadığımız krizlerden çok farklıdır.
Demokrasi ve hukuk ekonomik istikrarın altyapısıdır. Biz ne dersek diyelim, yerli ve yabancı sermaye, iktisadi ajanlar, AB gibi, Avrupa İnsan hakları mahkemesi gibi ve OECD gibi kurumların verilerine ve yorumlarına bakar.Dünya Türkiye'de otokrasinin tırmandığını ve yargının siyasallaştığını söylüyor. Demokrasi ve hukuk altyapısı olmadan istikrar sorunu çözülmez.
Kalıcı istikrar için, iktidarda kim olursa olsun, önce demokrasi ve hukuk sorununu çözmek gerekir.
Cumhurbaşkanının parti genel başkanı olması da, parti devleti algısı yarattı. Eğitime her aşamada, ideolojik müdahaleler Kurumsal eğitimde zaafiyet yarattı.
5