FİNANSAL YATIRIM ARAÇLARI VE İSTİKRAR

Merkez Bankası düşük kur ve yüksek reel faizle enflasyonu frenliyorsa, neden sıcak para girişi ve dolarizasyon riski artmaya devam ediyor?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Merkez Bankası'nın reel faiz ve kur politikalarının enflasyonla mücadelede kısmen başarılı olduğunu ancak bu araçların dışa bağımlılık ve kırılganlık yarattığını iddia ediyor. Temel argümanı şu: yüksek reel faiz kısa vadeli sermaye çekiyor ama bu paranın ani çıkışı kriz riski oluştururken, düşük kur ihracatçılığı zayıflattığı için cari açığı büyütüyor. Peki, enflasyonu kontrol etmenin alternatifleri neler ve maliye politikasındaki popülarist harcamalar değişmediğinde bu başarı ne kadar sürdürülebilir?

Mart ayı finansal yatırım araçları reel getiri oranları açıklandı. Bu araçlardan, faiz, kur, iç borçlanma senetleri, Merkez Bankası ile Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından dezenflasyonist politika aracı olarak kullanılıyor.

Sorulması gereken soru şudur; Bu araçların enflasyonla mücadelede etkisi oldu mu Bu araçların kullanılmasında Merkez Bankası ve Maliye başarılı oldu mu

Merkez Bankası, düşük kur-reel faiz politikası uyguluyor.

2026 yıl sonu TÜFE oranı yüzde 30 dolayında kalırsa MB 37 gösterge faizine göre reel faiz oranı yüzde 5,3 oluyor. TÜİK mart ayı verilerine göre bir yıllık mevduat brüt reel getiri oranı yüzde 4,2 oldu.

Türkiye şartlarında bu seviyede reel faiz vermek normaldir.

Reel faiz; dolarizasyonu önlüyor... Kredi talebi düşüyor. Bu yolla döviz talebi düşüyor. Dolarizasyon önleniyor. Kısa vadeli yabancı sermaye -sıcak para giriyor. Döviz talebi azalıyor.

Tüketimin maliyeti artıyor, iç talep ve fiyatlama baskısı zayıflıyor.

Öte yandan reel faiz, kısa vadeli yabancı sermaye girişini teşvik ediyor. Sıcak para kısa vadede döviz sorununu çözüyor ve fakat aynı zamanda hem ekonomide kırılganlık yaratıyor hem de kur riskini artırıyor. Sıcak paranın ani çıkışı kur şoklarına ve krize neden oluyor.

Ekonomi yönetimi, "dalgalı kur sistemi olduğu için kur hedefi yok" diyor; ama pratikte oynaklığı sınırlamak ve TL'ye talebi artırmak için rezerv, faiz, makroihtiyati kurallar ve dövizden TL'ye geçiş araçlarını birlikte kullanıyor.

MB ve kamu bankaları, döviz satarak, döviz piyasasına doğrudan müdahale ediyor.

Döviz tutmayı pahalı, TL tutmayı görece avantajlı hale getiren makroihtiyati kurallar uyguluyor. Söz gelimi MB yabancı para mevduatlara zorunlu karşılık oranlarını artırdı.

Türkiye, ihracatçı dövizlerinin bir bölümünün TCMB'ye satılması ve TL'ye dönüşümünü zorunlu tutuyor.

Bu yolla TL değer kazanıyor. TÜİK Mart ayı verilerine göre son bir yılda;