Morgan Stanley Capital International(MSCI), Financial Times Stock Exchange (FTSE), S&P Global, dünyada sermaye piyasası ve borsalar için endeks ve piyasa sınıflandırması yapar.
Bu sınıflama, ülkelerin risk, likidite, kurumsal kalite ve piyasa derinliği, ekonomik gelişmişlik, piyasa erişilebilirliği kriterlerine göre yapılır. Piyasalar dört sınıflama içinde yer alır.
Developed Markets
Gelişmiş Piyasalar
Ekonomisi ve sermaye piyasası gelişmiş, likiditesi yüksek, kurumsal yapısı güçlü ülkeler. Örnek: ABD, Almanya, Japonya.
Emerging Markets
Gelişmekte Olan Piyasalar
Ekonomisi büyüyen ama finansal piyasaları gelişmiş ülkelere göre daha riskli ve oynak olan ülkeler. Örnek: Türkiye, Brezilya, Hindistan.
Frontier Markets
Sınır Piyasalar / Öncü Piyasalar
Gelişmekte olan piyasalardan daha küçük, likiditesi düşük, siyasi ve ekonomik riski daha yüksek ülkeler. Örnek: Vietnam, Fas, Kenya gibi ülkeler.
Standalone Markets
Bağımsız / Sınıflandırma Dışı Piyasalar
Gelişmiş, gelişmekte olan veya frontier sınıfına tam girmeyen; genellikle erişim, likidite, yaptırım, sermaye kontrolü veya piyasa yapısı sorunları olan ülkeler.
S&P Global 7 Temmuz 2026 da, Türkiye'yi piyasa sınıflandırmasının düşürülmesi ihtimali nedeniyle resmi izleme listesine aldığını açıkladı. Bu karara göre Türkiye de sermaye piyasasında;
Piyasa erişebilirliği sorunları var. Yabancı kurumsal yatırımcı açısından piyasaya girme-çıkma, işlem yapma, endeks takibi ve uygulama konusunda negatif algı var. Yapısal sorunlar arttı. Sadece geçici oynaklık değil, piyasa yapısı ve işleyişinde kalıcı sorunlar olduğu anlaşılıyor. Hisse sahipliği şeffaflığı açık ve şeffaf değil. Hisselerin gerçek sahipliği, fiili dolaşım oranı ve fon/ilişkili taraflar üzerinden sahiplik yapıları yeterince açık görülmüyor.Açıklamada, "Bu yapısal sorunlar bir takvim yılı içinde giderilmezse, Türkiye'nin sınıflandırması ilk yıllık gözden geçirme döneminde yeniden değerlendirilecektir.'' Deniliyor.
MSCI' de 18 Haziran ve 23 Haziran'da Türkiye için uyarıda bulundu;
Hissedar yapısı yeterince şeffaf değil. Bazı şirketlerde gerçek nihai ortakların ve faydalanan sahiplerin zamanında ve ayrıntılı görülemediğinden şikâyet var. Bu, gerçek serbest dolaşım oranının hesaplanmasını zorlaştırıyor. Bazı küçük ölçekli şirketlerde koordineli işlem şüphesi var. Bazı fon payları ve şirketlerle bağlantılı yapılar üzerinden koordineli işlem davranışları görülüyor ve bu nedenle serbest dolaşım oranlarını yapay biçimde yüksek gösterebiliyor.
146