Ekonomi yönetiminin dengede tutması gereken üç temel gösterge faiz, enflasyon ve ekonomik büyümedir.
Türkiye ekonomisi, 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 2,5 oranında bir büyüme kaydederken; en son açıklanan verilere göre yıllık enflasyon yüzde 32,61 ve Merkez Bankası'nın politika faiz oranı ise yüzde 37 seviyesinde gerçekleşti.
Şimdi enflasyonu düşürmek için faizler yüksek devam ederken ekonomik büyüme için daha düşük oranlar tercih edilmek zorunda kalınıyor.
Dolayısıyla, bu üç göstergede en doğru hedeflere ulaşmak için atılan her adımın bir maliyeti, seçilen her politikanın da bir bedeli oluyor.
EKONOMİK BÜYÜME VE ENFLASYON
Ekonomide en önemli hedef, yüksek ekonomik büyümeye ulaşmaktır.
Ekonomik büyüme, ekonomik aktivitenin devamı, istihdamın artması ve dolayısıyla refahın ve yaşam standardın yükselmesi demektir.
Ancak, bir ekonomi üretim ve ihracat yerine sadece tüketim ve kredi genişlemesiyle hızlı büyüyorsa, kaçınılmaz olarak enflasyonu tetikler.
Yüksek enflasyon da satın alma gücünü azaltır, geleceğe dair öngörülebilirliği düşürür ve toplumsal refahı olumsuz etkiler.
ENFLASYON VE FAİZ
Merkez Bankası, enflasyon düşürmek için faizi arttırdığında üretim için gerekli olan finansman maliyetini artıracaktır.
Bu da yüksek borçlanma maliyetleri sebebiyle yatırımları azaltır.
Yüksek faiz ile beraber, tüketim harcamalarındaki azalış, fiyat istikrarının yeniden tesis edilmesini kolaylaştırabilir.

28