Enerji koridorlarındaki risklerin arttığı bu dönemde, enerji arz güvenliğini sağlamanın, ekonomik kırılganlığı azaltmanın ve makroekonomik istikrarı kalıcı kılmanın yolu yenilenebilir enerjiden geçiyor.
Enerji arz güvenliğinde yenilenebilir enerji kaynaklarının payını arttıran ülkeler, enerji arz güvenliğini sağlama alacak, cari açık ve enflasyon prangasından kurtulacak, makroekonomik istikrara kavuşacak ve ticari rekabette ön sıralarda yer alacaktır.
YENİLENEBİLİR KAYNAKLAR, CARİ AÇIĞIN VE ENFLASYONUN ÇARESİ
Türkiye gibi enerjide dışa bağımlı olan ülkeler için fosil kaynakların faturası, makroekonomik dengeler üzerindeki en büyük yapısal yüktür.
Fosil kaynakların yoğun olarak kullanan ve dışarıya bağımlı olan ülkeler, uluslararası piyasalarda fosil kaynaklarda yaşanan bir arz şoku enerji fiyatlarının artmasıyla maliyet enflasyonunu ithal etmektedirler.
Bu da başta enflasyona neden olduğu gibi cari açık ve döviz kuru üzerindeki baskı yapmaktadır.
Oysa güneş, rüzgar, jeotermal ve biyokütle gibi yenilenebilir kaynakların yoğun olarak kullanan ülkelerde enerji için ödenen faturanın düşük olması ve fiyatlarda dalgalanma olmaması makro ekonomik göstergeleri de olumlu etkileyecektir.
Bu da enflasyon tahminlerini kolaylaştırdığı gibi, yatırımcıların uzun vadeli planlama yapabilmesini kolaylaştıracaktır.
Kısacası yenilenebilir enerji, cari açığı kapatmaya, dövizdeki oynaklığı azaltmaya ve dolayısıyla fiyat artışlarına karşı yapısal bir kalkan oluşturmaktadır.
YENİLENEBİLİR KAYNAKLAR, ENERJİDE BAĞIMSIZ OLMANIN YOLU
Enerji arz güvenliği, artık sadece bir tedarik meselesi değil, doğrudan bir ulusal güvenlik ve egemenlik meselesidir.

34