Trans öğretmen meselesi: Bir eşik aşıldı

Bu durumda şu soru biraz daha önem kazanıyor:

Böylesine hassas bir eğitim ortamında, gelişim çağındaki çocuklara biyolojik cinsiyetini terk etmiş bir öğretmenin rol model olarak sunulması hangi pedagojik ilkelere dayanıyor

Üç veliyle görüştüm. İki baba, bir anne... Birçok ebeveyn adına da konuştular. Çok tedirginler. Okul idaresine öfkeliler. "Bizi çocuklarımız ilgilendiriyor" diyorlar.

Velilerin birbirlerine sordukları soru oldukça çarpıcı:

"Henüz kimlik gelişimini tamamlamamış çocuklarımızın zihin dünyasından maruz kaldıkları bu tabloyu nasıl sileceğiz Okul yönetimi benzer bir durumun tekrar yaşanmayacağına dair bize hangi güvenceyi verebilir"

Bu arada okulun sahipleri ne kadar farkında bilmiyorum ancak markalarına LGBT renkleri bulaştı. Düşünsenize, o okulda okuyan, mezun olacak ya da olan bir öğrencinin akademik kariyerinde önlerine gelebilecek bir anormallik söz konusu.

Olay ortaya çıktığından beri sosyal medyada dolaşan şu soru daha mühim: "Yarın aynı durum başka bir özel okulda yaşanırsa ne olacak"Ben de bir soru ekleyeyim: Benzeri bir dönüşüm daha sonra bir devlet okulunda yaşanırsa hangi mevzuat uygulanacak

Yanıtı can sıkıcı.

Mevcut mevzuatta, "cinsiyet geçiş süreci" yaşayan öğretmenlerin görev yapmasına ilişkin özel ve açık bir düzenleme bulunmuyor.Anayasa'nın 41. maddesi çocuğun üstün yararını devlete görev olarak yüklüyor. O halde devlet, pedagojik risk oluşturduğu iddia edilen durumlarda hangi ölçütlerle hareket edeceğini de belirlemek zorunda.Mesela, çocukların üstün yararının sınırları böylesi öğretmenlere karşı nasıl belirlenecek

Yeni bir düzenleme kaçınılmaz. Hem de en hızlısından.

Bana kalırsa bir öğretmen ve destekçisi birkaç idareci üzerinden düğmeye basıldı. Psikolojik eşiklerden biri aşıldı. Yol yordam gösterildi.