Biz nerelere gittik

Cuma günü işte bu yakınmanın verilerle ele alındığı önemli bir toplantıdaydım.

Türkiye Gençlik STK'ları Platformu (TGSP), üçüncü kez yaptırdığı "Türkiye'nin Gençleri 2026" araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Mart-Nisan 2026'da 34 ilde, 15-30 yaş arası 8 bin 103 gençle görüşülerek yapılan araştırmanın sonuçları 2020 ve 2023 raporlarıyla da karşılaştırılmış. Yani ortada Türkiye'nin 2020'li yıllar gençliğinin ciddi bir veri bankası var.Bu tür raporların asıl kıymeti burada. "Gençlik nereye gidiyor" sorusunu asılı durduğu yerden göz hizasına indiriyor. Gençliğin nereden geldiğini, hangi sebeplerle hangi yöne yürüdüğünü gösteriyor.

Önce iyi haberleri konuşalım.

Gençlerin mutluluk oranı üç yılda yüzde 46,5'e çıkmış. Mutsuzluk ise yüzde 21,3'e gerilemiş. Şu sonuca da şükredelim: Uyuşturucu kullanmadığını söyleyen gençler yüzde 96,1 oranında.

Bana en çok umut veren veri ise rol modeller başlığı oldu. Rol model olarak bilim insanlarını gösterenler 2020'de yüzde 3,2 iken bugün yüzde 17,1'e fırlamış.

"Gençlerin hayatlarına yön veren değerler" başlığında da sosyal medya algısını yerle bir eden güçlü sonuçlar var. Gençler aile, huzur, güven ve vatan sevgisini hayatlarının temel değerleri olarak görüyor.

Ama raporun kaygı veren ve üzerine çok düşünülmesi gereken bölümleri de var.

Gençlerin yüzde 33,8'i her gün sebepsiz yere kendini yalnız hissettiğini söylüyor. Yüzde 46,4'ü ise "bazen" yalnızlık hissine kapıldığını belirtiyor. Yani her on gençten sekizi bu duyguyu yaşıyor.Gençler neden mi yalnız Raporda buna dair güçlü bir ipucu var. "Sizi en iyi kim anlıyor" sorusuna "Babam" diyen evlatlar yüzde 3,8, "Öğretmenim" diyenler yüzde 1,8 oranında. 15-18 yaş grubundaki gençlerin yüzde 22,6'sı ise "Hiç kimse beni anlamıyor" diyor.

Bir yandan da ekranlar gençlerin hayatını daha fazla işgal ediyor. Günde yedi saatten fazla internette kalan gençlerin oranı üç yılda yüzde 14,5'ten 21,5'e çıkmış. İlginçtir, gençler kendilerini en az özgür hissettikleri yer olarak da sosyal medyayı gösteriyor.

Bir de liyakat meselesi var. Gençler hayallerine ulaşmak için çok çalışmak gerektiğine inanıyor. Ama istedikleri işe girmede en etkili unsurun "referans ve torpil" olduğunu düşünüyorlar. Güç elde etmenin yolu ise onlara göre ekonomik imkânlardan geçiyor.

Bu verilerin her biri o soruya verilecek yanıtlara çıkıyor. Bana göre de özellikle gençlik STK'ları ve siyaset yapıcılar için belli başlıklarda acil eylem planı gerektiriyor.

Bir örnek vereyim. Gençlerin sadece yüzde 10,7'si bir STK'da üye ya da gönüllü. Gençler, STK'larla iletişim kuramamaktan şikâyetçi. STK'lara sorarsak, muhtemelen onlar da gençlere ulaşamadıklarını söyleyecekler. Peki nasıl olacak Kim kime erişecek

Bugün himayesindeki gençleri anlamak isteyen bir dernek, bu istatistikleri okuyarak çok sayıda program yapabilir. Gençlerin yarısına yakını hükümetin gençlik politikalarını başarısız buluyor. O halde siyaset yapıcıların da bu raporu dikkatle okuması gerekir.