ABD–İsrail ile İran arasında devam eden savaş, yalnızca bölgesel bir güvenlik meselesi değil; küresel ekonominin geleceğini doğrudan şekillendirebilecek bir kırılma noktasıdır.
ENERJİ ARZ VE TALEP GÜVENLİĞİ SORUNU ARTIYORBu kırılmayı hızlandıran da enerji arz ve talep güvenliği sorunudur.
Savaşın odak noktası olan ve üzerinde hakimiyet mücadelesi verilen Hürmüz Boğazı, küresel petrol ve doğalgaz ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik bir rotasıdır.
Bu rotanın kesintiye uğraması ya da risk altına girmesi, petrol satışlarında kısıtlama ve dolayısıyla petrol fiyatlarında sert sıçramalara yol açıyor.
Bu durum, hem enerji kaynaklarını satamayan körfez ülkelerinin enerji gelirlerini azaltıyor yani enerji talep güvenliğini ciddi sorun haline getiriyor hem de bu bölgenin petrolüne bağımlı olan başta da Çin, Güney Kore, Hindistan ve Japonya gibi büyük ekonomilerin enerji arz güvenliğini tehlikeye atıyor.
Bu da bu ülkelerin ekonomik faaliyetlerini, başta da gıda, otomotiv, ilaç, bilişim gibi stratejik sektörleri zincirleme biçimde etkiliyor.
Bunun derinleşmesinin, dünya ekonomisinde ciddi bir ekonomik krizi tetikleyeceği beklenmektedir.
ENFLASYON ŞOKUPetrol fiyatlarındaki artışın neden olacağı en büyük sorun enflasyon olacaktır.
Son yıllarda enflasyonu kontrol altına almak için sıkı para politikaları uygulayan merkez bankaları, enerji fiyatlarındaki yeni bir şok karşısında zor bir durumla karşıya kalacaktır.
STAGFLASYON RİSKİ VE DEJAVU
17