İsrail itibarını kilisede ararken…

Ersin Çelik
05.11.2025
6

Gazze'deki ateşkesin kırılganlığı ve sivillere yönelik devam eden saldırılar, İsrail'in Batı'daki itibarını aşındırmayı sürdürüyor. Siyonist lobilerin küresel basın eliyle oluşturduğu "savunma devleti" anlatısı artık Batılı toplumları ikna etmiyor.

Reuters, The Week, Al Jazeera English ve Le Monde gibi uluslararası yayınlar, İsrail'in "izole" bir döneme girdiğini vurguluyor. Reuters'in 17 Ekim tarihli analizinde, iki yılı aşan Gazze saldırılarının ardından İsrail'in uluslararası desteğini büyük ölçüde kaybettiği belirtiliyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun da "Gazze savaşı, İsrail'in küresel itibarına zarar verdi" yönündeki sözleri, Washington'daki politik kırılmanın işareti olarak değerlendiriliyor.Kamuoyu araştırmaları da bu eğilimi doğruluyor. Ipsos'un 22 Ekim'de yayımladığı ankete göre Amerikalıların yüzde 59'u "ABD'nin Filistin devletini tanıması gerektiğini" düşünüyor. Katılımcıların yüzde 60'ı ise İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarını "orantısız" buluyor. Özellikle genç seçmenler ve Demokratlarda İsrail'e yönelik eleştiriler belirgin biçimde artmış durumda.Bu değişim doğal olarak medya diline de yansıyor.The Weekdergisinde geçtiğimiz ağustosta yayımlanan "İsrail Amerikan halkını kaybediyor" başlıklı analizde, kamuoyundaki dönüşümün artık geri döndürülemez bir noktaya geldiğine veriler doğrultusunda dikkat çekilmişti. İsrail'e ve sınırsız destekçisi Amerika Birleşik Devletleri'ne yapılan açık bir uyarı; belki de köprüden önceki son çıkıştı.İsrail yönetimi ise derinleşen itibar kaybına karşıhenüz karşılık bulamayanbir imaj kampanyası yürütüyor.Al Jazeera'nın geçtiğimiz günlerde ortaya çıkardığı belgelere göre Netanyahu hükümeti, ABD merkezli üç halkla ilişkiler firmasıyla (Bridges Partners, Clock Tower X ve Show Faith by Works) anlaşma yaparak, Gazze'deki soykırımın sonuçlarının kamufle edilmesi için yeni bir strateji hamlesi yaptı. Simon Speakman Cordall'ın imzasını taşıyan araştırma dosyasında, kampanyanın perde arkasına dair çarpıcı ayrıntılar yer alıyor.Söz konusu ajanslar; sosyal medya kampanyalarından, Hıristiyanlık eğitimi verilen kolej ve üniversitelerdeki gençleriinanç temelli hedeflemeye, yapay zeka destekli veri manipülasyonuna kadar uzanan geniş bir strateji yelpazesiyle İsrail propagandası üretmeyi amaçlıyor. Netanyahu Hükümeti, özellikle ABD'dekiHıristiyan sağ seçmenleriyeniden kazanmak istiyor. Ancak bu girişim, birçok yorumcu tarafından "itibar kaybının resmi kabulü" olarak değerlendiriliyor. Kilise cemaatini hedefleyen bu yeni strateji, Siyonizmin kamu diplomasisi dilinin Batı toplumlarındaki inandırıcılığını yitirdiğinin açık göstergesi sayılıyor. Uzmanlara göre, İsrail'in uzun yıllar boyunca elinde tuttuğu "haklılık payı" artık Batı kamuoyunda, özellikle de Amerikan halkının zihninde eriyor.

***

"SİYASİ DEPREMİN HABERCİSİ"Amerika'daki algı değişiminin ilk somut işareti, bugün sandık başına gidilen New York'ta görülebilir. Demokrat Parti'nin ilerici kanadından gelen Müslüman aday