Dünya ekonomisinde borç miktarı artıyor.
Borç artışının arkasındaki temel faktörler ise artan faiz oranları, yaşlanan nüfusun sağlık ve emeklilik sistemleri üzerinde baskısı, artan savunma harcamaları, doğal afetler ve beklenmedik ekonomik kayıplardır.
Dünya ekonomisinde toplam borç 346 trilyon dolara ulaşırken, bu borç miktarı tüm dünya ülkelerinin GSYH'sinin yaklaşık üç katına denk geliyor.
Toplam borç büyüklüğüne bakıldığında listenin başında Amerika Birleşik Devletleri, Japonya ve Çin yer alıyor.
Avrupa ülkelerinde ise Yunanistan, İtalya ve Fransa öne çıkmaktadır.
Bu ülkelerden Amerika Birleşik Devletleri, 38 trilyon dolar borç ile listenin başında yer alırken, Japonya 9 trilyon dolarlık borç ve Çin, 18,7 trilyon dolarlık borcuyla ABD'yi takip ediyorlar.
IMF verilerine göre, dünyadaki borcun yüzde 60'ından fazlası sadece ABD, Çin ve Japonya' ya ait.
BORCUN GSYH İÇİNDEKİ PAYI MI SÜRDÜRÜLEBİRLİĞİ Mİ ÖNEMLİ
Borç miktarı ne kadar kritik derecede önemliyse, ekonominin bu borcu nasıl döndürdüğü yani borcun sürdürülebildiği de o kadar önemlidir.
Borcun GSYH içindeki oranına oranla bakıldığında borç yükü en yüksek ülkelerden biri olan Japonya, uzun yılardır yüksek Borç /GSYH (yüzde 250) ile ekonomisi sorun yaşamadan devam etmektedir.
Yine en yüksek borç stokuna sahip olan ABD'nin borcu GSYH'nin yaklaşık yüzde 125'ine karşılık geliyor.
Dolayısıyla, yüksek GSYH'ye sahip olan ülkelerde borç miktarının yanında kimin borçlu olduğu ve bu borcun nasıl finanse edildiği daha önemli hale gelmektedir.
Ancak, yüksek borçlu ülkelerin ekonomik krizlere karşı çok daha savunmasız hale geldiği de açıktır.

21