İsrail'den tiksinen Yahudiler: Gidecek yerleri yok!
Siyonizm Yahudileri korumak için doğdu, ama Yahudiler artık Siyonizm'den korunmaya muhtaç mu?
Yazar, 7 Ekim sonrasında İsrail'e yönelik küresel öfkenin, Amerikalı Yahudiler arasında kimlik ve aidiyeti derinden sarstığını ileri sürmektedir. Arielle Angel'in gözlemlerine dayanarak, anti-Siyonist Yahudilerin artık kendi dinsel yaşantılarından bile mesafe koymaya başladığını ve Yahudiliğin bizzat Siyonizm'den korunmaya ihtiyaç duyduğunu savunmaktadır. Ancak, bu kırılmanın gerçekten bir çoğunluğu temsil ettiği ve geçici bir ruh halinden öte yapısal bir değişim olduğu hakkında yazarın verdiği kanıtlar yeterli mi?
"Yahudilik" ve "nefret" ifadelerini aynı cümle içerisinde ve İsrail'e yönelik duygu olarak dile getirmek, bundan birkaç yıl önce başa bela bir antisemitizm suçlamasıydı. Siyasetten, medyadan ve kültür endüstrisinden tasfiye edilme, mesleki olarak "yok edilme" sebebiydi.
Ta ki 7 Ekim sonrasında Gazze'de başlayan soykırıma kadar. Dünyanın geri kalanında İsrail'e duyulmaya başlayan öfke zamanla dalga dalga yayıldı ve bu öfke, Siyonist olmayan Yahudileri ülkeleriyle, hatta dini yaşantılarıyla "yol ayrımına" getirdi, görülüyor ki "öznefret"e dönüştü.Amerika'daki Yahudi çevrelerinde bir süredir yaşanan tartışmalar, İsrail'e olan aidiyetin derinden sarsılmaya başladığını gösteriyor.
Anti-Siyonistler, İsrail'in soykırım politikalarına destek "vermemenin" ötesinde, Yahudi kimliğinin kendileri için bir varlık sorununa dönüştüğünü dillendirmeye başladılar.Bunu, Amerika'daki en etkili Yahudi yayın mecralarından Jewish Currents'in yayın yönetmeni Arielle Angel'in Haaretz gazetesine verdiği röportajdan anlıyoruz. Angel girişte de alıntıladığım gibi açıkça, "Amerikalı Yahudilerin çok ciddi bir bölümü İsrail'den tiksiniyor" diyor.İsrail'e sorgulanamaz derecede bağlılık göstermek, Amerika'daki Yahudilerin, siyasette, ticarette ve sosyal hayatlarındaki en temel "örgütlenme" ilkesiydi. Şimdi görülüyor ki, bu bağlılık bazı Yahudiler için, "altında kalacakları" bir yüke dönüşmüş durumda. İsrail dışında yaşayan bazı etkin Yahudiler bir süredir benzer uyarıları yapıyordu. İki yıl önce, tam da bu günlerde (27 Nisan 2024), "Evet sokağa çıkamayacak hale geleceksiniz" başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Çünkü, Netenyahu, ABD üniversitelerindeki gösteriler karşısında paniklemiş ve "Çok korkunç. Bu protestolar acil durdurulmalı" demişti.Yine o günlerde İsrailli fütürist Yuval Noah Harari, "Filistinlilere karşı tavrımızı değiştirmezsek kibrimiz ve intikam hırsımız başımıza tarihi bir felaket getirecek" uyarısında bulunmuştu.Arielle Angel'in İsrail'de, Amerika'da ve tüm Avrupa'da yankı bulan eleştirileri ise başta Amerika'da yaşayanlar olmak üzere Yahudiler için uçurumdan önceki son çıkış olarak okunmalı.
Önceki hafta, İran'a yönelik savaşı protesto etmek için sokaklara dökülen milyonlarca Amerikalı'nın İsrail'e duydukları öfke, bir süredir sosyal medyadaki her platforma ve Siyonist sermayenin etki edebildiği ana akım medyaya da yansıyor.
Bu öfkeyi de ilk elden, Amerika'da yaşayan Yahudiler hissediyor. Kendileri için sosyal medyada, "Ülkelerinin kaynaklarını sömüren, siyaseti ve bürokrasiyi teslim alan, sosyolojiyi içten içe kemirenler" şeklinde yorumlar yapıldığını okuyorlar. Belli ki toplumsal öfkenin, "Siyonist" ve "Anti-Siyonist" ayrımını yapamayacak seviyelere çıkmasından korkuyorlar.

3