Çekirge istilaları, Osmanlı Devleti'nin karşı karşıya kaldığı en yıkıcı afetlerdendir. O dönemde çekirgeyle mücadelede kullanılan ilginç yöntemlerden biri de sığırcık suyudur. Bu su, çekirgeleri yok eden sığırcık kuşlarını bölgeye çektiğine inanılan bir suydu
Sığırcık suyu veya çekirge suyu, Osmanlı Devleti'nde çekirge istilalarına karşı başvurulan dinî ve geleneksel mücadele yöntemlerinden biriydi. Sığırcık suyu, kutsallık atfedilen ve çekirgeleri yok eden sığırcık kuşlarını bölgeye çektiğine inanılan bir suydu. O dönemdeki inanışa göre bu sudan alınarak çekirge istilasına uğrayan bölgeye götürülen su, sığırcık kuşlarının o bölgeye gelmesini sağlıyor, kuşlar da çekirgeleri yiyerek ekinleri koruyordu. Sığırcık suyu ve çekirge şeyhleri, Balkanlar'dan Anadolu'ya, Ortadoğu'dan Kuzey Afrika ve Kırım'a kadar geniş bir coğrafyada faaliyet göstermişlerdi.
Çekirge istilası, Osmanlı döneminde tarımı etkileyen en önemli afetlerden biriydi. Geleneksel yöntemlerle mücadele edilmeye çalışılan çekirgelere karşı, 19. yüzyıl sonlarından itibaren bilimsel çözümler üretilmeye çalışıldı. Ancak zaman zaman Cumhuriyet'in ilanından sonra da çekirge istilaları yaşanmaya devam etti. Çekirge istilaları ve mücadele yöntemlerine dair Alpaslan Demir, Sevilay Özer, Ertan Gökmen, Remzi Çavuş, Abdülkerim Erdoğan, Serap Taştekin ve S. Oğuz Baytimur-Özcan Tatar gibi isimlerin çalışmalarına bakılabilir.
Çekirge.
ÇEKİRGE İSTİLALARI
Çekirge istilaları, Osmanlı Devleti'nin karşı karşıya kaldığı en yıkıcı afetlerden biri olarak tarımsal üretimle birlikte, ekonomik düzeni, kamu maliyesini ve toplumsal hayatı da derinden etkilemiştir.
Sürülerin bir bölgeden diğerine göç ederek istilayı yayması, mücadeleyi daha da güçleştirip, sorunun yerel olmaktan çıkıp imparatorluk ölçeğinde bir afet hâline gelmesine neden oldu. Bu gelişmeler karşısında Osmanlı Devleti, 19. yüzyılın sonlarından itibaren çekirgeyle mücadeleyi daha sistemli bir afet yönetimi anlayışıyla ele almaya başladı. Mücadelenin temelini, çekirge yumurtalarının ve kurtçuklarının kısa sürede toplanarak yeni sürülerin oluşmasının önlenmesi oluşturuyordu. Halkın yetersiz kaldığı durumlarda ücretli işçiler görevlendirilmiş, I. Dünya Savaşı sırasında ise Anadolu'nun birçok bölgesinde milyonlarca kilogram çekirge kurtçuğu ve yumurtası imha edilmişti.
Çekirgeyle mücadele.
SIĞIRCIKLARI BÖLGEYE ÇEKEN SU
Çekirgeyle mücadelede ilginç bir yöntem de sığırcık suyu veya çekirge suyuydu. Bu konuda Alpaslan Demir'in önemli makalesi vardır.
Sığırcık suyu, Osmanlı Devleti'nde çekirge istilalarına karşı başvurulan dinî ve geleneksel mücadele yöntemlerinden biriydi. Çekirge istilaları yalnızca tarımsal üretimi değil, kıtlık, pahalılık, göç ve salgın hastalıklar gibi birçok sosyal ve ekonomik sorunu da beraberinde getiriyordu. Sığırcık suyu, kutsallık atfedilen ve çekirgeleri yok eden sığırcık kuşlarını bölgeye çektiğine inanılan bir suydu. İnanca göre bu sudan alınarak çekirge istilasına uğrayan bölgeye götürülen su, sığırcık kuşlarının o bölgeye gelmesini sağlıyor, kuşlar da çekirgeleri yiyerek ekinleri koruyordu. Bu inanış yalnızca Osmanlı coğrafyasında değil, İran'da da görülmekteydi. Erzurumlu İbrahim Hakkı da Marifetnâme'de İsfahan ile Şiraz arasında bulunduğunu belirttiği bu sudan söz ederek, suyu götüren kişinin ardından sayısız sığırcığın gelerek çekirgeleri yok ettiğine dair yaygın inanışı aktarır.
Manisa'da 1556'da ciddi bir çekirge felaketi yaşanmıştı. Çekirgelerin yeri ve göğü tamamen kapladığı, meyveleri ve mahsulleri tamamen yediklerinden halkın perişan olduğu ifade ediliyordu. İnsanlar bir sonraki sene daha fazla çekirgenin geleceğinden korkmuşlardı. Yaşanan kıtlık ve korkunun etkisiyle buğday fiyatlarında ciddi bir artış yaşanmıştı. Bunun üzerine Kanuni Sultan Süleyman'ın emriyle Hayreddin ve Mehmed adında iki kişi görevlendirilerek İsfahan'dan sığırcık suyu getirmeleri istenmişti. Bu su, 14 kadılığa dağıtılarak önlem alınmaya çalışıldı.
Şeyh Ali Semerkandi Türbesi.
8 Kasım 1586 tarihli bir fermana göre, Üsküdar'da meydana gelen çekirge istilası üzerine Çorum'dan sığırcık suyu getirilmesi emredilmişti. 1859'da Musul'da yaşanan çekirge istilası sırasında halk, yaklaşık otuz yıl önce benzer bir afetin Konya'dan getirilen sığırcık suyu ile giderildiğini hatırlatarak aynı suyun yeniden getirilmesini talep etmişlerdi. Ancak bu talep yerine, çekirge afetine karşı Ankara'nın Şeyhler köyündeki Semerkandî Tekkesi'nden getirilen su kullanılmıştı.
Sığırcık suyunun Anadolu'nun birçok yerinde bulunduğuna inanılmakla birlikte en önemli merkez Ankara'nın Yabanabad (Çamlıdere/Kızılcahamam) kazasına bağlı Şeyhler köyündeki Şeyh Ali Semerkandî Tekkesi idi. Rivayete göre Şeyh Ali Semerkandî dua ederek yerden bir su çıkarmış, bu suyun bulunduğu yerde toplanan sığırcık kuşları ekinlere zarar veren haşereleri yok etmişti. Bu yüzden tekke, çekirge suyunun muhafaza edildiği ve ihtiyaç duyulan bölgelere gönderildiği en önemli merkez hâline geldi. Tekkenin bu hizmeti sebebiyle Şeyh Ali Semerkandî'nin soyundan gelenler uzun süre çeşitli vergilerden muaf tutuldu. Sığırcık suyu yalnızca çekirge istilalarında değil, fare ve diğer zararlı haşerelere karşı da kullanılmıştır. Aspuzi, Bolu ve Mihaliç'te görülen fare istilalarında Ankara'dan sığırcık veya gelincik suyu ile birlikte bu suyu kullanacak şeyhlerin gönderilmesi istenmiş, masrafları da zaman zaman devlet tarafından karşılanmıştı. Böylece suyun yalnızca çekirgeleri değil, genel olarak tarımsal ürünlere zarar veren haşereleri uzaklaştırdığına inanıldığı anlaşılmaktadır.

3