Yazar, Rize'nin turizm stratejisini dönüştürdüğünü ve artık sadece doğal güzellikle değil, spor-sağlık-kültür ekosistemiyle konuşulduğunu savunuyor. Bu dönüşümü canlı örneklerle ve verilerle destekliyor çünkü Kaçkar bölgesinin Artvin'le birleşerek bölgesel bir turizm hattına dönüşmesi, gençlerin aktif turizm talebine yanıt veriyor. Ancak bu başarı ne kadar kırsal kültürün korunmasıyla dengeleniyor, yoksa hızlı turizm gelişimi geleneksel yaşamı tehdit ediyor mu?
Turizm denilince akla yıllarca Akdeniz ve Ege geldi. Ama artık tablo değişti. Geçen hafta Uluslararası Kaçkar Turizm Fuarı dolayısıyla Rize'deydim. 16 ülkeden 160 acente katılmıştı. Stantlar Karadeniz ruhunu yansıtıyordu; evcil atmacalar, mısır unu değirmenleri ve simülasyonların yanı sıra Laz usulü "Formula" gösterileri de yoğun ilgi görüyordu. Rize'yi yeni keşfetmiş biri değilim. 2016 yılında tam 10 gün bu şehirde kaldım, turizminden gastronomisine kadar her detayı yerinde inceledim. O günlerde helikopterli kayağı (heliksi) ilk kez burada görmüştüm.
Bir anı...
O ziyaretin benim için ayrı bir anlamı vardı. Rize'yi anlatan özel bir turizm gazetesi hazırlamıştım. Gazete için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan bir yazı rica etmiştim. "Rizeli Olmak" başlığıyla kaleme aldığı metin, 29 Ocak 2016 tarihli gazetemizde yer almıştı. Bugün dönüp baktığımda şunu diyebiliyorum; yazdığı o metin bir temenni değil, âdeta bir yol haritasıymış.
Rize Valisi İhsan Selim Baydaş'ın anlattıklarıyla sahada gördüğüm tablo örtüşüyordu. Rize artık sadece doğasıyla değil, kurduğu vizyonla da konuşuluyor. Kaçkarlar etrafında şekillenen turizm dili değişmiş. Yayla turizmi tek başına bir başlık olmaktan çıkmış; spor var, doğa var, kültür var. Hepsi iç içe geçmiş durumda. En kritik detay ise Rize ile Artvin'in birlikte hareket etmesi. Bu iş tek şehirle değil, coğrafyayla büyüyor.
Yılda 1 milyon 200 bin yolcu
Rize Belediye Başkanı Rahmi Metin'in de söylediği aslında büyük resmi özetliyordu: "Size bize dört mevsim Rize." İddialı bir cümle ama altı dopdolu. Çünkü burası tek bir başlıkla anlatılacak bir yer değil. Zorlu bir coğrafyada yağmur var, yeşilin her tonu var. Bu üçlü birleşince spor, sağlık ve doğa turizmini aynı anda besleyen bir yapı ortaya çıkıyor.
Kim geliyor diye baktığınızda en çok gençler dikkatleri çekiyor. Çünkü burada doğa sadece izlenmiyor, yaşanıyor. Bisiklet, yürüyüş, rafting, motosiklet... Hepsi aktif. Orta Asya'dan, Arap ülkelerinden, Avrupa'dan gelen de var. Veriler de bunu destekliyor. Rize'nin nüfusu 350 bin ama havalimanından geçen yolcu sayısı 1 milyon 200 bin. Artvin ve Batum'un da etkisiyle bölge artık güçlü bir turizm hattına dönüşmüş.
Bir de işin gastronomi tarafı var. Rize bu alanda da adım atmış. Beş yıldır düzenlenen GastroRize ile 300'ün üzerinde tarif kayıt altına alınmış. Kuru fasulye, kavurma, karalahana sarması, balık... Ama mesele sadece yemekten ibaret değil, mutfak kendi hikâyesini oluşturmuş durumda.

21