Türkiye'de enflasyon
Mart ayında enflasyon yüzde 30,87'ye gerilerken, gıda ve konut fiyatlarındaki direnç dezenflasyon sürecini yavaşlatıyor—peki TCMB faiz kararı bu katılığı kırabilir mi?
Yazar, Türkiye'de dezenflasyon sürecinin ilerlediğini ancak gıda, konut ve ulaştırma sektörlerindeki fiyat artışlarının bu süreci yavaşlattığını savunuyor. Bu argümanı, TCMB'nin 22 Nisan'daki faiz kararında bekle-gör politikası izlemesi gerektiğini vurgulamak için öne sürüyor. Kilit argüman ise, enflasyonun genel düşüş trendi olumlu görünse de sektörel katılıklar nedeniyle gerçek iyileşmenin henüz tamamlanmadığı—acaba bu katılık TCMB'nin el altında tuttuğu politika araçlarıyla çözülebilir mi?
Bu nedenle, uzun süredir devam eden dezenflasyon sürecinin yara almaması için üzerinde titizlikle durulan konuların başında enflasyon gelmektedir.
MART AYI AYLIK VE YILLIK ENFLASYON ORANLARI
Savaşın devam ettiği mart ayında açıklanan aylık ve yıllık enflasyon oranları ile 2026 yılının ilk çeyreği itibarıyla fiyat artış hızının yıllık bazda yavaşladığı görülmektedir.
TÜİK tarafından mart ayında açıklanan verilere göre yıllık enflasyon yüzde 30,87 seviyesine gerilerken, aylık enflasyon yüzde 1,94 olarak gerçekleşti.
Özellikle yıllık bazda enflasyonda meydana gelen bu düşüşün bir önceki yılın (2025) aynı ayındaki yüzde 38,10 ve iki yıl önceki (2024) yüzde 68,50'lik seviyelerle kıyaslandığında, enflasyon oranında önemli bir düşüşü işaret etmektedir.
Yani dezenflasyon sürecinin devam ettiğini göstermektedir.
ENFLASYONU ŞEKİLLENDİREN FAKTÖRLERDezenflasyon sürecinin en dirençli sektörü, hizmet sektörü olmaya devam ediyor.
Diğer yandan, gıda enflasyonu yüzde 32,36'lık yıllık artışla ve toplam enflasyona 8,25 puanlık ciddi katkısıyla genel enflasyonun üzerinde kalamaya devam etmektedir.
Konuttaki yüzde 42,06 ile genel endeksin çok üzerinde artışın ve toplam enflasyona yüzde 6,04 oranındaki katkısının enflasyon için diğer önemli bir katılık olduğu görülmektedir.
Ulaştırmada da yüzde 34,35 oranındaki artış ve enflasyona 5,45 puan katkısı ve aylık değişimin yüzde 4,52 olması küresel enerji fiyatları üzerinden gelebilecek maliyet şoklarının enflasyonu yukarı çekme riskinin olduğunu açıkça göstermektedir.

18