Togg, elektrikli otomobillerin iPhone'u mu

Arkadaşlarımdan biri, "Togg, elektrikli otomobillerin iPhone'u olacak" dedi. Sonra bir başkası daha...

Bir not düşeyim: 2020 yılında Gebze'de ilk duyurulduğu toplantıda bulunup, üç yıl önce Gemlik'teki fabrikada yaşanan o tarihi ana şahitlik etmiş olsam da henüz bir Togg sürücüsü değilim. Otomobil yazarı da değilim. Elektrikli araç teknolojileri konusunda uzman olduğumu iddia edecek hiç değilim. Fakat gazetecilik biraz da insanların eş dost sohbetlerinde konuştuklarını tartışmaktır.

İşin ilginç tarafı şu: Bundan yaklaşık bir yıl önce yine Togg kullanıcılarıyla konuştuğumda bambaşka şeyler duyuyordum. Bir türlü gelmeyen yazılım güncellemeleri, servis ağı, kullanıcı deneyimi ve çeşitli teknik sorunlar dile getiriliyordu.

Yanlış hatırlamıyorsam, bir uzman ilk zamanlarında Togg için şöyle bir öngörüde bulunmuştu: "100 bin araç satışına ulaştığında kendi ekosistemini kurmanın zeminini de inşa etmiş olacak. Yoldaki araçlar, yola çıkacak araçların teminatı olacak."

Sanırım o seviyeye gelinmiş.

Bu durum da beni teknoloji tarihindeki başka bir hikâyeye götürdü. 9 Ocak 2007'de Steve Jobs sahneye çıktığında dünya cep telefonu pazarının liderleri Nokia, Motorola ve BlackBerry'ydi. Apple'ın telefon sektöründe kayda değer bir geçmişi yoktu.

Jobs sahnede üç ürün tanıtacağını söyledi:

* "Geniş ekranlı bir iPod."

* "Devrim niteliğinde bir cep telefonu."

* "Çığır açan bir internet iletişim cihazı."

Herkes şaşkındı. Üç yeni cihaz... Üçü de cepte taşınabilecek!

Sonra Jobs bütün salonu şoke eden şu cümleyi birkaç kez tekrarladı: "Bunlar üç ayrı cihaz değil. Tek bir cihaz." Salondakiler çılgınlar gibi alkışlıyordu. Az önce ayrı ayrı satın almaya hazır oldukları üç cihaz, tek bir telefona dönüşmüştü. Steve Jobs o gün de söylemişti. Bu telefon bir devrimdi. Gelecek yeniden kodlanacaktı, öyle de oldu. İnsanlık hızla mobilleşirken Nokia sahneden çekildi. Motorola tarihe karıştı. Bir dönem patronların vazgeçilmezi olan BlackBerry ise prestijli bir hatıra olarak anılır oldu.

Çünkü iPhone ile başlayan süreçte akıllı telefonlar, insanların ceplerinde taşıdığı ve adeta bedenlerine sonradan eklenmiş organlara dönüştü.

Oysa 2008 yılında iPhone'un ilk modellerinden (4 GB ve 8 GB) alan bir meslektaşım, o dönem ilk serilerde yaşanan aşırı ısınma nedeniyle cihazını güncelleyememe sorununu evindeki buzdolabında çözmüştü.

Evet, yanlış duymadınız. Telefonunu buzluk bölümünde soğutarak güncellemeyi başarmış ve ertesi sabah büyük bir heyecanla anlatmıştı.

Bugün dönüp baktığımızda iPhone'u iPhone yapan şeyin sadece donanımı ve pazarlaması olmadığını görüyoruz. Öncü olması önemliydi. Fakat asıl mesele, telefonu hem cihaz hem de kavram olarak yeniden tanımlamış olmasıydı.

Çünkü bilinen telefon yeniden icat edilmişti. Asıl devrim yazılımdaydı. İşletim sistemindeydi. Ekosistemdeydi.

İnsanlar ilk başlarda Apple'ın bürokrasisini, örneğin kişi kaydetmenin zorluğunu eleştirseler de zamanla alıştılar.

Sürekli güncellenmesi, her yıl yeni özellikler kazanması ve yüksek fiyatı nedeniyle kolay erişilemez olması bile markanın doğal reklamına dönüştü. Binlerce insan sahip olmak için geceden mağaza önlerinde kuyruklara girdi.

Şimdi...

Belki Togg için yapılan "elektrikli otomobillerin iPhone'u" benzetmesinin arkasında da benzer bir düşünce yatıyor.

Çünkü elektrikli otomobiller de bilinen otomobil algısını değiştiriyor. Sessiz sedasız ilerlerken; yazılımla çalışan, güncellemeler alan, veri üreten ve yapay zeka ile gelişen mobil teknoloji platformlarına dönüşüyorlar. Tesla'nın başarısının önemli bir bölümü de buradan geliyor.

Bu noktada Togg'un kuruluşundan beri kullanılan şu kavrama dikkat çekmek gerekiyor: "Otomobil değil, akıllı cihaz."

Bu ifade ilk duyulduğunda birçok kişiye pazarlama sloganı gibi gelmişti. Ancak bugün teknoloji dünyasının gittiği yön düşünüldüğünde bu yaklaşım daha anlamlı görünüyor.