Osmanlı tarih sahnesine ilk adımı Bursa'nın fethiyle attı
Bursa'nın 700 yıl önce Osmanlılara teslimi, sadece bir kuşatmanın sonu değil, Bizans'ın gücünün tükenmesi ve Türk medeniyetinin doğuşunun başlangıcıydı—peki bu fetih, tarihte gerçekten de bir kırılma noktası mı?
Yazar, Bursa'nın 6 Nisan 1326'de Osmanlılara teslimini Türk tarihinin dönemeci olarak sunmakta; açlık ve ekonomik çöküşün şehri teslim ettirdiğini anlatmakta ve fetihten sonraki imar faaliyetleriyle Bursa'nın bir imparatorluğun başkentine dönüştürüldüğünü vurgulamaktadır. Ancak bu anlatım, Bizans halkının trajedisini ve Osmanlı fetihinin gerçek maliyetini gölgede bırakmıyor mu?
Bursa ilk olarak 1080'de Türklerin eline geçti. Daha sonra birkaç defa Bizans'la el değiştirdi. Osman Gazi, Bursa'yı 1300'lerden itibaren ablukaya almıştı. Yaklaşık 25 yıl süren kuşatma sonucunda başka çaresi kalmayan Bursa yöneticileri, 6 Nisan 1326'da şehri Osmanlılara teslim etti. Bursa, Türklerin sembol şehirlerinden oldu. Bursa, Ahmed Hamdi Tanpınar'ın deyimiyle "iliklerine kadar Türk şehri"dir
Yarın Bursa'nın Osmanlılar tarafından fethinin 700. yılı. Bursa, Osmanlı kültürüyle özdeşleşmiş, Ahmed Hamdi Tanpınar'ın deyimiyle "iliklerine kadar Türk şehri"dir. Bursa, Sadrazam Keçecizâde Fuad Paşa'nın tabiriyle "Osmanlı tarihinin dibacesi"dir.
TEKFURLARDAN KARŞI HAMLE
27 Temmuz 1302 tarihinde Osman Gazi komutasındaki Osmanlı birliklerinin Koyunhisar'da Bizans ordusu karşısında mutlak bir zafer kazanmasından sonra Bursa'nın da kaderi değişmeye başladı. Osman Gazi, zaferden sonra bölgenin önemli şehirlerinden birisi olan Bursa üzerine hareket etti. Bizans İmparatoru da Bapheus zaferinden sonra önemli bir tehdit hâline gelen Osman Gazi'yi durdurmak için Bursa civarındaki tekfurlara emir vermişti.
Bursa tekfuru, Osmanlıların ilerlemelerinden rahatsızdı. Çevredeki tekfurlarla ittifak kurup, "Bu Türk'ün üzerine varalım, onu aradan temizleyelim ve hiç adını, şanını şöhretini bırakmayalım ve şerrinden kurtulalım" dediler. Bursa, Kestel, Kite, Adranos ve Bidnos tekfurları birleşip Yenişehir Ovası ile Bursa Ovası'nı birbirinden ayıran Dimbos Geçidi'ni geçerek Osman Gazi'nin merkezi Yenişehir'e doğru yürüdüler.
Osmanlı kuvvetleri, düşmanı Koyunhisarı'nda karşılayınca, tekfurlar Dimbos Geçidi'ne çekildiler. Osman Gazi, Dimbos Geçidi'nde meydana gelen muharebeyi kazandı. Kestel tekfuru savaş meydanında öldürüldü, Bursa ve Orhaneli tekfurları ise kaçmayı başardılar. 1303'teki Dimbos zaferi ile Ulubad'a kadar Bursa ovası ve Uludağ, Türkmen yerleşmesine açıldı.
Türklerin savaşta çok sayıda şehitleri vardı. Şehitler arasında Osman Gazi'nin kardeşi Gündüz Alp'in oğlu Aydoğdu da vardı. Aydoğdu'nun mezarı zamanla bir ziyaret yeri hâline geldi. Bir at hastalansa onun mezarına götürüp mezarı üç kez dolandırırlardı.
19. yüzyılda Bursa.
