Çağımızın savaşı: Demokrasi mi, otokrasi mi

Trump ve Putin otokrasileri desteklerken, dünya nüfusunun yüzde 74'ü otokrasilerde yaşıyor—peki demokrasi gerçekten iyileşebilir mi yoksa bu yeni düzen mi?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Trump ve Putin gibi otokratların küresel demokrasi krizi derinleştirdiğini, Freedom House verilerine göre özgür ülke sayısının düştüğünü ve V-Dem raporunun dünya nüfusunun 1978 seviyesine geri gittiğini iddia ediyor. Ortadoğu ve Türkiye'nin monarşi değil bağımsız yargı, serbest seçim ve hesap verebilir devlet ihtiyacı olduğunu vurgularken, demokrasilerin kendini onaran rejimler olduğu konusunda ısrarlı—ama kurumları koruyup içini boşaltma taktikleri karşısında bu önerme ne kadar güvenilir?

Siyasette de ekonomik konjonktüre benzer biçimde konjonktür oluşuyor. Demokrasi talebinin yükseldiği dönemler siyasal konjonktürde genişleme ya da yükseliş, talebin zayıfladığı dönemler ise daralma ya da gerileme dönemleridir.

Freedom House, 1972 yılından beri dünya ülkelerinde siyasi haklar ve sivil özgürlükler açısından anket ve görüşme yoluyla özgürlük endeksi hazırlıyor. Ülkeleri özgür, kısmen özgür ve özgür olmayan statüye ayırıyor.

Dünyada özgür ülke sayısı 1977 yılında 43 iken Sovyetlerin dağılması ile arttı ve 2007 yılında 90'a çıktı. Sonra düşmeye başladı. Özgür olmayan ülke sayısı ise, 1977 de 64 iken, 2007 de 43'e geriledi sonra 2025 yılında tekrar 59'a yükseldi. (Aşağıdaki Tablo)

in nüfusu da dahil olduğu için eğer Nüfusa göre bakarsak; V-Dem'in 2026 Demokrasi Raporu, dünya nüfusunun yaşadığı demokrasi düzeyinin 1978 seviyesine indiğini, dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 74'ünün otokrasilerde yaşadığını söylüyor.

Şimdilerde, Trump ve Putin, kendilerine benzer otokratları destekliyorlar. Söz gelimi her ikisi de Macaristan'da Orban'ı destekledi. Trump Hindistan'da Modiyi destekliyor.

Trump Türkiye'de demokrasi istemiyor. ünkü Türkiye'nin Avrupa'ya girmesini istemiyor. Demokrasi ve hukuk AB' nin uyum önceliğidir.

Büyükelçi Tom Barrack'ın Antalya'da konuşması da aslında Trump zihniyetinin bir yansımasıdır.

Barrack Orta Doğu'da işe yarayan model olarak "güçlü liderlik rejimleri", "iyicil monarşiler" ve "monarşik cumhuriyetler" dir. Demişti.

ABD demokrasilerde halkın ve meclis engeli istemiyor. Doğrudan yönetemediği ülkelerde otokrasi istiyor. Bir Mart tezkeresi bu durumu gün yüzüne çıkardı.

ABD demokrasisi, aşağıdan yukarıya gelen, halka dayanan bir demokrasidir. 1950'li yıllarda ABD Türkiye'de ilkokullara süt tozu gönderirdi. Ayrıca her öğrenciye ABD' yi tanıtmak için "Halktan doğan bir devlet" ismiyle bir de broşür dağıtılırdı.

Bugünkü Trump ABD' de demokrasi geleneğine aykırıdır. Trump'la ABD daha zor durumlara düşer. ABD Trump sorununu çözmek zorundadır.