Ergenlik rüzgârına 25 yaş barajı: Cinsiyet ameliyatlarına denetim ve ceza

Türkiye'de ise Ekim 2025'te gündeme gelen ve 11. Yargı Paketi'nden son anda çıkarılan köklü bir düzenleme tartışılıyor. Aile kurumunun ve toplum yapısının korunmasını hedefleyen teklifin önümüzdeki günlerde TBMM'ye sunulacak.


***

AMELİYAT YAŞI 18'DEN 25'E ÇIKACAK Adalet Bakanlığı'nın hazırladığı taslağa göre, kanun teklifi hem Türk Medeni Kanunu hem de Türk Ceza Kanunu'nda kapsamlı değişiklikler öngörüyor. Düzenlemenin odağında ise Türk Medeni Kanunu'nun 40'ıncı maddesi var. Öncelikle, cinsiyet değişikliği talebinde bulunabilmek için öngörülen yaş sınırı 18'den 25'e çıkarılıyor. Böylece, yaşamın geri kalanını doğrudan etkileyecek nitelikteki bu kararın daha ileri bir yaş olgunluğunda alınması hedefleniyor.

***

TAM TEŞEKKÜLLÜ HASTANEDE BİR YIL GÖZLEM Bununla birlikte, daha önce "cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunlu olduğunun bir eğitim ve araştırma hastanesinden alınacak resmî sağlık kurulu raporuyla belgelenmesi" şeklinde olan şart, daha sıkı denetleme mekanizmasına bağlanıyor. Yeni düzenlemeye göre, kişinin hem üreme yeteneğinden sürekli biçimde yoksun bulunduğunu hem de cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunlu olduğunu; "Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen tam teşekküllü bir eğitim ve araştırma hastanesinin en az üçer ay aralıklarla yapacağı dört ayrı değerlendirme sonucunda düzenleyeceği resmî sağlık kurulu raporuyla belgelemesi" gerekecek. Bu sayede geri dönüşü olmayan yola girme süreci hem zamana yayılıyor hem de uzmanların gözetiminde gerçekleşiyor.

***

TIBBİ ZORUNLULUK İSTİSNA Maddeye eklenen açık hükümle, bu şartlar çerçevesinde mahkemeden izin alınmadan cinsiyet değişikliğine yönelik hiçbir tıbbi müdahale yapılamayacağı da düzenleniyor. Bunun yanında maddeye eklenen yeni fıkra ile önemli bir istisna getiriliyor: Genetik ve/veya hormonal hastalıklar nedeniyle genital organlarında gelişme bozukluğu bulunduğu, Sağlık Bakanlığı'nca belirlenen tam teşekküllü bir eğitim ve araştırma hastanesinin resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilen kişilerde, bu maddede öngörülen şartlar aranmaksızın tedaviye yönelik zorunlu tıbbi müdahaleler yapılabilecek. Ancak bu müdahaleler sonucunda nüfus sicilinde cinsiyet değişikliği yapılması zorunlu hâle gelirse, gerekli düzeltme yine mahkeme kararıyla gerçekleştirilecek. Böylece düzenleme, kimlik temelli cinsiyet değişikliği süreci ile tıbbi zorunluluk hallerini hukuken ayrıştırıyor.

***

"CİNSİYET DEĞİŞİKLİĞİ SINIRSIZ HAK DEĞİLDİR" Türk Medeni Kanunu'nun 40'ıncı maddesinde yapılacak değişikliğin gerekçesi, düzenlemenin hukuki mantığını da açıkça ortaya koyuyor: "Cinsiyet değişikliği, kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği sınırsız bir hak değildir; bilimsel zorunluluk temelinde, sıkı şartlara bağlı bir imkândır." Gerekçe, cinsiyet değişikliğine yönelen kişilerin ileride yaşayabilecekleri fizyolojik ve ruhsal olumsuzlukların önlenmesini, öncelikle bu kişilerin, genel anlamda ise ailenin ve toplumun korunmasını hedef olarak belirliyor. Dayanak olarak Anayasa'nın 41'inci ve 58'inci maddeleri gösteriliyor; yani ailenin ve gençliğin korunması Devletin yükümlülüğü olarak hatırlatılıyor.

***

"PSİKOSOSYAL OLGUNLUK" Yaş sınırının 18'den 25'e çıkarılması da bu yaklaşımın en belirgin göstergesi. Yasa koyucu, yaşamın geri kalanını derinden etkileyecek bir kararın, belirli bir yaş olgunluğuna ulaşıldıktan sonra alınmasını istiyor. 25 yaş eşiği, psikososyal olgunluk vurgusuna dayanıyor. Ergenlik ve erken yetişkinlik döneminde kimlik arayışının, dış etkilere açıklığın ve duygusal dalgalanmaların yoğunluğu dikkate alındığında, düzenleme bu evrede alınacak geri dönüşsüz kararları zamana yaymayı hedefliyor.

***

RAPORU VEREN MERKEZLER UZMANLAŞACAK Teklif yalnızca yaş sınırını yükseltmekle kalmıyor. Cinsiyet değişikliği talebinde bulunabilmek için, kişinin üreme yeteneğinden sürekli biçimde yoksun bulunduğunun sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi şartı korunuyor. Ayrıca sağlık kurulu süreci ciddi biçimde sıkılaştırılıyor. Artık tüm eğitim ve araştırma hastaneleri değil, Sağlık Bakanlığı'nca belirlenen tam teşekküllü merkezler yetkili olacak. Üstelik tek bir rapor değil, en az üçer ay arayla yapılacak dört ayrı değerlendirme sonucunda rapor düzenlenebilecek. Böylece, başvuran kişinin belirli bir zaman diliminde gözlemlenmesini ve rapor veren merkezlerde uzmanlaşmanın sağlanması da amaçlanıyor. HORMON İLAÇLARI DA TIBBİ MÜDAHALE SAYILACAK Dikkat çekici bir başka husus da rapor düzenlenirken başvuranın yalnızca yasal koşulları sağlamak amacıyla hormon veya ilaç kullanıp kullanmadığının dikkate alınacak olması. Bu ifade, erken yaşta hormon kullanımına ilişkin tartışmaların doğrudan düzenleme metnine yansıdığını gösteriyor. Yeni düzenleme ile