Osmanlı, 16. yüzyılın ortalarında Doğu Afrika'ya müdahale ederek, Etiyopya-Somali bölgesinin Hıristiyanlaşıp Endülüs'ün akıbetine uğramasını engellediği gibi İslamiyet'in bu topraklarda yayılışının devam etmesini de sağladı. 1555'te kurulan ve Sudan'ın bir kısmı ile Cibuti, Eritre, Etiyopya ve Somali'yi içine alan "Habeş Eyaleti", sınırları zamanla değişse de 19. yüzyılın sonlarına kadar devam etti. Ancak Osmanlı Devleti'ni gösteren günümüzde çizilen haritaların çoğunda Yemen gibi Habeşistan da Türk İmparatorluğu'nun sınırları içerisinde gösterilmez
Cumhurbaşkanımız bu hafta Afrika'nın en büyük devletlerinden biri olan Etiyopya'yı ziyaret etti. Etiyopya ve çevresi Osmanlı döneminde Habeşistan diye anılırdı. Rahmetli Cengiz Orhonlu, 1974'te kaleme aldığı "Osmanlı İmparatorluğu'nun Güney Siyaseti, Habeş Eyaleti" isimli muazzam eserinde Türklerin bölgedeki hâkimiyetini anlatır.
OSMANLI-PORTEKİZ MÜCADELESİ
Osmanlılar, 1517'de Memlük Devleti'ni ortadan kaldırdıktan sonra Kızıldeniz sahillerinin iki tarafına yerleşip Portekizlilerle mücadeleye başladılar. Portekizliler, 1520'de Habeşistan Kralı'na elçi gönderip ittifak kurdular.
Selman ve Hüseyin reisler, Yemenlileri tedirgin eden Kamran'daki Portekiz garnizonunu yok ettiler. 1525'te Selman Reis, Aden'i ele geçirmeye çalıştı, fakat başarılı olamadı. Ancak Hint Denizi'ne, ilk defa bir Osmanlı filosu çıkmıştı. 1536'da Hint seferine çıkan Hadım Süleyman Paşa, dönerken Kızıldeniz'de Kuseyr Limanı'nda Özdemir Bey ve maiyetindeki askerleri karaya çıkardı. Özdemir Bey, Nil üzerinden bir nehir filosuyla güneye indi. Func Sultanlığı nüfuzunda bulunan İbrim ve Derr kalelerinin yanı sıra Mağrak ve Say şehirlerini ele geçirdi. Habeşistan Krallığı sınırlarına ulaşıldı. Habeşistan, Kızıldeniz ve Hint Denizi'nde sahillere sahip olduğu için Doğu ticaretinde kilit konumdaydı. Ayrıca kıymetli madenlere sahipti.
Habeş hükümdarı Lebna Dengel, Portekizlilerden yardım istedi. Somali ve Habeşistan'da mücadele eden Ahmed el-Mücahid ise Osmanlılardan Yemen Beylerbeyi vasıtasıyla yardım talebinde bulundu. Ahmed el-Mücahid, 1526-1543 yılları arasında Habeşistan'da savaştı. Osmanlılar, Ahmed el-Mücahid'i, "Sultan Ahmed el-hâkim be vilâyet-i Habeş" şeklinde tanıdılar.
Habeş tahtına çıkan Galavdevos, 1541'de Portekiz donanmasının yardımıyla bölgede üstünlüğü ele almaya başlayınca, bölgedeki Osmanlı kuvvetleri devreye girdi. 1542'de Galavdevos mağlup edildi. Ancak bu galibiyetin etkisiyle ihtiyatsızca davranmaya başlayan Ahmed el-Mücahid, 1543'te cereyan eden bir savaşta şehit düşünce Galavdevos kaybettiği topraklarını geri aldı.
Habeş Kralı ve Osmanlı Sultanı.
HABEŞ EYALETİ KURULDU
Bölge hakkında bilgi alınmak için 1554'te Yemen'den İstanbul'a çağrılan Özdemir Paşa, Kanuni'ye Mısır, Yemen ve Habeşistan'daki halklar ile bölgenin siyasi ve coğrafi durumu hakkında teferruatlı bilgi sundu. Özdemir Paşa'nın sultanla konuşmasından sonra Kanuni bölgenin uzak olmasından dolayı gerçekleştirilecek bir seferin macera olacağı algısını değiştirdi. Habeş Seraskeri olarak atanan Özdemir Paşa, Mısır'a gitti. Asker topladıktan sonra 1555'te önce Nil Nehri ve karayolu üzerinden güneye inmeyi denedi. Ancak arazi şartlarının elverişsizliği, mesafenin uzunluğu ve askerler arasında disiplini sağlama güçlüğü sebebiyle ilk teşebbüs başarısızlıkla sonuçlandı.
Bu sırada Habeş Beylerbeyliği, 6 Temmuz 1555'te tesis edildi. Eyalet merkezi Sevakin oldu. Özdemir Paşa, beylerbeyi atandı. Cengiz Orhonlu, iktisadi gerekçelerin bir sonucu olarak Habeş Eyaleti'nin kurulduğunu söyler. Osmanlılar, Habeş topraklarını altının terazi ile alışveriş edildiği yer olarak tavsif ederlerdi.
16. yüzyılın ortalarında Avrupa ve Osmanlı piyasalarında kıymetli maden buhranı baş göstermişti. Piyasada altın yerini gümüşe bırakmış, bu durum Osmanlı ekonomisini olumsuz etkilemişti. Osmanlı yönetimi bu ekonomik sıkıntıyı aşmak için yeni altın kaynaklarına yöneldi.
Osmanlıları Habeşistan'da bir eyalet kurmaya iten diğer bir sebep ise doğu ticaretinin sürdürebilirliğini sağlamaktı. Hint seferlerinde istenilen başarının sağlanamaması konumundan dolayı Habeşistan'ı Osmanlılar için hedef haline getirmişti.
Özdemir Paşa 1555 yılının sonbahar ayında yeniden askeri harekâta başladı. Kızıldeniz üzerinden Sevakin'e çıkıp Massava ve Arkiko gibi stratejik yerleri ele geçirdi. 1558'de Tigre, 1559'da Debarva alındı. Habeşistan'ın iç kısımlarına gerçekleştirilecek askeri harekâtların merkez üssü olarak burası belirlendiği için müstahkem bir mevki ve bir cami inşa edildi.
Osmanlı eyaletleri (Çizen: Osman Gümüşçü)
PUTPERESTLER MÜSLÜMAN OLDU
Bölgede yaşayan birçok Hıristiyan ve putperest Habeşli İslamiyet'i kabul etti. Kuzeydoğu'daki zor şartlara sahip, aşırı sıcak bölgeye yaptığı sefer sırasında iklim şartlarından dolayı birçok askeri gibi rahatsızlanan Özdemir Paşa, 1560'ta Debarva'da vefat etti. Naaşı Massava'ya defnedilip bir türbe inşa edildi.
Özdemir Paşa bugünkü Eritre ile Habeşistan'ın kuzeybatı bölgesini ele geçirmiş ve bazı yerli kabilelerin de Osmanlı hâkimiyetini tanımasını sağlamıştı. Ancak paşanın ölümü üzerine Habeş ordusu karşı atağa geçip Debarva'yı işgal etti. Osmanlılar, Massava ve Arkiko'da tutunabildiler.
Babasının vefatından sonra Habeş Eyaleti'nin başına getirilen Özdemiroğlu Osman Paşa, 7 yıl görev yaptı. Habeş Eyaleti'nin sınırlarını babasının zamanındaki durumdan daha da ileriye götürdü.

2