Ev işçileri, çocuk bakımı, yaşlı ve hasta bakımı, ev temizliği, yemek, çamaşır ve hane içi gündelik bakım hizmetlerini yerine getirirken çok ağır çalışma koşulları ile de mücadele etmektedirler.
Dolayısıyla ev işçilerinin bakım emeği görünür ve değerli kılınmadıkça ve ev işçileri etkin biçimde güvence altına alınmadıkça ne sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması ne toplumsal adaletin tesis edilmesi ne de bakım alan kişilerin kaliteli hizmet alması mümkün olacaktır.
BAKIM EKONOMİSİ NEDEN ÖNEMLİ
Demografik dönüşüm nedeniyle bakıma olan ihtiyaç artmaktadır.
ILO verilerine göre, artan bakım ihtiyacının zorladığı yapısal dönüşüm nedeniyle dünyada 2015 yılında 2,1 milyar insan bakıma ihtiyacı var iken 2030 yılında bu sayının 2,3 milyar insana ulaşması bekleniyor.
2024 yılı TÜİK verilerine göre, Türkiye'de de bakıma muhtaç fertlerin bakımı için profesyonel olarak bakım hizmeti alınma durumu olan hane halkı sayısı 2,1 milyona ulaşmış durumda.
Dolayısıyla, bakım ekonomisine ihtiyaç nedeniyle bu alana yapılacak yatırım ve ev işçilerinin mevcut durumunu değiştirecek yeni düzenlemeler, istihdamı, geliri, refahı ve vergi gelirlerini arttırdığı gibi kayıt dışılığı da azaltmaktadır.
BAKIM EKONOMİSİNİN BEL KEMİĞİ OLAN EV İŞÇİLERİNİN SORUNLARI ÇOK AĞIR
Bakım için ev işçilerine olan ihtiyaç artarken diğer yandan ev işçilerinin sorunları da ağırlaşıyor.
Ev işçilerinin işi iş olarak görülmüyor, ev işçileri yasal korumanın altına girmiyor, ev işçileri insan onuruna yakışır iş ve ücret koşullarına erişemiyor.
Bununla beraber, ev işçilerinin sendikal hakları yok, ev işçilerinin sayıları net bilinmiyor ve bunların iş sağlığı ve güvenliği en önemli sorun olmaya devam ediyor.
EV İŞÇİLERİ ÇALIŞTAYI
Ev işçilerin bu sorunlarına çözüm bulmak için, geçen hafta sonu HAK-İŞ tarafından Antalya'da ilgili kurumların, sendikaların, akademisyenlerin ve ev işçilerinin yani tüm tarafların katılımıyla Ev İşçileri Çalıştayı gerçekleşti.
Bu çalıştayda

14