Sultan Alparslan Malazgirt'te Anadolu'yu 'Türkiye' yaptı

1071'deki Malazgirt Zaferi, Bizans ordusunu ve mukavemetini çökertti ve Anadolu'nun kapılarını sonuna kadar Türkmenlere açtı. Bizans'ın yediği bu büyük darbe sonrasında Türkmenler sel gibi Anadolu'ya aktı ve Anadolu "Türkiye" oldu

Çağrı Bey, 1018'de yaptığı seferle Türkler Anadolu'ya ilk adımı atmıştı. Anadolu'da kendilerine karşı koyacak bir güç olmadığı yönünde bir rapor veren Çağrı Bey'in oğlu Alparslan ise 1071'de Bizans'ı mağlup ederek Anadolu'yu bir Türk yurdu hâline getirdi. Malazgirt Zaferi, Bizans ordusunu ve mukavemetini çökertti ve Anadolu'nun kapılarını sonuna kadar Türkmenlere açtı. Bizans'ın yediği bu büyük darbe Türkmenlerin Anadolu'ya sel hâlinde girmelerini sağladı. Anadolu "Türkiye" oldu.
Proto-Moğollar'dan, Kıtaylar'ın 924'te Orhun havalisine hâkim olmalarıyla birlikte, bu bölgedeki Türk boyları birbirlerini sıkıştırarak batıya doğru göç etmeye başladılar. 1027 yılına gelindiğinde artan Kıtay baskısı sonucu Türklerin batıya göçü büyük bir sel halini almıştı. Kay ve Kıpçak baskısı ile Oğuzlar da yurtlarından ayrıldılar. Şamanî Peçenek ve Oğuzlar, Doğu ve Orta Avrupa'ya, Balkanlar'a; Müslüman Oğuzlar ise Maveraünnehir'e, Horasan'a ve diğer İslam ülkelerine göç ettiler.


Alparslan

KEŞİF SEFERİNE ÇIKILDI
Büyük Selçuklular, Karahanlı ve Gazneliler karşısında tutunamayınca, Çağrı Bey 3000 süvariyle 1015'te Anadolu'ya doğru bir keşif seferine çıktı. Çağrı Bey, büyük mesafeleri ve çeşitli tehlikeleri aştıktan sonra, Azerbaycan'da rastladığı Türkmenleri de alıp 1018'de Doğu Anadolu'ya girdi. Ermeni kaynaklarına göre "mızrak, ok ve yaydan ibaret olan silahları çekili, beli kemerli, uzun ve örülü saçlı, rüzgâr gibi uçan Türk atlıları" karşısına çıkan Bizans birlikleri "yağmur gibi atılan oklar" karşısında mağlup oldular. Çağrı Bey, Van Gölü civarını ele geçirdikten sonra Nahçıvan ve civarını kontrol altına aldı. Rastladığı Bizans kuvvetlerini ardı ardına yenilgiye uğrattı. Çağrı Bey fazla kalabalık olmayan süvariyle Bizans birliklerini rahatça mağlup etmişti.
Çağrı Bey, bu başarılı akının ardından uzun mesafeleri tekrar geçip 1021'de Tuğrul Bey'in yanına döndü. Aile mensuplarına Anadolu'da kendilerine karşı koyabilecek bir kimseye rastlamadığını bildirdi. "Biz buradaki çok güçlü devletlerle mücadele edemeyiz, ancak Azerbaycan ve Anadolu'ya gidip oralarda hükümran olabiliriz. Oralarda bize karşı koyabilecek hiçbir kuvvete rastlamadım" diyerek Selçuklu ailesini Anadolu'ya sefere teşvik etti. Ancak tarihi gelişmeler sonucu Oğuzlar, 1040'ta Dandanakan'da Selçuklular'ın idaresinde Gazneliler'i yenip, kendi devletlerini kurdular. Selçuklular, Gazneliler'i mağlup ederek Maveraünnehr bölgesine hakim olduklarından, kendileri Anadolu'ya gitmediler. Ancak Orta Asya'dan yüz binlerce Türk, Moğol kabilelerinin tazyiki ile batıya göçe devam ediyordu. Maveraünnehir bölgesi onları barındırmaya yetmemiş ve yeni bir yurt aramaya başlamışlardı. Büyük Selçuklular sel hâlinde ülkelerine gelen Türkmenleri Anadolu'ya gönderdiler.
1048'deki Hasankale zaferinden sonra Anadolu'da yayılmaya başlayan Türkmen kitleleri, 1059'da Sivas ve Malatya'yı ele geçirdiler. Çağrı Bey 1059'da vefat etmiş, oğlu Alparslan, amcası Tuğrul Bey'in ölümünden sonra taht mücadelesini kazanarak 1064'te Büyük Selçuklu tahtına geçmişti. 1064'te Alparslan, Kars'ı fethetti. 1067'ye gelindiğinde Kayseri, Niksar ve Konya fethedilmişti. Afşin Bey, 1068'de Anadolu'yu boydan boya geçerek İstanbul Boğazı'na kadar geldi.