Yazı, Osmanlı-İspanya ilişkilerinin 16. yüzyıldaki çatışmadan 18. yüzyılda işbirliğine dönüşüm sürecini analiz eder. Yazar, Humbaracı Ahmed Paşa ve İbrahim Müteferrika gibi devlet adamlarının çok defa gündeme getirdikleri ittifak antlaşmasının ancak Don Juan de Bouligny sayesinde 1782'de imzalanabildiğini, bu gecikmede kaçırılan stratejik fırsatların olduğunu ileri sürer. Peki bu iki asırlık gecikmenin sorumlulusu gerçekten İstanbul yönetiminin tutumunda mı, yoksa zamanın daha geniş jeopolitik koşullarında mı yatıyordu?
Son zamanlarda İspanya'nın Gazze ve İran savaşı konusunda çıkışları ve uygulamaları Türk kamuoyunda olumlu karşılanıyor. İspanya 16. yüzyılda Osmanlı'nın en büyük düşmanıyken değişen şartlardan dolayı 18. yüzyılda iyi ilişkiler kuruldu
Osmanlı-İspanya Antlaşması'nı ancak iki asır sonra hayata geçirmeye muvaffak olan İspanyol elçisi Bouligny, Fransa'nın Mısır'ı işgali üzerine Türkiye'de istenmeyen adam olmuş ve ülkeden çıkarılmıştı
Osmanlı ile İspanya arasındaki münasebetler daha kuruluş yıllarına kadar uzanır. İkinci Bayezid devrinde ise Osmanlı'nın İspanya'ya ilgisi Gırnata'daki Müslümanların durumundan dolayı arttı. İspanya'dan sürülen Müslümanlar ve Yahudiler, 1492'den itibaren Osmanlı topraklarına kabul edildiler. Osmanlı-İspanya ilişkileri üzerine rahmetli Özlem Kumrular, Hüseyin Serdar Tabakoğlu, Fikret Sarıcaoğlu ve Uğur Demir'in araştırmaları vardır.
Kanuni
Osmanlı-İspanya ilişkileri özellikle 16. yüzyılda iki rakip gücün çekişmesi olarak devam etti. Akdeniz ve Kuzey Afrika, Osmanlı ile İspanya'nın çatışma alanlarıydı. 1538'de kazanılan Preveze Deniz Zaferi, Akdeniz'deki İspanya hâkimiyetine büyük darbe vurdu. 1541'de Cezayir'i işgal etmek isteyen İspanyollar ağır bir yenilgi aldı.
AKDENİZ'DE BÜYÜK ÇEKİŞME
1574'te Tunus'un fethi de Osmanlı'nın İspanya karşısındaki büyük bir kazanımıydı. Bu zaferle birlikte Kuzey Afrika'daki İspanya emelleri tamamen sona erdi. 1577 yılında Osmanlı ile İspanya arasında mütareke yapıldı. Bu mütareke 1581 ve 1582 yıllarında birer yıl uzatıldı. İngiltere ve İspanya arasındaki mücadelede Osmanlı hem İngiltere'yi destekledi hem de İspanya ile olan antlaşmayı bozmamaya özen gösterdi. 1587'de Osmanlı-İspanya mütarekesi iki yıl daha uzatıldı.
Portekiz kralının Osmanlı'ya mağlup olduğu 1578'deki Vâdilmehazîn (Vadisseyl) Savaşı'nda hayatını kaybetmesinden sonra Portekiz, İspanya tarafından ilhak edildi ve özellikle Hindistan'daki Portekiz sömürgeleri İspanya'nın eline geçti. Bu yeni durum Osmanlı ile İspanya'nın yeni bir çatışma dönemine girmesine sebep oldu.
Şarlken
DOSTLUK GÖRÜŞMESİ BAŞLADI
Portekiz sömürgelerine hâkim olduktan sonra İspanya'nın en büyük rakipleri arasına tekrar İngiltere girdi. İngiltere karşısında yalnız kalmak istemeyen İspanya, Osmanlı'yı bir dostluk antlaşmasıyla yanına çekmek için 1625 Ekim'inde İstanbul'a Johann Batista Montalbani adında bir elçi gönderdi. Elçinin, Malta ve Floransa'daki Cizvitler'in elinde bulunan Müslüman esirlerin salıverilmesi, İspanyol gemilerinin Akdeniz'de korsanlara karşı güvenliğinin sağlanması ve fazla ithalat vergisi vermek kaydıyla Kızıldeniz üzerinden Osmanlı pazarlarına Hint emtiası nakledilmesi gibi teklifleri, İstanbul'daki İngiltere elçisi tarafından akim bırakıldı.
İspanya, 1650 yılında bir kez daha Osmanlı Devleti ile dostane münasebetler kurmak için harekete geçti fakat teşebbüs bu defa da Fransa elçisi tarafından engellendi. Buna mukabil Osmanlı yönetimi, İspanya'ya Ahmed Ağa adlı bir elçi gönderdi. Ahmed Ağa, Madrid'de dostça karşılandı ve buna karşılık olarak İspanya tarafından İstanbul'a 1651 yılında bir elçi gönderildi. İki ülke arasındaki elçi teatisine mukabil bu bir dostluk veya ticaret antlaşmasıyla neticelenmedi.
Osmanlı'ya İspanya'nın da dâhil olacağı bir ittifak anlaşması teklifini ilk defa Erdel Kralı İkinci Rakoçi Ferenç dile getirdi. 1734 yılında Humbaracı Ahmed Paşa ve İbrahim Müteferrika'ya gönderdiği mektuplarda Fransa ve İspanya'nın dâhil olacağı bir ittifakın mümkün olduğunu anlattı. Buna mukabil Rakoçi'nin teklif ettiği ittifak hayata geçirilemedi.
Üçüncü Carlos
GİRİŞİMLER SONUÇ VERMEDİ
İkinci Rakoçi Ferenç'in oğlu Rakoçi Josef de 1738 yılında Osmanlı-İspanya ittifakı kurulması için teşebbüslerde bulundu. Dönemin sadrazamı Yeğen Mehmed Paşa'ya sunduğu raporlarda bu ittifakın faydalarını anlattı. Josef'in gayretlerine rağmen bu yıllarda da ittifak mümkün olmadı.
Humbaracı Ahmed Paşa, 1740'lı yıllara gelindiğinde Osmanlı-İspanya ittifak antlaşmasını tekrar gündeme getirdi. Sadrazam Hekimoğlu Ali Paşa'ya sunduğu 1742 tarihli ayrıntılı bir raporda daha önceki dönemlerde Osmanlı-İspanya ittifakı hayata geçirilemediği için büyük fırsatların kaçırıldığını savundu.
Özellikle 1701-1714 yılları arasında devam eden İspanya Veraset Savaşları'nda İspanya'nın bir ittifak kurmak için İstanbul'a elçi gönderdiğini fakat Bâbıâlî'nin elçinin teklifine olumlu cevap vermediğini, bu yüzden Türk tarafının büyük fırsatı kaçırdığını ve elçiye kesin bir cevap vermediğinden İspanya'nın da savaşı kaybettiğini ileri sürdü. 1744 tarihli başka bir raporunda ise İngiltere-İspanya savaşını anlatırken İspanya'yı meşru gösterdi ve ittifak kurulmasının faydalarını anlattı.

6