Ekonomik istikrar için devletin önemi

Esfender Korkmaz
08.07.2026
97

1929-1930 Dünya Bunalımı, kapitalizmin sonu mu geldi sorusuna neden oldu. Sovyet yönetimi de bu bunalımı "kapitalizmin çöküşü" olarak yorumladı. Hatta daha da ileri giderek "dünya komünist olacak" diye propaganda yaptı.

Keynes, Piyasa kendini onaramayacak, yeniden harekete geçmesi için devletin sınırlı müdahale etmesi ve ivme kazandırması gerekir. Ancak kamu müdahalesinin, sınırlı olması, sermaye ye özel mülkiyete, özel işletmelere, zarar vermeyecek şekilde olması gerekir.

Keynesgil politikalar, ikinci dünya savaşından sonra 1980 öncesi yıllarda dünya refahında etkili oldu. Ama siyasiler müdahaleyi popülizm olarak kullandıkları için, enflasyon ve stagflasyon yaşandı ve sistem yerini yeni liberal politikalara bıraktı.

Türkiye devletçilik dönemi istikrar getirdi.

Kurtuluş savaşından sonra Türkiye'de sermaye birikimi oluşmamıştı. 1927 özel sektör teşvik edildiği halde, kayda değer ilerleme olmadı. Dahası 1930 dünya buhranı tüm dünyayı olduğu gibi Türkiye'yi de etkilemişti. Bu nedenlerle 1930 sonrası devletçilik eğilimi gelişti.

1932-1938 birinci sanayi planı yapıldı.

Türkiye de ilk planlama uygulaması, 17 Nisan 1934 tarihinde yürürlüğe giren Birinci Beş Yıllık Sanayi Planıdır. Bu planın genel hedefi 1934-1938 yılları arasında sanayinin gelişmesini sağlamak, dışa bağımlılığı azaltmak ve ithal malların içerde üretilmesini (ithal ikamesini) sağlamaktı. Planda, büyük sermaye ve ileri teknoloji gerektiren sanayi devlete bırakıldı.

Devlet tarafından kurulacak fabrikaların kapasite durumu ve yer seçiminde;

Bölgeler arası gelişmişlik farkını azaltacak şekilde geri kalmış bölgelerin geliştirilmesi, Yatırımların etkin, en az maliyetle yapılması; Milli Savunma gereklerine uygun olması, ilkeleri esas alındı.

Sanayi tesisleri kurulurken enerji, kömür, işgücü, ulaşım gibi özellikler dikkate alındı. 20'ye yakın KİT kuruldu. Ayrıca fabrika, demiryolu, liman gibi imtiyazlı yabancı şirketler, satın alınarak millileştirildi.

Yatırımların Finansmanı İş bankası ve Sümerbank tarafından yapıldı.

Bütçe harcamalarının milli gelir içindeki payı yükseldi ve bütçe açıkları bazı yıllar azaldı, bazı yıllar fazla verdi. Mali disiplin sağlandı. GSYH yüzde 9 oranında büyüdü.