İranlı bir adam ve üç kadın: Tesadüf mü

***

"İRANCI" DEĞİL "İŞGALCİ"Bu arada bir dostum, WhatsApp grubunda "Bunlar ne ara İrancı olmuşlar" diye yazınca, hemen bir düzeltme yaptım. Bu durum, Türkiye'de hatırı sayılır bir kitle olan bildiğimiz "İrancılığın" tam tersi. "İrancı değil de 'işgalci' diyebilirsin" dedim. Kavramın nereye gittiğini anlayınca o da yazışmalarını düzeltti. Çünkü burada savunulan İran Rejimi değil, İran halkı üzerinden yürütülen bir müdahale diliydi.Konu küresel siyaset ama ben sizi önce hafızaya, daha doğrusu magazinle örtülmüş politik bir dehlize götürmek istiyorum. İsmini herkesin bildiği ama bugün bu tabloda cismi görünmeyen bir "adam" üzerinden…Bir avukat, iki popüler şarkıcı ve bir başka ünlü isim… Hayat tarzları, siyasi söylemleri ve kamuoyundaki konumları bilinen bu isimlerin, İran başlığı altında yan yana düşmesi, ilk bakışta ünlülerin ajanslar eliyle "duyar kasmaları" olarak okunabilir. Fakat biraz geriye gidince tablo değişiyor. Şaşkınlığın yerini tuhaf bir farkındalık alıyor.

***

ROL MODELDİ, BİRİLERİNİ ŞAŞIRTTI Çünkü bu dört isimden üçü için, "İran" yeni bir başlık değil. Ama içlerinden biri var ki tartışmayı başka bir seviyeye taşıdı: Feyza Altun. Ana dili gibi Farsça konuşması herkesi şoke etti. Geçmiş yıllarda CHP'de kadın örgütünün başına geçmek için aday olan, akabinde "Trans çocuklar vardır" diyerek LGBT sözcülüğünü üstlenen ve son olarak tartışılan ünlülerden Dilan Polat'la yakın arkadaşlığı gündem olan Altun, bir zamanlar "Cumhuriyet kadını" rol modeliydi. Birkaç gündür ise Amerika ve İsrail'in desteklediği İran'daki sokak olaylarına Türkiye'den taraftar toplamaya çalışmasıyla konuşuluyor.

Kemalist çevreler şaşkın. Ama asıl bakmamız gereken yer, geçmişin renkli sayfaları…


***

ZARRAB DOSYASININ MAGAZİN FİGÜRLERİ Türkiye kamuoyu, yıllar önce Reza Zarrab ismi etrafında dönen bir dosyayla sarsılmıştı. O dosya sadece bir yolsuzluk ya da magazin meselesi değildi. İran'a uygulanan ambargolar, ABD yargısı ve Türkiye'nin ekonomik olarak hedef alınması gibi çok katmanlı bir operasyondu.O dönemde Hadise ve Ebru Gündeş, bu dosyanın magazin cephesinde anıldı. Zarrab'ın o yıllardaki eşi Ebru Gündeş dosyanın "mağdur yüzü" haline gelirken, Hadise ile Zarrab arasındaki yasak ilişki iddiaları ve deşifre edilen mesajlar ortalığa saçıldı. Taraflar mahkemelik oldu. İlginçtir, o kaotik süreçte Hadise'nin avukatı Feyza Altun idi.Çok garip bir denklem değil mi Dün ABD yargısının Türkiye'yi sıkıştırmak için kullandığı davanın magazin figürleri, bugün ABD siyasetinin İran'ı karıştırmak için kullandığı sosyal medya aparatlarına dönüşmüş durumda. Rıza Zarrab ise Amerika'nın itirafçısı olarak sahneden çekildi.

***

ALTUN MU SAHAYA SÜRDÜ Gülben Ergen'i bu denkleme direkt sokamayız belki ama onun da sıkı bir Feyza Altun "fanı" olması, aslında İran sokaklarını ateşleme girişiminin "sosyal bulaşıcılık" etkisini gösteriyor. Ergen'in, 8 Kasım 2023'te X'te paylaştığı; "Feyza Altun bugün ne yazmış diye bir durum sizde de var mı" sorusu, zihin dünyasının kimlerden beslendiğini gösteriyor. Birileri "fikri" üretiyor, diğerleri ise sorgusuz sualsiz "uygulayıcısı" oluyor demek ki.Peki şu soru fazla mı iddialı: Farsça konuşarak Türkiye'deki İranlılara seslenen Feyza Altun, aynı zamanda bağlantılı olduğu ünlü isimleri de "sahaya" sürmüş olabilir mi

***

GAZZE'DE SUSKUNLUK, İRAN'DA ÇIĞIRTKANLIK Tam burada durup düşünmek gerekiyor. Uluslararası bir meselede kamuoyu oluşturma gücüne sahip olduklarını düşünen aktörlerin