İsrail'in bölgedeki zorbalığı, diğer Akdeniz ülkeleri açısından sadece hukuksuzluk oluşturmuyor aynı zamanda Ortadoğu'da istikrarsızlığı da sürekli hale getirmektedir.
GÜÇ, ULUSLARARASI HUKUKUN ÖNÜNE GEÇMİŞİsrail, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne taraf olmamasının da verdiği rahatlıkla, askeri destek üstünlüğünü deniz yetki alanlarını dikte etmek için bir araç olarak kullanmaktadır.Gazze şeridinin hemen açıklarında yer alan doğalgaz sahası, Filistin ekonomisini ayağa kaldırabilecek bir potansiyele sahipken, İsrail'in ablukası ve askeri müdahaleleri nedeniyle devre dışı kalmıştır.İsrail'in Gazze katliamı ve soykırımı ve Filistin'i işgali arkasındaki askeri-stratejik destekten ve hukuk tanımazlığından kaynaklanmaktadır.İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ile üçlü ittifaklar kurarak ve ABD başta olmak üzere Avrupa ülkelerinin İsrail›e verdiği koşulsuz askeri ve diplomatik destek ile Doğu Akdeniz'de kendisinin merkezde olduğu tartışmalı ve hukuksuz bir enerji denklemi oluşturma çabasındadır.
Şimdi ise Sumud filosu ile Gazze'ye gidecek yardımlara uluslararası sularda müdahalesi İsrail'in hukuk tanımazlığının en somut örneğidir.İSRAİL ENERJİDEN DE GÜÇ DEVŞİRİYORİsrail'in Akdeniz'de kurduğu bu güç düzenini enerji alanına da uygulamaktadır.
Bölgesel istikrarsızlığı fırsat bilen İsrail, askeri ve diplomatik gücünü enerji sahalarının üzerinde bir koruma kalkanına ve diğer ülkeler için bir tehdit unsuruna dönüştürmektedir.
28