Türk ve Rusların olmadığı Avrupa projesi 400 yıl önce düşünüldü

Roma İmparatorluğu yıkıldıktan sonra Avrupa'yı tek bir devlet çatısı altına toplamakla ilgili birçok proje yapıldı. 17. yüzyılın başlarında Fransa'da yapılan ilk projeye göre Türkler, bir yıl içinde ya Hıristiyan olacaklar ya da Asya'ya sürüleceklerdi. Türkler sürüldükten sonra, Rusya'nın da dışarıda bırakıldığı bir "Avrupa Hıristiyan Cumhuriyeti" kurulacaktı

AB Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen, "Avrupa kıtasını tamamlamayı başarmalıyız ki Rus, Türk veya Çin etkisine girmesin. Daha büyük ve jeopolitik düşünmeliyiz" dedi. 16. yüzyılda Fransa, Osmanlı'nın desteğiyle ayakta kalmasına rağmen Türkleri Asya'ya sürdükten sonra Rusya'nın dışarıda bırakıldığı bir araya gelmiş "Avrupa" kurma projesi yapmıştı. Bu plan Zinkeisen'in Avrupa kaynaklarını çok teferruatlı kullandığı "Osmanlı Tarihi"nde anlatılır.


Dördüncü Henri'nin öldürülmesi.

AB'NİN FİKİR BABASI
Bourbon hanedanının kurucusu ve Fransa'nın en önemli krallarından Dördüncü Henri, 1589-1610 yılları arasında hükümdarlık yaptı. Döneminde Fransa siyasi ve ekonomik açıdan büyüdü. Dördüncü Henri, Avrupa Birliği'nin fikir babalarından biriydi. O sırada Osmanlı tahtında Üçüncü Mehmed vardı ve Osmanlı Devleti, Fransa'ya her türlü desteği veriyordu.
Fransa kralı, asrın sonlarında Avrupa devletlerini bir "Hıristiyan Cumhuriyeti" altında birleştirmek için proje hazırlattı. Büyük projeyi hazırlayan dönemin önemli devlet adamlarından Rosny Baronu ve Sully Dükü Maximilien de Bethune idi. Dükün "Les Economies Royales de Sully" isimli hatıralarında bu proje mevcuttur.
Proje, Memoires des sages et royales Oeconomies d'Estat de Henry-le-Grand" adıyla da daha sonra yayınlandı. Dük projenin maksadını "Bu büyük savaşçı ve siyasetçi hükümdarın asıl amacı, bütün Hıristiyanları barış içinde birleştiren ve inançsızlarla ise her zaman savaş halinde bulunacak bir devlet kurmaktı" şeklinde açıklar.


Üçüncü Mehmed

TÜRKLER AVRUPA DIŞINA
Plana göre Osmanlı, Avrupa'dan kovulacak, inançsızlara karşı sürekli ve bütün Avrupa devletlerinin ortak gücüyle savaş sürdürülecekti. Türkler, bir yıl içinde ya Hıristiyan olacaklar ya da servetleriyle birlikte istedikleri ülkeye göç edeceklerdi. Konfederasyonda yer alıp da ortak değerlere saygı göstermeyen muhteris Hıristiyanlara karşı da mücadele edilecekti.
Projede savaş Avrupa Konfederasyonu'nun ana amacı ve en etkili birleştirici unsuru olarak görülüyordu. Avrupa devletleri arasındaki güç dengelerini oluşturma ve bu "Avrupa Hıristiyan Cumhuriyeti"nde ebedi barışı sağlama kisvesi altında aslında Osmanlı sultanının Avrupa topraklarındaki hükümdarlığını yok etmek, Habsburg hanedanının gücünü azaltıp Fransa hegemonyasını kurmak amaçlanmıştı.
Avrupa Hıristiyan Cumhuriyeti, 3 ayrı grupta toplanan 15 bağımsız devlet olarak planlamıştı. Projenin asıl amacı olan Avusturya hanedanının zayıflatılmasını sağlayabilmek için şu teklif ediliyordu: Napoli'nin tamamı ebediyen Vatikan'a bağlanacaktı ve kaysere bunun karşılığında Helvetia (İsviçre) ve Belçika cumhuriyetleri üzerindeki hâkimiyet bırakılacaktı.


Sully Dükü

Buna göre Macaristan, Almanya'nın ve İtalya'nın, hatta Hıristiyan âleminin büyük bir bölümünün Türklerin imparatorluğuna karşı en güçlü kalesi olarak kabul edilmek zorunda olduğundan, burayı ayrı bir seçim ülkesi olarak Hıristiyan Avrupa'nın en güçlü sekiz hükümdarının, yani papanın, kayserin ve Fransa, İspanya, İngiltere, Danimarka, İsveç ve Lombardiya krallarının müşterek seçim hakkı aracılığıyla, eski Macaristan Krallığı'ndan kalanlara hemen Avusturya Arşidüklüğü'nü ve İstirya, Karinyola ve Karinya düklükleri ile daha sonra duruma göre eski Macaristan'ın diğer kısmını ve Erdel, Slovenya, Bosna ve Hırvatistan'ı da ekleyerek mümkün olduğunca güçlü hâle getirmek gerekiyordu.
Aynı şekilde yine Almanya için yalnızca Türklere karşı değil, Ruslara ve Tatarlara karşı da bir set oluşturan Lehistan da ele alınmalıydı. Söz konusu sekiz devlet, Lehistan'ı bu yüzden özel himayeleri altına almalı; Lehistan ve komşuları arasındaki tüm anlaşmazlıkların ortadan kaldırılması için uğraşmalı ve Lehistan'ın Osmanlı topraklarına doğru mümkün olduğunca genişletilmesini sağlamalıydılar.
Türklerle en geniş sınırlara sahip olduğu için saldırılarına en fazla maruz kalabilecek Venedik'in de komşularıyla çıkabilecek muhtemel anlaşmazlıklar, Fransa Kralı ve Helvetia Cumhuriyeti tarafından kurulacak bir hakemler kuruluna bırakılmalıydı. Papanın hâkimiyeti altında kurulacak yeni İtalya Devletler Topluluğu, Vatikan'a, Lombardiya Krallığı'na ve Venedik Cumhuriyeti'ne ait olmayan tüm diğer küçük prensliklerden ve şehirlerden teşkil edilecekti.


Sully Dükü'nün hatıraları.

RUSYA'YA DA YER YOK
Kral, tebaası üzerinde dünyanın herhangi bir hükümdarından daha fazla hâkimiyet kuran Rus Çarı'nın bu Avrupa Hıristiyan Cumhuriyeti'nde olmasını istemiyordu. Çarın topraklarının büyük bir kısmının Asya kıtasına ait olduğunu söylüyordu. Ayrıca emri altında bulunan tebaa, kimi zaman öylesine barbar, vahşi ve kaba halklardan oluşuyordu ki Avrupa'daki halklarla kaynaşmaları mümkün değildi. Buna bir de kısmen hâlâ putperestliğin yanlışlıklarına bağlı olmaları veya Hıristiyanlığa geçtikten sonra bile Avrupa Hıristiyan Cumhuriyeti'nde geçerli olan Hıristiyan mezheplerinin öğretilerinden ve geleneklerinden çok uzak olmaları ekleniyordu ki, bu açıdan da bir birleşme düşünülemezdi.