Mekke'nin henüz vahiy ile tanışmadığı yıllar… Merkezi bir devletten yoksun Kureyş toplumunda güç dengeleri kabileler arasında dağılıyor, ticaretle büyüyen şehir yeni gerilimler de üretiyordu. Servetin ve itibarlı soyların hakim olduğu bu düzende güçlü olanın sözü geçiyor , zayıfın hakkı çoğu zaman gözetilmiyordu. İnsanların can güvenliği ve hak arama imkânı yalnızca mensup oldukları kabilenin" asabiyye gücü" nispetinde karşılık buluyor, bu durum Mekke'de ciddi bir ayrışma doğuruyordu. Bir taraftaMekke'nin henüz vahiy ile tanışmadığı yıllar… Merkezi bir devletten yoksunKureyş toplumundagüç dengeleri kabileler arasında dağılıyor, ticaretle büyüyen şehir yeni gerilimler de üretiyordu. Servetin ve itibarlı soyların hakim olduğu bu düzendegüçlü olanın sözü geçiyor, zayıfın hakkı çoğu zaman gözetilmiyordu. İnsanların can güvenliği ve hak arama imkânı yalnızca mensup oldukları kabilenin"asabiyye gücü"nispetinde karşılık buluyor, bu durum Mekke'de ciddi bir ayrışma doğuruyordu.Bir tarafta statükoyu ve kabile ayrıcalıklarını korumak isteyen "Yeminliler İttifakı" (Kan Yalayıcılar), diğer tarafta ise kendi aralarında birbirlerini desteklemek üzere yemin edenlerin oluşturduğu"Güzel Kokulular İttifakı"bulunuyordu.Bu ittifaklar, kabilelerin dışında kalan yabancılar, köleler ve kimsesizler için ise adaleti tesis etmiyordu. Yemenli bir tüccarın malına Kureyş'in ileri gelenlerinden Âs b. Vâil tarafından el konulması Mekke'de yeni bir hareketin doğmasına sebep oldu.Abdullah bin Cüd'ân'ın evindetoplanan bazı kabile liderleri ve şehrin ileri gelenleri aralarında ahitleşerek tarihe"Hilfü'l-fudûl"olarak geçecek şu sözü verdiler:"Denizde bir yün parçasını ıslatacak kadar su kaldığı sürece zalime karşı mazlumun yanında olacağız."Artık Mekke'de yerli veya yabancı birine zulüm yapıldığında, -zalim kim olursa olsun- mazluma hakkı geri alınıncaya kadar yardım edilecekti.O toplantıya henüz yirmili yaşlarında olanPeygamber Efendimiz (sav)de katılmıştı. Rivayetlere göre Hz. Peygamber yıllar sonra bu ittifakı överek şöyle demiştir:"Abdullah bin Cüd'ân'ın evinde amcalarımla öyle bir anlaşmaya katıldım ki, benim gözümde kızıl tüylü bir deve sürüsünden daha sevimlidir. O anlaşmaya şimdi de çağrılsam yine icabet ederim."Mekke'nin sosyal yapısı yalnızca ittifak bloklarından oluşmuyordu. Soy hiyerarşisinin dışında kalan insanlar toplumun en kırılgan kesimini oluşturuyordu. İslam'ın ilk yıllarında Peygamber'in çağrısına ilk karşılık verenlerin bu kesimden çıkması tesadüf değildi. Çünkü İslamiyet, insanları soylarına göre değerlendirmiyordu.Allah Resulu'nün hayatına dair stratejik ve siyasi okuma imkanı sunanWadah Khanfar'ın, İlk Baharisimli kitabında (Vadi Yayınları) bu ittifaklar ayrıntılı biçimde ele alınır.İbn Hişam'ın Hz. Peygamber'in Hayatı (Ketebe Yayınları), Muhammed Hamidullah'ın İslam Peygamberi(Beyan Yayınları) ile İslam Ansiklopedisi'nin ilgili maddelerindeHilfü'l-fudûlhenüz bir devlet otoritesinin olmadığı Mekke'de adalet mekanizmasını sağlayanvicdan hareketiolarak anlatılır.Ebu Cehil gibi zalimlerin önlerine adalet duvarları ören"Erdemliler İttifakı", mevcut dünya düzeninin sıkışmışlığı karşısında, 15 asır sonrasına bir"İnsanlık İttifakı" modeli sunuyor.Bugünlere baktığımızda7 Ekim'den beri Gazze'de yaşanan soykırım, Venezuela'da ülke liderinin evinden kaçırılması veİran'a açılan savaş, çağın zalimlerine karşı; milletler ve dinler üstü birittifak arayışınınkaçınılmaz olduğunu gösteriyor.2026 yılı, 2.Dünya Savaşı sonrası kurulan uluslararası kurumların ve devlet otoritesinin kökünden sarsıldığı dönemi de içinde barındırıyor.
Zalime karşı: Yeni bir "Hilfü'l-fudûl" mümkün mü
11-03-2026
5
Bayır Bucak'ta dağ gibi bir baba: "Burası Çanakkale'ydi"
08-03-2026
14
Türkiye ve Erdoğan için…
04-03-2026
0
"Bin Hamaney…"
01-03-2026
0
Şimdiki Ramazan: Ne değişti
27-02-2026
31
BTK'nın tavrı ve Instagram'ın kaçtığı iki soru
04-08-2024
449
Arafat: Dönüşü olmayan yeni bir yol
17-06-2024
379
Almanya'nın ezikliği, ölümcül nefret ve o kamyon!
04-07-2024
331
Tehdit ve çekilen yoklama!
09-07-2024
297