KUŞATMA UZUN SÜRDÜ
Bursa müstahkem surlarla korunduğu için fethi hemen mümkün olmadı. Fethedilememesinin bir diğer sebebi de Bursa surları üzerinden Osmanlı askerlerine ok yağdıran iki keskin nişancıydı. Bir Osmanlı okçusu, surların dibine gelerek bu keskin nişancıları öldürdükten sonra Türk tarafı bir nebze olsun rahatladı. Buna rağmen Osman Gazi'nin ilk kuşatması başarılı olamadı.
Bunun ardından Osman Gazi, şehri kuşatmak ve tecrit ederek teslim olmaya zorlamak için şehrin etrafına Aktimur ile Balabancık adında iki adet havale kulesini bir yılda inşa ettirdi. Aktimur, Osman Gazi'nin kardeşinin oğlunun adıydı ve namlı bir komutandı. Ayrıca Bursa etrafında ilk Türk yerleşimleri de başlatıldı ve Uludağ'da Türkmen köyleri kuruldu.
Osman Gazi, 1305'ten itibaren seferlerin komutasını oğlu Orhan Gazi'ye verdi. Çünkü kendisi nikris hastalığından muzdaripti. Orhan Gazi, Bursa kuşatmasına da komuta ediyordu, ancak Osman Gazi, oğlu ile Bursa kuşatmalarına katılmış olmalıdır.
1316'dan itibaren Bursa ablukası sıkılaştırıldı. Bu yüzden şehre artık dışarıdan doğru dürüst yardım gelemiyordu. Şehirde ciddi yiyecek ve içecek sıkıntısı çekilmeye başladı. İyi beslenemeyen şehir halkı salgın hastalıklarla da mücadele ediyordu. 1324'te Osman Gazi vefat etti ve Orhan Gazi, Osmanlı Beyliği'nin başına geçti.
Orhan Gazi
ŞEHRİ TESLİM ETTİLER
Orhan Gazi, tahta çıktıktan sonra Bursa kuşatmasını sıkılaştırdı. Bursa'da halk açlıktan ölmeye başlayınca Orhan Gazi'ye haber göndererek şehri teslim edeceklerini haber verdiler. Orhan Gazi de Köse Mihal'i teslim şartlarını müzakere etmek üzere Bursa'ya gönderdi. Köse Mihal ile yapılan müzakereler sonunda Türklerin kendilerine saldırmaması koşuluyla şehri teslim edecekleri hususunda anlaşmaya varıldı. Köse Mihal, Orhan Gazi'ye gelip teslim şartını bildirdi. Orhan Gazi de bunu kabul etti.
Bursa tekfuru ile Orhan Gazi arasında kabul edilen teslim şartları şunlardı:
1- Şehre giren Osmanlı askerleri halka zarar vermeyecek (yağma olmayacak, esir alınmayacak).
2- Gitmek isteyenler mallarıyla Osmanlı askerlerinin himayesinde şehri terk edecek.
3. Teslimde Orhan Bey'e 30 bin altın ödenecek. Şartlar her iki tarafça kabul edildikten sonra Bursa, 6 Nisan 1326 tarihinde Osmanlılara kapılarını açtı.
Orhan Gazi, bir kale kuşatmasında.
TÜRKLER YERLEŞTİRİLDİ
Bursa'nın teslim alınmasından sonra şehrin tekfurunun İstanbul'a gitmesine izin verildi. Ancak şehrin tesliminde büyük rolü olan tekfurun başdanışmanı Saroz, Osmanlı hizmetine girdi. Bursa metropoliti de şehirde kalıp görevini sürdürdü. Bursa'nın Rum halkı kaleden aşağı kısımlara nakledilerek yerleştirilirken, kale ve civarında stratejik yerlere ise sadece Türkler yerleştirildi.
Bursa tekfurunun ve başdanışmanın hazineleri Orhan Gazi tarafından Osmanlı gazileri arasında taksim edildi. Orhan Gazi'nin böyle yapmasının sebebi, büyük ihtimalle şehir emanla teslim olduğu için gazilerin ganimet alamamalarıydı.
Orhan Gazi, Bursa'ya girdiğinde şehir sokaklarında yüzlerce insan ölüsü gördü. Bunun üzerine Orhan Gazi, tekfurun başdanışmanı Saroz'a, "Bu kırgın neden olmuştur" diye sordu. Saroz da "Ekseri açlıktan kırılmıştır" cevabını verdi. Orhan Gazi, Saroz'a şehri neden teslim ettiklerini de sordu. Saroz şu cevabı verdi:

8