Petrol krizi gölgesinde ABD-Çin rekabeti

Küresel ekonomi bir kez daha enerji arz ve talep güvenliği üzerinden bir sınanma yaşıyor.

Körfez bölgesindeki savaş ve gerginlik, enerjinin transfer merkezi olan Hürmüz Boğazı'nda riskleri artırırken, petrol piyasalarında yeni bir şok dalgasının yaşanmasına neden olmaktadır.

Bugün dünya petrol ve doğalgazın yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı, yalnızca petrol ve doğalgazın geçiş noktası değil; aynı zamanda küresel ekonomik istikrarın da belirleyicisi konumundadır.

Körfez bölgesindeki mevcut belirsizliğin devamı ve bu sürecin uzaması, enerji arzının daralmasına ve enerji fiyatlarının hızla yukarı yönlü hareket etmesine neden olmaktadır.

Enerjide yaşanan bu durum, 1973 ve 1979 Petrol Krizi gibi şokları yeniden gündeme getirmektedir.


ENERJİ KRİZİ VE ABD'NİN STRATEJİK HEDEFLERİ

Enerjiye bağımlılığı yüksek ve dünyanın en büyük petrol ithalatçısı olan Çin'in artan enerji fiyatlarına oldukça hassas durumdadır.

ABD, Çin'in enerji ithalatı yaptığı ülkelere ve bölgelere yaptığı müdahale Çin'in enerjiye ulaşımını zorlaştırmaktadır.

ABD daha önce, Çin'in en büyük ithalatçısı olduğu Venezuela'ya yaptığı müdahale ile Çin'in Venezuela'nın ham petrolüne ulaşımını engelleyerek hedeflediği birçok amacına ulaşmış oldu.

Şimdi ise ABD, Çin'in enerji arz güvenliğinin yüzde 50'ye yakınını sağladığı Hürmüz Boğazı'nda enerji arz güvenliğini engellemektedir.

Bu gerginlik nedeniyle petrol arzındaki azalış ve fiyatlarındaki sert yükseliş, Çin'in üretim maliyetlerini artırarak küresel tedarik zincirlerinde sorun yaşamasına neden olmaktadır.