Köpeğin annesi de köpektir!

"Hayvanlarla kurulan ilişki daha az sorumluluk gerektiriyor; daha konforlu, bir çeşit 'kendini kandırma' çünkü bir insanın kendi yavrusu ile kurabileceği ilişkinin inceliklerini taşımıyor bu ilişki. İstendiği kadar hayvan sevilsin; bu sevgi, insanlar arası sevginin, mesela bir annenin bebeği ile yaşadığı sevginin yerini tutamaz. Hayvan sevgisi bir süreliğine idare eder ama sonunda yetmez ve sıkıntı, varoluş anksiyetesi başlar."

Bosch'un reklam filminde olduğu gibi kediler, köpekler artık "aile fertleri" ilan ediliyor. Öyle ki "kedi fobim var" veya "köpeklerden korkuyorum" demek bile insanın vicdanını sorgulatacak noktaya taşındı.

Geçtiğimiz aylarda İzmit'teki bir AVM'de asansör beklerken önümde yaşananlar ise film sahnesi değildi.

Orta yaşlarda bir kadın... Bir elinde bebek arabası, kucağında küçük cins bir köpek. Yanına yaklaşan 13-14 yaşlarında bir kız çocuğu hayvanı sevmeye çalışırken, kadın "Rahat durmuyor. Kucak istiyor" dedi. Bebek arabası sandığım şeyin aslında "köpek arabası" olduğu ile yüzleşmiştim ki, genç kız "Çok tatlı. Kaç yıldır besliyorsunuz" diye sordu. Kadın sesini yükselterek şöyle dedi: "Sensin beslenen. O benim kızım. Beraber yaşıyoruz."Karşımdaki "insan evladı" da şoke olmuş, sus pus uzaklaşırken, bir yandan kadına baktım. Kucağındaki o küçük canlıya sanki fiziki bir saldırı olmuş da korumuş gibiydi.İnsan ile hayvan arasındaki o keskin fark bu sahnede silinmişti.

Gördüklerim bir istisna değildi. Bosch'un reklamı bunun artık norm haline getirildiğini gösterdi.

Bosch Türkiye'nin Anneler Günü için hazırladığı reklam filmi, satış beklentisini aşan bir anlam taşıyor. Çünkü insani yönlerimiz, duygularımız, merhametimiz günden güne yontuluyor.

Bu arada malum reklam büyük tepki çekti. Aile Bakanı açıklama yaptı, RTÜK inceleme başlattı. Marka bu arada filmi geri çekti.

Ancak...

Tam burada dikkatlerden kaçan detaylar var. Küresel bir marka, "iletişim" stratejisine aykırı bir sessizliğe büründü. Açıkçası açıklama yapamazlar! Çünkü reklamı kaldırsalar da vazgeçemeyecekleri bir "yatırım" söz konusu.Batı'da "pet humanization" yani evcil hayvanları insancıllaştırma eğilimi artık kültürel değişim olmanın ötesine geçerek devasa bir ekonomiye dönüştü.Haliyle, bugüne kadar hedef kitlesi daha çok kadınlar olan Bosch'un, köpeklerin "evlatlaştırıldığı" o filmi Anneler Günü gibi sembolik bir günde yayımlaması, "toplumsal gelecek" yatırımıydı.Tıpkı bebek arabalarının yerini köpek arabalarının almaya başlaması gibi, pazar payı giderek "