Eski dünyayıkılırken: Coğrafya, diplomasi, teknoloji

Dünya, yeni yüzyılın ilk çeyreğini geride bırakırken bir dönüşümden geçiyor. Sadece güç dengeleri değil, sınırlar, ekonomik modeller, ittifak biçimleri ve teknolojik bağımlılıklar yeniden yazılıyor, yeniden çiziliyor. Geçmişten bugüne geniş bir perspektifle bakarsak, Sanayi Devrimi ile kurulan ve yaklaşık 150 yıldır dünyayı yöneten küresel denklemin çözüldüğünü, yerine henüz adı tam konmamış hibrit bir düzenin kurulduğunu görüyoruz.

Bugün yalnızca küresel siyaset değil, ekonomiden savunmaya, enerjiden teknolojiye kadar modern devleti ayakta tutan bütün faktörler yeniden tanımlanıyor. Demokrasiye dayalı yönetimler dahi, küresel krizler karşısında işlevselliğini ve ikna gücünü yitirmenin eşiğinde. Eski dünyanın son düzlüğünde toplumları ahlaken çökerten, aileyi ve akabinde devleti hedef alan anormal yaşam biçimleri de sorgulanıyor. Eski dünyanın "kilit" ülkeleri birer birer pasifleşirken, yeni kilit mekanizmalar devreye giriyor. Tekeller kırılıyor, ittifakların şartları ağırlaşıyor. Hiçbir ülkenin, başka bir devlete "karşılıklı bağımlılık" ilişkisi kurmadan ilerleyemeyeceği bir çağ başlıyor. Her gelişme bir başkasına, her teknoloji bir diğerine, her güç odağı karşıtına mecbur durumda.

Bu girift ve çok boyutlu değişim içinde, yeni güç odağı olarak Türkiye'nin merkezileşmesi artık hemen her devletin –rıza göstermeseler bile– mecburi kabulü haline geldi. Bu yönelim ve ilgi, geçici bir "sabun köpüğü" değil. Tarihsel hafızanın, coğrafi konumun, artan devlet kapasitesinin ve son yirmi yılda ilmek ilmek işlenen stratejik yatırımların doğal çıktısıdır.

*

"EZİCİ ÜSTÜNLÜKLER" DEVRİ KAPANDI

Osmanlı'nın yıkılışı ve imparatorluklar çağının kapanışından bu yana, bölgemizde kâğıt üzerinde kurulan ve dışarıdan "güçle" dayatılan politik denklemler, uzun süre büyük devletlerin kontrol mekanizması olarak çalıştı. 8 Aralık 2024 Devrimi'ne kadar Suriye Devleti üzerinden hem bölgenin baskılanması hem de Türkiye'nin istikrarsızlaştırılması canlı hafızadır. Ancak bugün şartlar, çıkarlar ve nihayetinde konjonktür hızla değişti. ABD'nin bölgeye ilgisi ve etkisi zayıflıyor, Avrupa Birliği kendi iç krizlerinde patinaj yapıyor, Rusya'nın gücü Ukrayna sahasında sınanıyor, Çin ise küreselleşmenin daralan koridorlarında yeni çıkış yolları arıyor. Kısacası, o eski "ezici üstünlükler" devri kapandı.

Oluşan bu güç boşluğunu dolduracak aktör sayısı ise sınırlı. Türkiye, bu boşluk genişledikçe merkezde güçleniyor ve doğal bir çekim alanına dönüşüyor. İçerideki kısır tartışmalar ne derse desin, bugün dünyada kurulan hiçbir kriz masası Türkiye olmadan sonuç üretemiyor. Ukrayna–Rusya savaşında işleyen tek diplomatik hat Ankara'dan geçti. Gazze'deki insanlık dramında hem İslam dünyasıyla hem de Batı'yla eşzamanlı ve sahici diyalog kurabilen yegâne ülke Türkiye. Karabağ Zaferi ile Kafkasya'da değişen dengelerin kilit taşı Türk diplomasisi oldu. Balkanlar, Körfez ve Afrika açılımları, Ankara'sız bir denklem kurulamayacağını herkese gösterdi. Ortadaki tablo, Türkiye'yi yalnızca bölgesel bir aktör değil, diplomasiyi "ikna edici bir güç çarpanına" dönüştüren küresel bir oyun kurucu haline getiriyor.

*

OYUNUN KURALLARI DEĞİŞTİ

Artık küresel siyaset, Soğuk Savaş dönemindeki gibi tek bir bloğa yaslanarak yürütülemiyor. Güç araçlarının çeşitlendiği bu yeni çağda, "çok yönlü" hareket edebilen ülkeler belirleyici oluyor. Türkiye tam da bu nedenle merkezde: Aynı anda Batı'yla müzakere ediyor, Rusya ile diyalog kuruyor, Asya'nın yükselen güçleriyle iş birliği yapıyor ve Afrika sahasında "kazan-kazan" ilkesiyle varlık gösteriyor.

SİHA teknolojisiyle başlayan dönüşüm ise dünya savunma sanayii tarihinin en köklü kırılmalarından biri oldu. ABD-Çin-Rusya-İsrail merkezli tekel, Türkiye'nin geliştirdiği platformlarla aşıldı. Hatırlayalım: TB2, 2010'ların geleneksel savaş doktrinini değiştirdi. AKINCI, yüksek irtifa ve ağır mühimmat kapasitesiyle literatürde yeni bir kategori açtı. KIZILELMA ise insansız savaş uçağı konseptini bambaşka bir seviyeye taşıdı. Yakın zamanda gerçekleştirilen "görüş ötesi havadan havaya füzeyle jet vurma" testi, havada oyunun kurallarının yeniden yazıldığının ilanıydı.